Türk Silahlı Kuvvetlerinin insansız hava aracı (İHA) ihtiyacının milli ve yerli imkanlarla karşılanmasına yönelik çabalarda yeni bir başarıya imza atıldı. Baykar tarafından geliştirilen Bayraktar TB2 Taktik İHA'sı harp başlıklı füzelerle gerçekleştirilen ilk testlerinde hedefi 12'den vurdu. Batman'da konuşlu toplam 12 insansız uçaktan oluşan 2 Bayraktar İHA sistemi, silahlı kuvvetlere istihbarat amacıyla hizmet veriyor. Sistemler, TSK envanterine girdikleri Eylül 2015'ten bu yana aktif operasyonel olarak 2 bin 700 saat kullanıldı. Bunun yanında ilk silahlı test atışını 17 Aralık 2015'te yapan Bayraktar TB2 Taktik İHA'nın geliştirilmesine yönelik çalışmalar yoğun şekilde sürdürülüyor. Testlerde yeni bir aşama daha başarıyla gerçekleştirildi. Daha önce harp başlığı bulunmayan mühimmatlarla yapılan atışlar, bu kez harp başlığı takılmış mühimmatlarla yapıldı. Bayraktar TB2 taktik İHA, üzerine entegre edilen Roketsan üretimi MAM-L akıllı mühimmatı ile operasyonel deneme atışları yapıldı. Konya'daki 3. Ana Jet Üs Komutanlığında gerçekleştirilen testleri Savunma Sanayii Müsteşarı İsmail Demir ile Baykar ve Roketsan yöneticileri de izledi. Demir, bir süre İHA'ları komuta etti. Demir, daha sonra testlere ilişkin olarak Twitter hesabından, "Ne kadar gurur duysak az, gözümüzdeki yaşlarla her şeyi milli olan İHA'mız hedefi tam isabet vurdu. Nereden nereye" paylaşımında bulundu. Testlerde İHA, belirlenen hedefleri 8 kilometreden ve 18 bin feetin üzerindeki yükseklikten başarıyla vurdu. Ayrıca Bayraktar TB2 Taktik İHA'lar tarafından lazer işaretlemesi yapılan hedefler, Konya'daki 3. Ana Jet Üssü'nden kalkan F16 tarafından imha edildi. Roketsan üretimi milli füze UMTAS'ın İHA sistemleri için modifiye edilmiş hali olan milli akıllı mühimmat MAM-L ile yüklenmiş yeni model İHA Bayraktar'ın, kısa sürede envantere dahil edilerek Türk Silahlı Kuvvetlerine hizmet vermesi bekleniyor.

Isparta'da, Twitter'dan terör örgütü propagandası yapan şahıs tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Isparta Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Aksu Meslek Yüksekokulunda öğrenci V.Ü'nün sosyal medyada terör örgütü PKK'nın propagandasını yaptığı ihbarı üzerinearaştırma başlattı. V.Ü'nün sosyal medya hesaplarını inceleyen ekipler, üniversite öğrencisini gözaltına aldı. Zanlı, emniyetteki ifadesinin ardından sevk edildiği mahkemece, "terör örgütünün propagandasını yapmak" ve " devletin kurum ve organlarını aşağılamak" suçlarından tutuklandı.

