ABD Senatosu Silahlı Hizmetler Komitesi’nin başkanı ve Arizona Senatörü Cumhuriyetçi John McCain, Türkiye’nin Suriye’deki Kürt gruplara yani terör örgütü PKK’nın Suriye uzantısı YPG’ye yönelik saldırılarının istikrarı bozduğunu ve tedirgin edici olduğunu söyledi. Türkiye’ye karşı terör örgütleri ile çalışan Amerika Birleşik Devletleri küstahlığının boyutunu bir kez daha katladı. Kişisel internet sitesinde, Türkiye’nin Suriyeli Kürtlere yönelik operasyonlarıyla ilgili açıklama yapan Cumhuriyetçi partinin önde gelen ismi John McCain, “ABD, Türkiye’yle uzun zamandır devam eden bir ilişkiye sahip ancak son yaşanan olaylar ilişkimizin temeline dair kaygılar oluşturdu” dedi.

Obama yönetimininim Suriye konusundaki politikalarının Türkiye’nin kapısının önündeki stratejik felakete katkıda bulunduğunu uzun zamandır dile getirdiğini ifade eden McCain küstahlığını bir adım daha öteye taşıyarak, “Aynı zamanda Türkiye hükümetinin Suriyeli Kürtlere yönelik devam eden saldırıları istikrarı bozuyor ve tedirginlik yaratıyor” ifadelerini kullandı.

Senatör, şöyle devam etti:

“Kürt savaşçılar, Suriye’de DAEŞ ile mücadele konusunda istekli ve yetenekli ortaklar olduklarını gösterdiler ve devam eden ortaklığımız hem ABD’nin hem de Türkiye’de dahil bölgedeki ülkelerin ulusal güvenlik çıkarlarına hizmet ediyor. Türkiye hükümetine, Suriye’deki Kürt gruplara yönelik saldırıları durdurma çağrısında bulunuyorum.”

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) terör örgütü PYD/YPG’yi Suriye’nin kuzeyinde vurması ABD ve Rusya’da endişeye neden olurken askeri yetkililer “Operasyonlar sürecek” dedi. TSK'nın önceki gün Afrin ile Menbiç’i birleştirmek için harekete geçen terör örgütü PKK uzantısı PYD/ YPG’ye yönelik hava harekâtının ardından ihtiyatlı açıklamalar geldi. ABD’den “Türkiye koordine edilmemiş saldırılardan kaçınmalı” uyarısı yapılırken, Rusya “Saldırılar endişe veriyor” yorumunda bulundu.

İşte harekâtın yansımaları...

ABD PKK'YI KORUDU!: 'TÜRKİYE DAEŞ'LE SAVAŞMALI'

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Türkiye’nin Suriye’deki YPG hedeflerini vurmasıyla ilgili olarak, “Koordine edilmemiş operasyonlardan kaçınılmalı” açıklamasını yaptı. “Tüm tarafları koordine edilmemiş eylemlerden kaçınmaya ve ortak düşman DEAŞ’a odaklanmaya çağırdık” diyen Kirby, “Hem Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu hem de içerisinde YPG güçlerinin bulunduğu Demokratik Suriye Güçleri birbirleriyle mücadele etmek yerine ortak düşman DEAŞ’la savaşmalı” iddiasında bulundu.

RUSYA: ENDİŞELİYİZ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise ‘endişe duyduklarını’ belirterek, “Türkiye Hava Kuvvetleri’nin Suriye’nin kuzey bölgelerinde havadan ateş açmasından dolayı bir hayli endişeliyiz. Anladığım kadarıyla, bu operasyonlar Kürtlerin yaşadığı bölgelerde düzenleniyor” iddiasında bulundu. Suriye’nin “Türk jetleri hava sahamızı ihlal ederse düşürürüz” açıklamasıyla ilgili soruya karşılık ise Lavrov Suriye'nin egemen bir ülke olduğu savunmasında bulundu. Terör örgütü PYD'nin elebaşı Salih Müslim ise Rus Sputnik Ajansı’na verdiği mülakatta, TSK’nın Suriye’nin kuzeyinde sivilleri hedef aldığını öne sürdü. Müslim, bu saldırılarda ölenlere ilişkin rakamların doğru olmadığını söyledi.

‘İDDİALAR GERÇEK DIŞI, OPERASYONLAR SÜRECEK'

TSK, önceki gece Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü DAEŞ'e ait 40, PYD/ YPG’ye ait 6 hedefi imha etti. TSK’nın, PYD/YPG’ye yönelik operasyonlarının süreceği ifade edildi. Askeri yetkililer “Siviller vuruluyor” iddiasının gerçek dışı olduğunu belirterek, teröristlerin bundan sonraki olası girişimlerinin de cevapsız kalmayacağını vurguladı.

Dikkat çeken açıklamaların yapıldığı ikinci münzarada, Türkiye'yi yakından ilgilendiren Suriye meselesine de yer verildi. FETÖ'cülerin desteklediği bilinen Clinton, Başkan olursa, terör örgütü PYD'yi kastederek, "Suriye'deki Kürtleri silahlandırırım" dedi. 6 Eylül gecesi ilk kez karşı karşıya gelen ABD Başkan adayları Donald Trump ve Hillary Clinton ilkinci düelloda karşı karşıya geldi. İki adayın münazarasından yine çarpıcı ifadeler yansıdı. En çok dikkat çeken ifadelerden biri ise, Demokrat Parti Adayı Clinton'ın Suriye'ye ilişkin yaptığı açıklama oldu.

