Die Welt gazetesinde yer alan haberine göre Türkiye, Almanya'ya ülkedeki FETÖ yapılanmasıyla bağlantılı kişilerin isimlerinin yer aldığı yeni listeler gönderdi. Haberde Alman makamlarının da Türkiye'nin gönderdiği bilgileri dikkate alarak listelerde adları bulunanları uyardığı belirtildi.

Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere'in sözcüsü, gazeteye yaptığı açıklamada "Türkiye'den Bakanlığa tek haneli orta seviyede bir rakama ulaşan liste aldıklarını ve bu listelerin kişi ya da firmalara ait belgelerden oluştuğunu" belirtti.
 
Die Welt gazetesi güvenlik çevrelerine dayandırdığı haberde, Alman hükümetine Türkiye'den böyle bir listenin son olarak Nisan ayında verildiğini yazdı. Bu belgeleri inceleyen Alman makamlarının da ilgili eyaletleri bilgilendirdiği kaydedildi. Berlin Eyalet Emniyet Teşkilatı'nda 16 Haziran'dan bu yana 72 kişinin adının bulunduğu 40 sayfalık bir listenin bulunduğu belirtildi.
 
Haberde Alman İçişleri Bakanlığı'nın bu listeleri inceleyerek listede adı bulunan kişilerin hangi eyaletlerde yaşadığını tespit ettiğini ve sonrasında ilgili eyaletlerin emniyet birimlerini harekete geçirdiğini kaydededildi. Bu konuda söz konusu kişilere baskı içeren hiçbir önleme başvurulmadığı kaydedildi.

Hollanda'nın Lahey kentindeki As-Soennah Camisi'nin Facebook sayfasından paylaşılan yazılı açıklamada, camiye İslam karşıtı ifadeler içeren bir tehdit mektubu ve yanında oyuncak bir kamyon gönderildiği bildirildi.

Oyuncak kamyonun fotoğraflarının da paylaşıldığı açıklamada, mektupta "Bir kamyon okula ya da camiye çarpıyor. Bunu unutma!" ve "Her hafta ayrı bir arabanın size yapacağı saldırı uyanmanıza sebep olacaktır. Onun için sakının!" ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

''ENDİŞELİYİZ''

As-Soennah Camisi İmamı Abdelhamed Taheri, yaptığı açıklamada, aldıkları tehdit içeren mektubun ürkütücü olduğunu ve bu yüzden endişeli olduklarını söyledi.

Bu tehditlerin ilk defa olmadığını, yılda birkaç defa buna benzer tehdit aldıklarını belirten Taheri, "Aslında bu mektubu geçen hafta cuma günü aldık ama bilerek ilk etapta dışarıya yansıtmadık. Ramazan ayı içerisinde ve bayramda camilerde yoğun bir kalabalık var.

Bu yüzden cemaate gereksiz yere korku vermemek ve kötü düşüncede olan insanların aklına bu tür fikirlerin gelmemesini sağlamak için bu kararı aldık." dedi.

Birilerinin sorumluluk alması gerektiğini savunan Taheri, "Son zamanlarda özellikle Avrupa'da Müslümanlara yapılan İslamofobik saldırılardan dolayı artık içinde bulunduğumuz durumun farkında olmamız gerektiğini düşündüğümüz için bu sefer dışarıya yansıtma kararı aldık.

Ayrıca bazı politikacıların ve medyanın yaptığı İslam karşıtı açıklamaların bu tehditlere sebep olduğunu düşündüğümüzden artık bu kişilerin sorumluluk bilincinde olmaları gerektiğine vurgu yapmak istiyoruz."ifadelerini kullandı.

Taheri, durumu aynı gün polise bildirdiklerini söyleyerek polis ve belediye yetkilileriyle devamlı irtibatta olduklarını da sözlerine ekledi.

Almanya Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel, Alman Deutschlandfunk Radyosu'na yaptığı açıklamada,  Türk-Alman ilişkilerinin çok zorlu dönemden geçtiğini vurgulayarak, İncirlik  meselesinin bu zorlu dönemde sadece küçük bir yer tuttuğunu ifade etti.