Türkiye Noterler Birliği (TNB) Başkanı Yunus Tutar, “Sosyal medyada sizinle ilgili bir paylaşıma dava açacaksınız. Ancak, notere gidene kadar yazan kişi bunu silebilir. Ekran görüntüsü ise yeterli olmuyor. Başlattığımız ‘Elektronik ortamda tespit’ uygulaması böyle durumlarda kullanılabilecek” dedi.  Türkiye Noterler Birliği (TNB) Başkanı Yunus Tutar, “Elektronik Ortamda Tespit” uygulamasını ekrana yansıtıp, 1512 sayılı Noterlik Kanunu’ndaki değişiklikle söze başladı.
Kanuna eklenen 198/A maddesi, 1 Mart 2016’da yürürlüğe girdi. Böylece noterlik işlemlerinin elektronik ortamda yapılmasına kapı açıldı. Bununla birlikte “Elektronik Ortamda Tespit” uygulamasını devreye aldık. Noterlik işlemlerinin tümünün “e-arşiv”e kaydedilebileceğini ve yasal sınırlar çerçevesinde paylaşılabileceğini belirtti: 
ONLİNE İŞLEM YAPILABİLECEK
TNB’yi 7/24 hizmete açıyoruz. Artık TNB olarak sosyal medyada ya da internet sitelerinde gördüğünüz, okuduğunuz bir yayını, Haberi kayıt altına almak istediğinizde bunu yapabileceksiniz. TNB portala girerek tespit edilmesini istediğiniz yeri online seçebileceksiniz. Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşım ve yazışmaların gündemde olduğunu anımsattı.
DELİLLER SİLİNİYORDU
Sosyal medyada sizinle ilgili bir paylaşıma dava açacaksınız. Delil olarak “tespit tutanağı” gerekiyor. Ancak, notere gidene kadar yazan kişi bunu silebilir. Ekran görüntüsünü alsanız bile delil olarak kullanılamayabilir. “Elektronik ortamda tespit “ böyle durumlarda kullanılabilecek. Bu sistem yargı sürecinde denetime elverişli bir arşive olanak sağlıyor. TNB portalından noter randevusu alınabileceğine işaret etti.
ÖNEMLİ ADIMLAR ATILDI
Noterler artık Twitter, Facebook gibi sosyal medya hesaplarını da takibe aldı. Noterlik kurumunun çağın gerektirdiği koşullara göre yeniden yapılanmasına dönük önemli adım atıldı. Vatandaşlarımız artık TNB web sitesi (www.tnb.org.tr/ehizmetler) üzerinden işlem yapmak istediği noterliği seçerek noter randevusu alabilecek. Gerekli belgeleri notere gitmeden online göndererek işlemlerin ön hazırlığını yaptırabilecek. Bazı işlemlerin notere gitmeden çözülebileceğini aktardı.
Noterliklerde imza onayı yapılmadan gerçekleştirilen ihtarname, ihbarname, çeviri, örnek verme ve tespit gibi işlemler artık elektronik imza ile yapılabilecek. Elektronik ortamda hazırlanan noterlik belgesi ıslak imza yerine “e-imza” ile imzalanarak elektronik belge hazırlanabilecek. Noter belgesi elektronik ortamda da “e-belge” olarak geçerli olacak. Dışişleri Bakanlığı ile entegrasyon sağladıklarına değindi.
Konsolosluklarda yapılan noterlik işlemleri TNB bilgi sistemlerine kaydedilecek ve saklanacak. Yurt dışında yapılan bir vekaletnamenin geçerliliğinin doğrulanması, TNB bilgi sistemlerinden yapılabilecek. Elektronik ortama geçişin vatandaşın noter yükünü azaltıp azaltmayacağını sorduk. Tutar, aracılık ettikleri vergi gelirlerini sıraladı: - 2015’te Maliye’ye 666 milyon lira harç, 531.1 milyon lira damga, 611.2 milyon lira değerli kâğıt, 482.7 milyon lira tescil belge bedeli, 90.4 milyon lira trafik belge bedeli, 231.5 milyon lira da KDV bedeli aktardık. Toplam tahsilatımız 2.3 milyar lirayı buldu.
TNB Başkanı Yunus Tutar, Türkiye’de 1844 noterin faaliyette olduğunu belirtti. Yargı reformu çerçevesinde atılacak adımlarla Avrupa’daki gibi “önleyici yargı”da daha etkin rol almayı bekliyoruz. Noterlerin “çekişmesiz yargı işlemleri”ni üstlenmesi, yargı sisteminin iş yükünü azaltır.
6.8 MİLYON ARAÇ İŞLEMİ YAPTIK
TNB Başkanı Yunus Tutar, 2010’da ikinci el araç alım-satım işlemlerinde noterleri devreye alan sistemin başarılı olduğunu belirtti. 2015’te 6.8 milyon araç alım-satım işlemi yaptık. İkinci el satışın yüzde 99’u kayda girdi. Artık gayrimenkul alım satımında da noterler tümüyle devreye girmeli. 

