Almanya’daki motosiklet çetesi ‘Hells Angels’ın (Cehennem Melekleri) Giessen’deki Türk grubunun lideri Aygün Mucuk (45) öldürüldü. Giessen polisi, bu sabah saatlerinde Hells Angels grubuna ait kulübün yakınlarında bir ceset bulunduğunu açıkladı. Bild gazetesi ise cansız bedenin Aygün Mucuk’a ait olduğunu yazdı. Habere göre, saat 07.30 sıralarında köpeğini gezdiren bir kişi, kulübün yanında ağlayanları ve bağıranları gördü. Kısa süre sonra olay yerine polisler geldi. Defalarca kurşunlanan Mucuk’un naaşı otopsi için adli tıpa gönderildi.

ARALARINDA REKABET VARDI

Hells Angels’in Frankfurt’ta faaliyet gösteren Alman üyeleriyle Giessen merkezli Türk üyeleri arasında bir süredir anlaşmazlık nedeniyle kavgalar yaşanıyordu. İki grup arasındaki rekabet zaman zaman çatışmaya dönüşmüştü. Çete üyeleri sık sık uyuşturucu ticareti, adam yaralama ve şantaj suçlarıyla gündeme geliyordu. Cinayetle ilgili özel bir ekip kuran polisin soruşturması sürüyor.

Associated Press, Mucuk'un iki yıl önce de Frankfurt'taki bir kulübün dışında çıkan kavgada vurularak yaralandığını bildirdi.

Türkiye'nin Almanya'ya verdiği ayar Türkiye'ye karşı sözde 'Ermeni yasası'nı Almanya Federal Meclisi'nden geçiren ikiyüzlü Alman vekillerin zorlarına gitti. İncirlik ziyaretini gerçekleştiren Alman ekibinden Sol Partili vekil Dr. Alexander S. Neu, Türk hükümetinin kendilerine randevu vermemesinden yakındı. Alman heyetin Türkiye'de 'samimi bir şekilde karşılandığı' yönündeki haberlerin gerçeği tam olarak yansıtmadığını ifade eden Alman Vekili Neu, şunları söyledi:

"TÜRK HÜKÜMETİ BİZİMLE GÖRÜŞMEDİ"

"Ben, meslektaşlarım gibi sevinçten havalara uçtuğum bir ruh halinde değilim. Çok da hoş karşılanmışız gibi hissettiğimi söyleyemem. Bize aslında hükümet yetkilileriyle görüşeceğimiz söylenmişti ancak toplantı Ankara tarafından reddedildi. Bize, bekleyebileceğimiz en fazla şeyin meclisteki savunma komitesiyle görüşmek olduğu söylendi. Bu çok da misafirperverlik kültürüne uygun gibi durmuyor."

"BUZLARI ERİTMEK İÇİN GELDİK"

Alman heyetin Türkiye ziyareti sırasında 'fazla dikkatli' davrandığını kaydeden Neu, "İlk olarak buzları eritmek ve sonrasında durumun nasıl ilerleyeceğini görmek istediler. Benim görüşüme göre bu çok savunma amaçlı bir hareket. Türk tarafı ise tam tersine kendi görüşlerini açık ve kesin bir şekilde dile getirmek konusunda çekingen davranmadı" dedi.

‘Lozan Antlaşması’ ile ilgili tartışmalar devam ederken Yunanistan’dan bir küstah açıklama daha geldi. Yunanistan Dışişleri Bakanlığı hiç de üzerine vazife olmayan bir konuya değinerek Türkiye’de iktidar ve muhalefetin kendilerini ilgilendirmeyen bir konu için kavga ettiklerini savundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarının ardından ‘Lozan’ tartışmaları devam ediyor. Bu kapsamda Yunanistan’dan küstah bir açıklama daha geldi.

Kıta sahanlığının uluslararası hukuk kuralları ve öngörüleri çerçevesinde sınırlandırıldığını belirten Yunanistan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’de iktidar ve muhalefetin kendilerini ilgilendirmeyen bir konu için kavga ettikleri açıktır. Komşu ülkedeki bazı insanlar, Türkiye’yi uluslararası hukuka aykırı ve hiçbir şekilde bir Avrupa ülkesine yakışmayacak bir yola ve tutuma çekmek istiyor. Bilindiği üzere revizyonist mantıklar her zaman olumsuz patikalara sürüklemiştir ve her zaman yenilmiştir. Son olarak, istikşafi temasların tek konusunun kıta sahanlığının uluslararası hukuk kuralları ve öngörüleri çerçevesinde sınırlandırılması olduğunu hatırlatırız.”

Güney Kıbrıs ile Yunanistan'ın Kıbrıs müzakerelerine ilişkin BM'ye sunmak için hazırladığı skandal teklifte, Türkiye'nin 'garantörlük' hakkının 'danışmanlık' statüsüne düşürülmesi isteniyor.

Kıbrıs'ta 41 yıldır süren çözümsüzlüğü sona erdirmek amacıyla Rum ve Türk yönetimleri arasında başlatılan görüşmelerde Yunanistan ve Güney Kıbrıs'tan küstah bir teklif geldi. Rum lideri Nikos Anastasiadis, Yunanistan'la birlikte hazırladıkları teklif raporunu masaya koydu.

AKINCI'DAN RAPORA RET

Akşam'da yer alan habere göre, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın önerilen teklif ve raporu reddettiği ifade edildi. Rum yönetimi, bu plan üzerinden müzakere edeceklerini belirterek, 8 sayfalık Rum-Yunan teklifini medyaya sızdırdı.