Türkiye ile Almanya'daki hukuk devleti anlayışlarının farklı olduğunu  belirten Gabriel, şunları kaydetti:

''Türkiye bizden, başarısız darbe girişimi sonrası bize sığınma  başvurusunda bulunanları iade etmemizi istiyor. Bunu yapamayız. Burada aramızda  çok derin görüş ayrılıkları var. Biz oradan (İncirlik'ten) düzgün ayrılacağız ama  sorunlar duruyor. Kimse illüzyona kapılmasın. Bugünden yarına düzelme olmaz. Bir  şeylerin gerçekten değişmesi gerekiyor."

Gabriel, Türkiye'nin NATO üyeliğiyle ilgili olarak da ''Türkiye’yi  NATO’da köşeye sıkıştırmayı ve yönünü Rusya’ya çevirmesini istemiyoruz. Askeri  yönetim döneminde de Türkiye’yi NATO’dan atmadık. Yunanistan’ı da askeri dikta  döneminde atmadık. Türkiye’nin yüzünü Doğu’ya çevirmesi ve birlik partnerimizi  kaybetmek bizim çıkarımıza olamaz” diye konuştu.

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yeşiller Partisi'nden Alexander Van Der Bellen kazandı. Alexander van der Bellen, aşırı sağcı Özgürlükçü Parti’nin adayı Norbert Hofer’i posta yoluyla kullanılan oyların sayılması ile geride bıraktı. 

Norbert Hofer de yenilgiyi kabul etti. Eğer seçimi Hofer kazansaydı, Avrupa’da ilk kez aşırı sağcı bir aday cumhurbaşkanı seçilecekti. Cumhuriyet’in haberine göre sandıklardaki oyların sayımının bitmesi sonrası ise oyların Hofer’in yüzde 51,9’unu, Van der Bellen’in ise yüzde 48,1’ini aldığı açıklanmıştı. Seçimin resmi sonuçları ise henüz açıklanmadı. 

72 yaşındaki Alexander Van der Bellen, ekonomi profesörü. Bellen, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Avrupa Birliği’yle ilişkileri iyi tutacağını vurgulamış, "5 aylık seçim kampanyası boyunca Avrupa yanlısı bir söylem kullandım. Avrupa Birliği’nin özgürlükler, güvenlik ve refah için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gayret ettim" demişti.

Fransa'da genel seçimin ikinci turu sandık çıkış anketlerine göre, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Cumhuriyetçi Yürüyüş Hareketinin (REM) liderliğindeki ittifak, Ulusal Mecliste çoğunluğu elde etti.

Ülkede milletvekili seçiminin ikinci turunda ana kara topraklarda yerel saatle 08.00'de başlayan oy verme işlemi sona erdi.

Kamu yayıncısı France 2 televizyon kanalının yaptırdığı sandık çıkış anketlerine göre, REM ile Demokrasi Hareketi (MODEM) ittifakı, 355 milletvekilliğini kazanarak 577 sandalyeli Ulusal Mecliste hükümet kuracak çoğunluğu elde etti.

İkinci tur sonuçlarına göre, merkez sağ Cumhuriyetçi Parti (LR) liderliğindeki ittifakın milletvekili sayısı 125'te kalırken Sosyalist Parti (PS) liderliğindeki ittifak ancak 49 milletvekili çıkarabildi.

Öte yandan Ulusal Mecliste aşırı sağcı Ulusal Cephe Partisini (FN) yalnızca 8 milletvekili, aşırı solcu Jean-Luc Melenchon'un Boyun Eğmeyen Fransa hareketinin içinde bulunduğu ittifakı ise 30 milletvekili temsil edecek.

Seçim sonucunda Ulusal Meclisteki milletvekilleri önemli bir oranda yenilenirken sandığa gitme oranı ise yüzde 43 ile Fransa Beşinci Cumhuriyet tarihinin en düşük genel seçim katılımı oldu.