Otokar Yönetim Kurulu Başkanı Koç, "Türkiye’nin en büyük kara sistemleri projesi Altay Tankı'nda, görevlendirildiğimiz takdirde üzerimize düşen tüm yükümlülükleri en yüksek hassasiyet ve istekle yerine getirmeye hazır olarak bekliyoruz" dedi. Türkiye’nin en büyük özel sermayeli savunma sanayi şirketi olan ve Altay Milli Ana Muharebe Tankı Projesi'nin ana yüklenicisi konumundaki Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ, tankın seri üretimi konusundaki iddiasını ortaya koydu. Savunma sanayisinde Türkiye’nin lider kara araçları üreticisi konumundaki Otokar'ın 29 binden fazla ürünü, Türkiye’nin yanı sıra 5 kıtada 30’dan fazla dost ve müttefik ülkenin silahlı kuvvetleri ve güvenlik güçleri tarafından aktif olarak kullanılıyor. Şirketin geleceğe yönelik en önemli gündem maddelerinden birini Altay tankının seri üretimi oluşturuyor.
Otokar, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile 2008'de imzalanan "Milli İmkanlarla Modern Tank Üretim Projesi - Dönem I Türk Ana Muharebe Tankı Tasarım ve Prototip Üretimi Ana Sözleşmesi" çerçevesinde, geliştirme süreçleri ve prototip üretimlerini tamamladı. Kullanıcı sistem kalifikasyon ve kabul testleri devam ederken, sözleşme ve proje takvimine uygun olarak seri üretim konusundaki teklif 18 Ocak'ta SSM'ye sunuldu. SSM'nin yapacağı değerlendirme sonrasında seri üretim süreci ile ilgili görüş oluşacak. Altay Projesi Dönem II Seri Üretim Projesi, 250 tank üretimi ve bunların entegre lojistik destek faaliyetlerini kapsıyor.
KOÇ'UN FAALİYET RAPORU
Şirketin faaliyet raporunda, Altay Tankı'na yönelik yürütülen çalışmalar ile seri üretim konusundaki beklenti ve hazırlıklara yer verildi. Otokar Otomotiv ve Savunma Sanayi AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç da savunma sanayisine yönelik faaliyetleri ve Altay Tankı'nın seri üretimine yönelik değerlendirmesinde, şirket olarak savunma sanayinde 2015'te yurt içi ve yurt dışından aldıkları siparişlerin üretimlerine odaklanacaklarını ancak ihracat konusundaki çalışmalarına da hızla devam edeceklerini belirtti.
Koç, bu yılın, yurt dışında mevcut kullanıcılarıyla farklı işbirlikleri geliştirme fırsatlarını da değerlendirdikleri bir yıl olacağına işaret etti. Tankın seri üretimi için, "Bu görev için alt yüklenicilerimizden işçilerimize kadar tüm insan kaynağımız, deneyimimiz, kabiliyetlerimiz ve ülkemiz için en iyiyi sunma tutkumuz ile göreve hazır bekliyoruz" ifadeleri kullanan Koç, şunları kaydetti: "Türkiye’nin en büyük kara sistemleri projesi olan Altay Tankı'nda ise görevlendirildiğimiz takdirde üzerimize düşen tüm yükümlülükleri en yüksek hassasiyet ve istekle yerine getirmeye hazır olarak bekliyoruz. Özellikle dost ve müttefik ülkelerin Altay Tankı'na gösterdiği ilginin, uzun vadede Türkiye savunma sanayisi ihracatına da olumlu etki yaratacağına inanıyoruz."
GELECEĞİN TEHDİTLERİNE GÖRE TASARLANDI
Otokar’ın ana yükleniciliğinde tasarlanan ve geliştirilen Altay Tankı, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ihtiyaçları doğrultusunda, milli imkan ve kaynakların kullanıldığı bir proje olma özelliği taşıyor. Tasarım, prototipleme ve kalifikasyon projesi olan Altay sayesinde Türkiye, fikri mülkiyet hakları kendisine ait olan bir ana muharebe tankına kavuşmakla beraber, karada giden en komplike aracı tasarlama ve üretme altyapısına da sahip olacak.
Altay Tankı, en son teknoloji ile donatıldı ve 21. yüzyılın modern orduları için gerekli her türlü taktik yeteneği sağlayacak şekilde geliştirildi. Altay'ın yeni jenerasyon diğer tanklara göre en büyük avantajlarından biri, konsept tasarım aşamasından itibaren bugünün ve geleceğin görev şartları ve tehditleri göz önüne bulundurularak tasarlanması oldu.
Tankın, kusursuz hareket kabiliyeti, üstün ateş gücü ve dayanıklılığıyla gelecekte muharebe sahalarının en kritik unsurlarından biri olması öngörülüyor. Her türlü arazi şartları ve iklim koşullarında en zorlu testlere tabi tutulan Altay, başarılı bir performans sergiledi. Altay'ın, yeni nesil tanklar arasında en gelişmiş ana muharebe tanklarından biri olması bekleniyor. Tankın üzerinde ana silah olarak 120 mm'lik 55 kalibre top yer alıyor. Altay'ın yeni nesil atış kontrol sistemi, hareket halindeki hedefleri de yüksek isabet oranıyla vurabilmesine imkan sağlıyor. Ayrıca tankın, meskun mahal ve ateş destek ihtiyacına yönelik uzaktan kumandalı silah sistemi ve 7,62 milimetrelik kule makinalı tüfeği bulunuyor.
Tank, her türlü tehdide karşı kompozit/reaktif zırhlar ve mürettebatın kimyasal, biyolojik, radyoaktif ve nükleer tehditlerin bulunduğu ortamlarda görev yapmasına olanak sağlayan sistemlerle korunuyor. Yaşam Destek Sistemi, İlave Mayın Koruma Kiti, Yardımcı Güç Grubu, Lazer Uyarı Sistemi, 360 derece Durumsal Farkındalık Sistemi, Altay'ın önemli unsurları arasında yer alıyor. Altay'ın yüksek teknoloji ürünü yeni nesil komuta kontrol sistemi, muharebe sahasındaki taktik-lojistik durum bilgisinin, emir, mesaj ve alarmların, tüm muharebe unsurlarının kullanımına uygun üretilmesi, işlenmesi ve dağıtılması fonksiyonlarını en etkin şekilde yerine getiriyor.
PROJENİN SEYRİ
Altay Tankı Projesi'nin bugüne kadarki seyrinde öne çıkan gelişmeler şöyle:  2008'de Kara Kuvvetleri Komutanlığı Türk Ana Muharebe Tankı ihtiyacının yurt içi geliştirme modeli ile karşılanmasına yönelik olarak Otokar'ın ana yükleniciliğinde sözleşme imzalandı. 2011'de Altay’ın gerçek boyutlu modeli kamuoyuna ilk kez sergilendi. 2012'de Altay’ın ilk prototipleri üretildi.  2015'te Altay Ana Muharebe Tankı’nın son iki prototipinin Türk Silahlı Kuvvetleri ve Savunma Sanayi Müsteşarlığındaki testleri başladı.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), seçilmiş bazı internet korsanlarına kurumun siber güvenliğine saldırmaları için davet gönderecek. Bakanlık, siber güvenliğinin sınanması için başlattığı “Hack the Pentagon” adlı pilot program kapsamında internet korsanlarından yardım alacak ve sistemde açık bulanlara para ödülü verecek. Programla ABD'de ilk kez bir federal kurum“siber böcek” bulan olursa bu kişiye ödül vermiş olacak.
Pentagon sözcülerinden Peter Cook, bakanlığın internet sitelerinin açıklarının programda yer alacak “nitelikli katılımcılar” tarafından tespit ve analiz edileceğini duyurdu. Cook, ödül programının ülkedeki büyük şirketlerin benzer yarışmalarından model olarak alındığını bildirdi.
Pentagon, daha sonra da bakanlığın mobil uygulamaları, internet siteleri ve ağlarındaki zafiyetleri ortaya çıkarmak için benzer çalışmaları sürdürmeyi planlıyor. Bakanlığın pilot programına katılmak isteyen internet korsanlarının geçmişi araştırılacak, bu kişiler ciddi bir taramadan geçirilecek.
Taramadan geçenler kontrol altında tutularak belirli bir süre içinde bakanlığın önceden belirlenmiş internet sistemlerindeki açıkları arayacak. Kritik konumdaki ağlar ise kapsam dışı bırakılacak. Nisan ayında düzenlenecek pilot programa katılımın nasıl olacağına ilişkin bilgiler ve kurallar daha sonra paylaşılacak.

