Birçok kentte protesto gösterisi düzenlenen Fransa'da, Toulouse şehrinden gelen Fransız polisinin eylemcilere uyguladığı orantısız güç görüntüler şoke etti. Fransız polisinin müdahalesi, ülkedeki eylemleri yakından takip eden uluslararası basında geniş yer bulurken, görüntüler özellikle sosyal medyada büyük tepki çekti.
ÜLKE KARIŞTI
Fransa'da günlerdir devam eden eylemler kapsamında, birçok yakıt deposu ve rafineri grevci işçiler tarafından barikatlarla kapatıldı. Yakıt sıkıntısı nedeniyle benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu. Sendikalar grev ve eylemlerini tırmandırma tehdidinde bulunurken, Cumhurbaşkanı François Hollande, "Geri adım atmayacağım çünkü bunun iyi bir reform olduğunu düşünüyorum" dedi. Yasa tasarısının kanunlaşması halinde, günlük azami 10 saatlik çalışma süresi 12 saate çıkarılacak, iş sözleşmesinde değişiklik yapmak isteyen çalışanlar işten atılabilecek, yarı zamanlı çalışanların haftalık 24 saat olan asgari çalışma süresi düşürülecek, fazla mesailerde daha az ödeme yapılabilecek.

Almanya'ya giden Suriyeli sığınmacılar vatandaşlık almada şanslarını arttırdığını düşünerek din değiştiriyor. Avrupa'da sığınmacılar ülkelerine geri gönderilmelerinin önüne geçmek için her türlü çareye başvurmaya başladı. Buna din değiştirmek de dahil. Almanya'nın Focus Dergisi'nin haberine göre Alman kiliseleri artan başvurulardan rahatsız. Almanya Evanjelik Kilisesi, başvuruların büyük bölümünün "Kimliklerin din hanesinde Hıristiyan ibaresinin yer alması" hedefiyle yapıldığını ileri sürüldü. Yapılan açıklamada, "Dinler kâğıt üzerinde değiştirilmek isteniyor" dendi. Aşağı Saksonya Katolik Kilisesi ise başvuruların memnuniyetle karşılandığını ve din değiştirme törenleri hakkında doğru bilgilendirme yapılması için Arapça ve Farsça broşürler hazırlandığını bildirdi. Sığınmacıların kilise cemaatlerinden yararlanmak ve sığınmacı başvurularında Hıristiyan din adamlarını referans gösterme avantajını kullanmak için kiliselere akın ettiği belirtiliyor.
ÇOĞU GERİ GÖNDERİLECEK
Almanya'da 1 milyondan fazla sığınmacı, iltica için başvurmuş durumda. Almanya başvuru sayısını azaltmak için bir dizi önlem aldı. Aralarında Tunus, Cezayir ve Fas gibi ülkelerin "güvenli ülke" ilan edilmesi bu önlemlerden biri. Uluslararası anlaşmalara göre ‘güvenli ülke' vatandaşlarının başvuruları reddedilebiliyor ve sınır dışı edilebiliyor.

Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocias, "Türkiye bu dönemde anlaşmayı başarıyla uyguluyor. Anlaşma ile Türkiye ve Yunan adaları arasındaki insan hareketliliği büyük oranda azaldı" derken, Yunan Başbakan Çipras, Türkiye'ye suçlamada bulundu. Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, Türkiye’nin, Avrupa Birliği (AB) ile vardığı düzensiz göçmenlere ilişkin anlaşmayı başarıyla uyguladığınısöyledi. Yunanistan, Bulgaristan, Makedonya ve Arnavutluk dışişleri ve içişleri bakanları, Balkanlar'da sığınmacılar, sınır güvenliği ile ilgili işbirliği konularını görüşmek üzere Yunanistan’ın Selanik kentinde bir araya geldi. İki gün süren görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuşan Kocias, dört ülke arasındaki görüşmelerde sığınmacı krizine karşı Avrupa değerleri temelinde mücadele edilmesi konusunda görüş birliğine varıldığını ifade ederek, Türkiye ve AB arasındaki anlaşmanın olumlu sonuçlar getirdiğini belirtti. Kocias, “Görüşmelerde göçmenlerin iade konusunu da ele aldık ve Türkiye ile AB arasındaki anlaşmayı özel bir açıdan değerlendirdik. Tespit ettik ki, Türkiye bu dönemde anlaşmayı, diyebilirim ki, başarıyla uyguluyor. Bu anlaşma ile Türkiye ve Yunan adaları arasındaki insan hareketliliği büyük oranda azaldı.” dedi. Bu konuda, olası olumsuz gelişmelere karşı alternatif bir plana ihtiyaç bulunduğunu dile getiren Kocias, “Buna rağmen, uygulamada boşluklar olabilir. Bu nedenle olası acil durumlar için de bir B planına ihtiyacımız var.” ifadelerini kullandı. Kocias, Selanik’te yapılan toplantının, Güneydoğu Avrupa bölgesinde ortak sınırları bulunan dört ülke arasında gerçekleştirilen ilk toplantı olduğuna işaret etti.Görüşmelerde, sığınmacı kriziyle mücadele kapsamında Doğu Balkan ülkelerinin kurumsal kalkınmalarına katkı sağlanması ve AB fonlarından destek sağlanmasının ihtiyaç olduğu konusunda görüş birliğine varıldığını ifade eden Kocias, bu çerçevede dört ülke arasında altı ayda bir toplanacak ve acil durumlarda en kısa zamanda bir araya gelebilecek ortak daimi bir koordinasyon ve işbirliği mekanizması oluşturulmasının kararlaştırdığını açıkladı. Kocias, “Bu işbirliği insaniyet temelinde, farklılığa müsamaha gösteren, vatandaşların güvenliğini sağlayan ve Güneydoğu Avrupa bölgesinin istikrarına katkı yapan ortak değerlere dayanıyor.” dedi. Avrupa’da sığınmacı kriziyle mücadelede, nüfusların kayıt altına alınması, taşınması, sınır güvenliği sağlanarak insan tacirleriyle etkin şekilde mücadele edilmesi ve yasal göçle ilgili doğru mekanizmaların oluşturulması gibi konuların görüşmelerin ana başlıklarını oluşturduğunu aktaran Kocias, bu kapsamda dört ülkenin gizli servisleri arasında yakın işbirliği yapılmasının kararlaştırıldığını bildirdi.
YUNAN BAŞBAKAN İSE TÜRKİYE'Yİ SUÇLADI
Yunanistan'a geçen mültecilerin sayısında ciddi bir azalma olmasına rağmen Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras Türkiye'ye yüklendi. Çipras, Türkiye'nin taleplerinin Ege denizinde Avrupa'ya göçmen ve mülteci taşıyan kaçakçıları önleme görevinde olan NATO gemileri için engel yarattığını iddia etti. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile görüşmesinin ardından basın toplantısında konuşan Çipras, engellerin arasında bölgeye tam operasyon erişimi verilmemesinin de olduğunu söyledi. Çipras, "NATO görevinin, sorunun çözümüne katkı sağlaması için Yunanistan tüm çabayı sarf edecek" diye konuştu. Reuters'ın haberine göre; Çipras, "Maalesef engellerin Türkiye'nin tek taraflı talepleri ve pozisyonundan kaynaklandığı net. Bu talep ve pozisyonlar bizim hava sahamızı ihlal sayısındaki artışla da ifade ediliyor" dedi.
NATO Mart ayında gemileri Yunanistan ve Türkiye'nin Ege'deki sularına göndermişti. Dün yapılan açıklamada NATO Türkiye'den Yunanistan'a giden göçmen sayısının önemli şekilde düştüğünü fakat kaçakçıların rotaları hızlı bir şekilde değiştirebildiğini, dolayısıyla yetkililerin güvenlik çabalarını çok erken sonlandırmamaları gerektiğini belirtti.