Fransa'da milletvekili genel seçimi ikinci turu sandık çıkış anketlerine göre Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un Cumhuriyetçi Yürüyüş Hareketi'nin liderliğindeki ittifak Ulusal Meclis'te çoğunluğu elde etti. 

Belçika, gıyabında yargılanan terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal'a 30 yıl hapis cezası verdi. Terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı Belçika'da gıyaben yargılandı. Savcılık Fehriye Erdal için Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 30, terör örgütü üyeliği suçundan dolayı 15 yıl ağır ceza talep etti. Mahkeme heyeti firari olan Sabancı suikastı faillerinden Fehriye Erdal'ı 30 ağır hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Terör örgütü üyeliği suçundan vereceği kararı ise 2 Ocak tarihinde gerekçeli kararla birlikte açıklayacağı öğrenildi.

İtalya'da 4 Aralık'ta kritik anayasa reformlarının oylanacağı referandumdan 'evet' sonucu çıkarsa, parlamentonun üst kanadı olan senatonun yetkileri azaltılacak ve merkezi hükümetin otoritesi güçlendirilecek.

Parlamentosunun iki kanadının da hemen hemen aynı güce sahip olduğu ender Batı Avrupa ülkelerinden biri olan İtalya'daki bu referandumda, 1946'dan beri 60 farklı hükümet gören ülkede, siyasi istikrarın artırılması amaçlanıyor.

II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA EN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK

Reformların destekçiler, söz konusu değişikliklerin, İtalya'da İkinci Dünya Savaşı sonrası hayata geçirilecek en önemli anayasal reform paketi olarak görüyor.

Seçim sisteminin de değişmesine neden olacak referandumda oylamaya sunulacak reformlara karşı çıkan İtalyanlar ise yeni kanunların, kuvvetler ayrılığı ilkesini sekteye uğratacağını savunuyor.

RENZİ İSTİFA EDERSE, İTALYA AB'DEN ÇIKABİLİR

Merkez sol eğilimli Başbakan Renzi de referandumdan 'hayır' çıkması halinde, istifa edeceğini defaatle dile getirdi. Bu nedenle söz konusu referandum, Renzi için de büyük bir sınav niteliği taşıyor.

Renzi'nin olası istifasının ardından düzenlenecek erken seçimlerin ise komedyen Beppe Grillo liderliğindeki AB karşıtı 5 Yıldız Hareketi'ni iktidara taşıyabileceği belirtiliyor. 5 Yıldız Hareketi, iktidara geldiği takdirde, İtalya'nın AB'den çıkması için referandum düzenlemeyi planlıyor.

“HAYIR”CILAR ÖNDE GÖZÜKÜYOR

İtalya'da, referandumdan önceki son 15 gün içinde anket sonucu yayımlamak yasak. Ancak sonuçları açıklanan son anketler, "hayır" oylarının büyük oranda önde olduğuna işaret ediyor.

Bu tabloyu değiştirmek adına harekete geçen ve referandumdan 'evet' çıkması için desteklerini açıklayan 80 ünlü isim, bir imza kampanyası başlattı.

ÖZPETEK DE İMZA VERDİ

İtalya'daki ünlü aktör, aktris, yönetmen, şarkıcı ve sporcuların katıldığı isimler arasında, İtalyan tenor Andrea Bocelli, Oscar'lı yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi futbolcu ve teknik adam Marco Tardelli ile aktör Luca Zingaretti'nin yanı sıra Türk asıllı İtalyan yönetmen Ferzan Özpetek de bulunuyor.

ÜLKEYİ TERK EDERİM

Referandumdan 'evet' çıkmasını isteyen bir başka ünlü İtalyan ise Massimo Bottura. Dünyanın en iyi aşçılarından biri olarak gösterilen Bottura, Corriere della Sera'ya verdiği röportajda, referandumdan arzu etmediği bir sonuç çıkması halinde, İtalya'yı terk edebileceğini söyledi.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.