ASPİLSAN Genel Müdürü Ferhat Özsoy, “Askeri alanda acil olan çok batarya taşıma veya sık şarj ihtiyacını, özellikle telsizlerimiz için önlemiş olacağız” dedi. TÜRKİYE’nin yerli sermayeyle kurulan milli kuruluşlarından Askeri Pil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (ASPİLSAN), Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) ihtiyaç duyduğu uzun ömürlü bataryalardan üretti. Şirket Genel Müdürü Ferhat Özsoy, ASPİLSAN’ın kurulduğu günden bu yana çok çeşitli bataryalar üretmesinin yanı sıra pil blokları ve uçak aküleri üzerinde de uzmanlaştığına dikkati çekti.
‘ENERJİ SİSTEMİ TASARLIYORUZ’
En ileri teknolojideki cihazlara dahi batarya üretebilecek kadar kendilerini geliştirdiklerini vurgulayan Özsoy, şöyle konuştu: “Özellikle taşınabilir güç kaynakları üzerinde odaklandık. Askeri birliklerin ve sivillerin ihtiyaç duyabileceği, yanında taşıyabileceği ya da evinde kullanabileceği enerji sistemlerini tasarlıyoruz. Özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri’nin acil ihtiyacı olduğuna inandığımız uzun ömürlü, uzun süre dayanabilen bataryaları tasarladık. Bunları da yakın zamanda teslim edeceğiz. Dolayısıyla çok batarya taşıma veya sık şarj ihtiyacını, bunu şimdilik telefonlarımız için söyleyemiyoruz ama özellikle telsizlerimiz için inşallah önlemiş olacağız.” 150 çeşitten fazla üretimleri olduğunu dile getiren Özsoy, “Belirli bir ürüne odaklı değil, ihtiyaca göre üretim yapıyoruz” dedi.