İngiltere'de boş bir arazide paskalya yumurtası arayan, yaşları 6 ila 12 olan bir grup çocuk yerde ok şekli alarak güvenlik güçlerine kaçan şüphelilerin yakalanması için yardımcı oldu. Surrey Kontluğu sınırları içerisinde bulunan Capel kasabasında boş bir arazide paskalya yumurtası arayan 6 ila 12 yaşları arasındaki bir grup çocuk yerde ok şekli alarak güvenlik güçlerinden kaçan şüphelilerin yakalanmasına yardımcı oldu. Paskalya yumurtası aramak için geldikleri boş arazide kendilerini bambaşka bir “avcılığın” içerisinde buldu. Yaşanan bu sıradışı olayda kıvrak zekalı çocuklar polis helikopterine kaçan şüphelileri göstermek için yaratıcı bir fikir buldular. Ulusal Polis Departmanına bağlı Hava Kuvvetleri'nin genç kameramanı heyecanlı bir şekilde potansiyel suçluları kadraja almaya çalışırken paskalya yumurtasını arayan çocuklar yere uzanıp ok şeklini alarak görevlilere adeta kılavuzluk yaptı.
KOREOGRAFİ İLE YER TARİFİ
Görevliler soygun ihbarı üzerine bölgeye sevk edildi. Helikopter kameramanı arazi üzerinde zıt yönlere doğru kaçan iki adamı görüntüledi. Fakat kameraman bunlardan bir tanesinin kaçtığı yeri kaybetti. O esnada bir grup çocuğun işareti dikkatini çekti. Çocuklar yere uzanmış ve kaybolan adamın kaçtığı yönü işaret ediyorlardı. Hızla kameranın yönünü değiştiren görevli kaçan şüpheliyi bir ağaca saklanmış olarak buldu. Soygunu yapan 27 ve 28 yaşlarındaki soyguncular, güvenlik güçleri tarafından hızlı bir şekilde yakalandı.
YUMURTA AVI YERİNE SOYGUNCU AVI
Ulusal Polis Departmanı Hava Kuvvetleri'nde görevli Çavuş Paul Sochon olayla ilgili olarak “Bir Cuma günü paskalya yumurtası aramak için evden çıkan Capel sakinlerinin paskalya yumurtası bulmak yerine polis operasyonuna yardım edebileceklerini beklediğini hiç sanmıyorum.”

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenbergile görüşmesinin ardından basın toplantısında konuşan Çipras, engellerin arasında bölgeye tam operasyon erişimi verilmemesinin de olduğunu söyledi. Çipras, "NATO görevinin, sorunun çözümüne katkı sağlaması içinYunanistan tüm çabayı sarf edecek" diye konuştu. Reuters'ın haberine göre; Çipras, "Maalesef engellerin Türkiye'nin tek taraflı talepleri ve pozisyonundan kaynaklandığı net. Bu talep ve pozisyonlar bizim hava sahamızı ihlal sayısındaki artışla da ifade ediliyor" dedi. NATO Mart ayında gemileri Yunanistan ve Türkiye'nin Ege'deki sularına göndermişti. Dün yapılan açıklamada NATO Türkiye'den Yunanistan'a giden göçmen sayısının önemli şekilde düştüğünü fakat kaçakçıların rotaları hızlı bir şekilde değiştirebildiğini, dolayısıyla yetkililerin güvenlik çabalarını çok erken sonlandırmamaları gerektiğini belirtti.