ASKERİMİZİ İSTEMİYORLAR

Raporda, Türkiye'nin garantörlüğünün tamamen kaldırılmasını, yerine sadece AB ülkelerinden oluşacak 2 bin 500 kişilik bir BM polis gücünün Ada'ya gelmesini ve gücün içinde Türkiye'nin olmayacağı öngörülüyor.

Fransa'da cumhurbaşkanlığına aday olan ve seçim çalışmalarına devam eden eski cumhurbaşkanı Nicholas Sarkozy, vatandaşlara hitabında AB'nin geleceğiyle ilgili planlarını aktarırken Türkiye'yi Avrupa'nın dışında gördüğünü açıkladı. Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerine 7 ay kala seçim kampanyaları tüm hızıyla devam ediyor. İki turlu Cumhurbaşkanlığı seçimlerin ilk turunun 23 Nisan 2017'de, ikinci tur seçimlerin ise 7 Mayıs'ta düzenleneceği açıklandı. 2007-2012 yılları arasında Fransa Cumhurbaşkanlığı görevinde bulunan ve Cumhuriyetçiler Partisi'nden aday olan Nicolas Sarkozy (61), dün akşam Strasbourg'un Reichstett kasabasında bir spor salonunda yaklaşık bin 700 seçmene hitap etti. Cumhurbaşkanı adayı Nicolas Sarkozy, Fransızların milli duygularına hitap eden bir konuşma yaptı. Sarkozy'nin konuşmasında Türkiye'yle ilgili ifadeler de yer aldı:

"YALNIZ TÜRKİYE AVRUPA'YA DEĞİL ASYA'TA AİT"

"Türkiye büyük medeniyet ve tarihe sahip olan, büyük ülke" diyen Sarkozy, "Yalnız Türkiye Avrupa'ya değil Asya'ya ait" ifadesinde bulundu. "Avrupa'nın milli gelirinin yüzde 50'sini Fransa ve Almanya sağlıyor. Avrupa Birliği (AB) başkanlığını Fransa ve Almanya ortak yürütmeli. AB antlaşmalarının gözden geçirilmesi gerekiyor" şeklinde konuşan Cumhuriyetçiler Partisi adayı ayrıca, "Fransa'da Fransa'ya ait bir İslam olmalı. Fransa'da yaşayan Müslümanlar rahat yaşamalı. İslam diniyle radikal dinci teröristleri karıştırmamak lazım" dedi. AB'nin zor bir durumda olduğunu söyleyen Nicolas Sarkozy, "30 sene sonra nüfusu yükselen ülkelerin başında Nijerya, Çin, Hindistan olacak. Bu ülkelerle ilişkilerimizi güçlendirmeliyiz" diye konuştu.

Cumhuriyetçiler Partisi'nden 2017 yılı cumhurbaşkanlığı seçimlerine adaylığını koyan siyasetçiler arasında eski Başbakan ve Bordeaux Belediye Başkanı Alain Juppe (71) de bulunuyor. Diğer adaylar ise Nathalie Kosciusko-Morizet, Bruno Le Maire, François Fillion, Jean- Frederic Poisson ve Jean-Francois Cope.

AB kaynaklarından edinilen bilgiye göre, geçtiğimiz şubat ayında Avrupa Birliği'ne tam üyelik için müracaat eden Bosna Hersek'in üyelik başvurusu için gereken kriterleri yerine getirdiği ve tam üyelik başvurusunun kabul edildiği açıklandı.

BOSNA HERSEK BAŞBAKANI: TARİHİ GÜN

"Bugün Bosna Hersek'in Avrupa istikametinde ve geleceği için tarihi bir gün yaşıyoruz" diyen Bosna Hersek Başbakan'ı Denis Zvizdiç bu ilerlemenin en çokBosna Hersek gençliği için önemli olduğunu söyledi.

Berlin seçim kurulu tarafından yapılan açıklamaya göre, seçimlerde birinci çıkan Sosyal Demokrat Parti'den (SPD) Derya Çağlar, Dilek Kolat ve Ülker Radziwill milletvekili seçildi. 

Yeşiller Partisi'nden Canan Bayram, Turgut Altuğ ve Fatoş Topaç, Hristiyan Demokrat Birlik Partisi'nden (CDU) Emine Demirbüken-Wegner ve Sol Parti'den de Hakan Taş da Berlin Eyalet Meclisi'ne girdi.

Kolat, Radziwill, Bayram, Altuğ, Demirbüken-Wegner ve Taş yeniden meclise girme başarısı gösterirken, Çağlar ve Topaç ilk kez milletvekili oldu.

Seçimlere bağımsız olarak katılan Türk kökenli adaylar yeterli sayıda oy alamadığı için eyalet meclisine giremedi.

Berlin'de dün yapılan eyalet meclisi seçimlerinde oy kaybına rağmen SPD birinci parti çıktı. Başbakan Angela Merkel’in partisi de önemli oranda oy kaybına uğradı ve yüzde 17,7 ile Berlin'de İkinci Dünya Savaşı'ndan beri yapılan seçimlerin en düşük oy oranını aldı.

Aşırı sağcı popülist Almanya için Alternatif (AfD) partisi ise bu eyalette ilk kez girdiği seçimde yüzde 14,2 oy oranıyla sandıktan çıktı.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.