Türkiye her geçen gün milli savunmasında önemli adımlar atıyor. Hedef, tam milli bağımsız bir orduya sahip olmak. Bu yönde çalışmalarını hızla devam ettiren Türkiye geride kalan 14 yılda büyük bir atağa geçerek bir çok silahını kendisi yaptı. Bunlardan biri de UMTAS.

Roketsan tarafından öncelikli olarak taarruz helikopterinden kullanım için geliştirilen UMTAS bir tanksavar füze sistemidir. Üzerinde barındırdığı yüksek teknoloji ile modern savaş alanındaki tüm zırhlı tehditlere karşı etkilidir.

8 km azami menzil ve 500 m asgari menzile sahip UMTAS, gündüz-gece ve tüm hava koşullarında görev yapabilme özelliğine sahiptir.

At-unut ve at-güncelle kullanım modlarına sahip UMTAS, hedef güncelleme yeteneğinin sunduğu esneklik ile sutre arkasından atış, sutre arkasında gizlenmiş hedeflere atış, hassas vuruş noktası ayarlayabilme ve vuruş etkinliği değerlendirme imkanı sağlamakta olup sabit ve hareketli hedeflere karşı kullanılabilmektedir.

Halen geliştirilmekte olan Milli Atak helikopterinin (T-129) resmi tanksavar sistemi olarak tanımlanan UMTAS çeşitli platformlara (Helikopter, İHA, Kara Aracı, Sabit Platform, Hafif Saldırı Uçağı, Deniz Platformu) entegre edilebilmektedir.

TEMEL ÖZELLİKLER

- Duyarsız Mühimmat (Seviye V)

- Reaktif Zırhlara Karşı Etkili Tandem Harp Başlığı

- Çeşitli Platformlara (Helikopter, İHA, Kara Aracı, Sabit Platform, Hafif Saldırı Uçağı, Deniz Platformu) Entegrasyon

- IIR veya Lazer Arayıcı Başlık Opsiyonları

- Atış Öncesi ve Atış Sonrası Kilitlenme

- At-Unut/At-Güncelle Özelliği

- Platform ile RF Veri Linki

- Az Dumanlı Kompozit Yakıt Teknolojisi

- NATO Stok Numarasına Sahip

TEKNİK ÖZELLİKLER

Çap: 160 mm
Azami Menzil: 8 km
Asgari Menzil: 0,5 km
Ağırlık: 37,5 kg
Yakıt Tipi: HTPB Bazlı Az Dumanlı Kompozit Yakıt
Harp Başlığı Tipi: Reaktif Korumalı Zırhlara Etkili Duyarsız Tandem Harp Başlığı
Güdüm: Görüntüleyici Kızılötesi (IIR) veya Lazer
Hedef Tipleri: Ağır Zırhlı/Zırhlı Araçlar
Platformlar: Helikopterler (AH-1W, T-129 ATAK v.b.), İHA’lar, Kara Araçları, Hafif Saldırı Uçakları, Deniz Platformları ve Sabit Platformlar