YUNAN DIŞİŞLERİ BAKANI: TÜRKİYE ANLAŞMAYI BAŞARIYLA UYGULUYOR
Çipras'ın bu açıklamalarına karşın Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Kocias, Türkiye'nin, Avrupa Birliği (AB) ile vardığı düzensiz göçmenlere ilişkin anlaşmayı başarıyla uyguladığını söyledi. Selanik'te konuşan Kocias, Türkiye ve AB arasındaki anlaşmanın olumlu sonuçlar getirdiğini belirtti. Kocias, "Görüşmelerde göçmenlerin iade konusunu da ele aldık ve Türkiye ile AB arasındaki anlaşmayı özel bir açıdan değerlendirdik. Tespit ettik ki, Türkiye bu dönemde anlaşmayı, diyebilirim ki, başarıyla uyguluyor. Bu anlaşma ile Türkiye ve Yunan adaları arasındaki insan hareketliliği büyük oranda azaldı" dedi.
YUNANİSTAN'A GİDEN KAÇAK GÖÇMENLERİN SAYISINDA BÜYÜK DÜŞÜK
AB-Türkiye anlaşmasının ardından tehlikeli deniz yolculuğunu göze alarak Türkiye'den Yunanistan'a geçen mültecilerin sayısında azalma oldu. El Cezire Türk'ün Reuters'tan aktardığı habere göre; anlaşma çerçevesinde şu ana kadar 325 ‘düzensiz göçmen' Türkiye'ye gönderildi. 103 Suriyeli mülteci de AB ülkelerine yerleştirildi.

Belçika TV'si, Brüksel havaalanındaki saldırıda '3. şüpheli' olarak aranan Mohamed Abrini'nin yakalandığını açıkladı. Belçika TV'si, Brüksel havaalanındaki saldırıda '3. şüpheli' olarak aranan Mohamed Abrini'nin yakalandığınıaçıkladı. 30 yaşındaki Belçika vatandaşı Muhammed Abrini, Europol tarafından da aranıyordu. Medyada yer alan haberlere göre, Abrini de Brüksel Havalimanı'nda saldırı düzenlemeyi planlıyordu; ancak bombayı arkasında bırakarak kaçtı. Abrini'nin Suriye'de savaştığı iddia ediliyordu. Paris saldırıları öncesinde Abrini, Salah Abdeslam'la birlikte kameralara yakalanmıştı.

Bosnalı Sırplar, Başkent Saraybosna'nın Pale kasabasında bir öğrenci yurduna 'Bosna kasabı' olarak anılan Radovan Karadzic'in adını verildi. Sırpların bu akılalmaz eylemi, Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin soykırımla suçlanan Karadzic hakkındaki kararını açıklayacağı Perşembe gününden sadece birkaç gün önce gerçekleşti.  İngiliz Guardian gazetesinin Haberine göre; yurdun duvarındaki plaketin açılışı,Bosna Hersek'i oluşturan iki özerk cumhuriyetten biri olan Republika Srpska'nın lideri Milorad Dodik'in de katıldığı bir törenle yapıldı. Törene Karadzic'in eşi Ljiljana ve kızı Sonya da katıldı.
SOYKIRIMLA SUÇLANIYOR
1992-1995 yılları arasındaki savaş sırasında Bosnalı Sırpların kalesi olan Pale'deki açılışta konuşan Dodik, "Bu yeri şüphesiz ki Republika Srpska'nın temelini atan -ilk cumhurbaşkanı- Radovan Karadzic'e adadık" dedi. Karadzic, 100 bin kişinin hayatına mâl olan, 4 milyon Bosnalının evsiz kalmasına yol açan savaştaki rolü nedeniyle savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım ile suçlanıyor. Karadzic'in yargılandığı Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni sert bir şekilde eleştiren Dodik, açılışın mahkemenin kararını vereceği dönemde yapılmasını "güçlü bir sembolizm" olarak değerlendirdi.  70 yaşındaki Karadzic, savaştan sonra 13 yıl kaçmış, sonunda 2008 yılında Belgrad'da yakalanmış ve yargı önüne çıkarılmıştı. Karadzic, Srebrenica'da 8 bin Müslüman'ın katledilmesinin de baş sorumlusu.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.