ABD'li teknoloji şirketi Xerox, ürettiği fotokopi makineleri için bir çeviri fonksiyonu geliştirdi. Fonksiyon sayesinde bir kağıt üzerindeki metin, fotokopi çekilirken aralarında Türkçe'nin de olduğu 44 dile çevrilebiliyor.​ Fotokopi, tarayıcı ve yazıcı donanımlarıyla bilinen ABD'li teknoloji şirketi Xerox, fotokopi makineleriyle birlikte kullanılabilecek bir çeviri fonksiyonu geliştirdi. 'Kolay Çeviri Servisi' fonksiyonu sayesinde bir kağıt üzerindeki metin, fotokopi çekilirken aralarında Türkçe'nin de olduğu toplam 44 dile çevrilebiliyor.

İlk otuz çeviriyi ücretsiz yapan yazılım daha sonraki çeviriler için ücret talep ediyor. 100 sayfalık bir çıktının çevirinin ücreti 10 dolar. Daha profesyonel çevirilere gereksinim duyan müşteriler, çevirilerin çevirmenler tarafından yapılmasını isteyebiliyor. Eğer çevirinin insanlar tarafından yapılması istenirse servisin ücreti oldukça artıyor. Servis, bu durumda bir kelime için müşteriden 10 sent alıyor.

Bakan Yıldırım, Türkiye'ye yönelik siber saldırıları gerekçe göstererek domain adlarının ODTÜ'den alınıp BTK'ya taşınacağını söyledi. Türkiye'ye yönelik yapılan siber saldırıların ODTÜ'deki güvenlik açıklarını ortaya çıkardığını belirten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, alan adlarını Bilgi Teknolojileri Kurumu'na taşıyacaklarını söyledi.

2013 yılında Siber Savunma Komutanlığı kuruldu

Yıldırım, 2012'deki düzenlemeyle faaliyete geçirilen Siber Güvenlik Kurulunun 10 Şubat'ta toplandığını anımsatarak, siber güvenliğin artık ülke güvenliğiyle eş değer hale geldiğini ifade etti. Siber Güvenlik Kurulu'nun Türkiye'nin kritik altyapıları başta olmak üzere kişi ya da kurumlara yönelik olası saldırılara karşı alınacak önlemleri belirlemek ve farkındalık oluşturmak amacını taşıdığına dikkati çeken Yıldırım, siber tehditlerin konvansiyonel tehditlerin önüne geçtiğini vurguladı. Yıldırım, NATO'nun Siber Savunma Mükemmeliyet Merkezi bulunduğuna işaret ederek, Türkiye'de de bu kapsamda 2013 yılında Siber Savunma Komutanlığı kurulduğunu söyledi.

'Tehlike geçmiş değil'

İnternetin Türkiye gündemine geldiği 90'lı yıllarda, ".tr" uzantılı alan adları sistemini tahsis yetkisinin ODTÜ'ye verildiğini belirten Yıldırım, şunları kaydetti: "Gerçekleşen son siber saldırılar ODTÜ'de güvenlik açıklarının fazla olduğunu gösterdi. Bakanlık ve BTK olarak devreye girdik ve bu saldırıları kısa sürede bertaraf ederek büyük zarar olmamasını sağladık. Finans sektörü özellikle ciddi atak altındaydı. Ortak çalışmayla savuşturduk ama tehlike geçmiş değil. Bütün alan adlarının BTK'da toplanması için geçtiğimiz yıllarda bir düzenleme yaptık. Alan adlarının ODTÜ'den BTK'ya devredilmesi konusunda hala görüşmeler sürüyor. Birtakım anlaşmazlıklar var ama bunları aşacağız. Bir araya getirebilirsek siber tehditlere karşı savunma imkanımız daha fazla olur. Güvenlik açıklarını tespit etmemiz kolaylaşır. Yoksa biz meraklısı değiliz, kim işletirse işletsin. Önemli olan bu işletmeyi yaparken siber tehditlere karşı gerekli tedbirlerin alınması."

Türkiye, siber saldırı sıralamasında ilk 10'da

Yıldırım, internetteki bilgi akışının şu anda Türkiye üzerinden sağlanmadığına dikkati çekerek, internet değişim noktalarının Türkiye'de olmayışı nedeniyle maliyetin arttığını, bilgi akışında sürenin uzadığını ve gereksiz yere dış hatların meşgul edildiğini dile getirdi. Bilgilerin başka ülkede depolanmasının güvenli olmadığına işaret eden Yıldırım, "Türkiye'de internet değişim noktalarını yaygınlaştıracak bazı teşvik tedbirleri alıyoruz. Siber güvenlik gittikçe ülkemizin gündeminde daha fazla yer alacak. Bilişim altyapısını kullandıkça siber güvenlik ihtiyacı da artacak" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Yıldırım, Türkiye'nin siber saldırı sıralamasında ilk 10 ülke arasında yer aldığını belirterek, şu ifadeleri kullandı: "Çin, ABD, Rusya olmak üzere internetin yaygın olarak kullanıldığı tüm ülkelerde bu tür riskler fazla. Elinizdeki bilgisayar birisi tarafından köleleştirilmiş olabilir. Suçu başkası işler, faturası size kesilebilir. Bu konuda kişisel tedbirler de var. Şifreleme, başkalarına bilgileri açma gibi temel, basit konularda dikkatli olmak lazım. Fiziki tedbirler, insan kaynağı yetiştirerek alınacak tedbirler, farkındalık oluşturularak alınması gereken tedbirler var. Tüm bunlar çalışılıyor."

MSQRD geliştiricisi Masquerade, Mark Zuckerberg'in kancasına takıldı. Kısa sürede milyonlarca kullanıcı tarafından kullanılan MSQRD, popüler yazılım avcısı Zuckerberg'in gözünden kaçmadı.​ Snapchat'te gördüğümüz şekilde kullanıcıların suratına gerçek zamanlı maskeler ekleyen uygulama hızlı bir şekilde popüler olmayı başarmıştı. Masquerade kurucusu blog yazısında ''Facebook ile birleşmek bize çok daha fazla kullanıcı imkanı sunacak'' yazmıştı. Satın alma miktarları ve detaylar henüz açıklanmadı ancak yazılımın çalışma prensibi değişmeyecek. Ancak MSQRD'in yakın zamanda Facebook ile entegrasyonunun daha sağlam olacağı kesin.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Türkiye'nin, Avrupa Komisyonu Siber Suçlar Komisyonuna taraf olduğunu belirterek, "Komisyon, siber ortam için bir metin hazırlayacak ve herkes bu metne uyacak. Ayrı ayrı kanunlar olmayacak. Bu metin sosyal medyanın, internetin, siber suçların, siber ortamın anayasası olacak" dedi.

Yıldırım, kullanımı gittikçe yaygınlaşan sosyal medyaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hayatın bir gerçeği haline gelen sosyal medyanın yaygın kullanımından mutluluk duyduklarını dile getiren Yıldırım, bu alanda yapılan yatırımlarla Türkiye'nin Afrika ülkeleri seviyesinden Avrupa'nın ilk 10 ülkesi arasına girdiğini anlattı. Yıldırım, bugün dünya nüfusunun yarısından fazlasında internet erişimi olmadığını, Türkiye'de nüfusun yüzde 80'inin internet kullandığını kaydetti.

"İNTERNET AYARINI KAÇIRINCA ZEHİRLİYOR"

Yıldırım, Türkiye'nin sosyal medya kullanımında dünyada ilk 5 ülke arasında yer aldığını ifade ederek, "İnternet, çaya çorbaya limon gibi. Çok faydalı bir şey ama ayarını kaçırdığınız zaman ilaca benziyor, tedavi edecekken zehirliyor" dedi.

SAKINCALI İÇERİKLER İÇİN BİLDİRİM YAPILIYOR

Türkiye'nin hukuk içinde kalmak suretiyle bir takım suçların önlenmesi, mağduriyetlerin giderilmesi adına hareket eden, bu konudaki tehlikenin en önce farkına varan 10 ülkeden biri olduğunu vurgulayan Yıldırım, "İnternet üzerinden işlenen katalog suçlara yönelik bir kanunumuz var. Bu kanun kapsamında geçen yıl itibarıyla özellikle pornografi, fuhuş, çocukların zararlı içerikten korunması adına Twitter’a bildirilen 592 sakıncalı içerikten 413'ü, Facebook'a bildirilen 417 içerikten 113'ü, Youtube'a bildirilen 297 içerikten 115'i çıkarılmadı. Performans olarak en iyisi Facebook" diye konuştu.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.