"ONLAR BİZİM ORADAKİ GÜCÜMÜZ"

Demokrat Parti Adayı Clinton ise tartışmanın Suriye ile ilgili bölümünde Kürtleri silahlandırmayı düşündüğünü söyledi. Terör örgütü PKK'nın Suriye kolu PYD'yi kast ederek sözlerini sürdüren Clinton, "Kürtler Irak'ta olduğu gibi Suriye'de de en iyi ortaklarımız oldu. Onlar bizim oradaki gücümüz olacaklar" şeklinde konuştu.

TRUMP: GEREKİRSE RUSYA'YLA BİLE İŞBİRLİĞİ YAPARIZ

Suriye ve DAEŞ meselesinde Trump, "DAEŞ'i yok etmek için gerekirse Rusya'yla dahi ortak operasyonlar denenebilir, işbirliği yapılabilir" dedi. Clinton ise, uçuşa yasak bölge oluşturulmasını desteklediğini söyledi ve ekledi: "ABD askerleri oraya gitmeyecek." Musul operasyonu konusunda Trump, "Neden Musul operasyonu apaçık şekilde tartışılıyor anlamıyorum, bunu gizli şekilde yapamaz mısınız? Kaçan kaçtı zaten" derken, Clinton ise şunları söyledi: "Orada en iyi partner Kürtler oldu. Kürleri ve Arapları silahlandırmaya devam edeceğiz. Onlar bizim oradaki gücümüz olacaklar."

Amerika Birleşik Devletleri Adalet Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre üç Türk, ABD'de teknoloji şirketi kurup Pentagon'dan çok sayıda ihale aldı.

ÜRETİMİ TÜRKİYE DE YAPINCA CEZAEVİNE ATILDILAR

İhaleler, savaş uçağı füze fırlatma sistemi, denizaltı torpidoları ve bomba atarlar için parça üretimini kapsıyordu. Ancak üretimi kaçak olarak Türkiye de yapınca "Askeri sırları ülke dışına çıkarmak" suçlamasıyla cezaevine atıldılar.

20 yıl hapisle yargılanan üçlünün kadın üyesi suçunu itiraf etti.

ABD başkan adayı Hillary Clinton, rakibi Trump'un önceki gün seçim sonuçlarını tanımayabileceğine yönelik açıklamalarını değerlendirdi. Trump'ın önceki gün, seçim sonuçlarını tanımayabileceği sinyali vermesi ülkede büyük tartışmalara neden oldu. ABD Başkanı Barack Obama, Trump'ın seçim sonuçlarını kabul etmeyebileceği yönündeki açıklamasının “tehlikeli” olduğunu söyledi. Obama, “Düşmanlarımızın işini onların yerine yapmış oluyorsun, çünkü bizim demokrasimiz, halkımızın attığı oyların ne kadar önemli olduğuna dair inancına dayanıyor” dedi. Rakibi Hillary Clinton, Trump'ın bu sözleri üzerine “Bu korkunç bir şey. Demokrasimizi aşağılıyor, karalıyor, ben bilhassa dehşete kapıldım” diye konuştu.

Eski FBI ajan ''Gülen, CIA için Türkiye’yi kontrol etmenin yoludur. Onu ise biz kontrol ediyoruz. CIA ona uyuşturucu parasıyla kaynak sağlar. O da CIA için darbe yapar.'' dedi. Yıllarca FBI'da ajanlık yaptıktan sonra deneyimini gazetecilik yaparak aktaran ABD'li akademisyen Paul Williams konuştu. CIA'nın Türkiye operasyonlarını anlatan 'Gladio Operasyonu' dahil 15 kitap yazan ve Pensilvanya'daki malikaneye bazısı kaçak olmak üzere defalarca giren Williams şunları anlattı:

GÜLEN'İ BİZ KONTROL EDİYORUZ

ABD, Gülen'i Türk hükümetini yönetmenin yolu olarak görüyor. ABD, Hazar Denizi çevresindeki doğal kaynakları elde etmeyi istiyor. Bu uzun zamandır stratejimizdi. CIA; Azerbeycan, Kazakistan, Türkmenistan gibi ülkeleri Gülen çevresinde toplayabileceğini düşündü. Bu yüzden uzun yıllarca Gülen'in okulları Asya'da kuruldu. Her bir okul CIA destekliydi. Bu onlara güç verdi. Türkiye'nin vekaleti Gülen tarafından kontrol ediliyordu ve biz de Gülen'i kontrol ediyorduk.

50 MİLYAR DOLAR

Gülen 50 milyar dolarlık kendi finansal kaynaklarını sağlıyor. Bu mahkeme belgelerinde geçen miktar. Bu 50 milyar dolar iş becerisi ya da eğitim geçmişiyle alakalı değil. Kendisi 3. sınıfa kadar okumuş, İngilizce bile konuşamıyor. Sahip olduğu bütün para CIA'den geldi. Bu şekilde Türkiye'de bir gazete, televizyon kanalı, kendi şirketlerini almayı başardı. Bu CIA'in parasıydı.

CIA VE GÜLEN'İN BAĞI SORGULANAMAZ

CIA'in Gülen ile olan bağlarına şüphe eden birinin tek yapması gereken, Gülen'in ABD'de kalıcı oturum iznine başvurduğunda, ona kimin destek verdiğine baksın. CIA üyesi Graham Fuller, Türkiye eski büyükelçileri Morton Abramowitz, Marc Grossman. Ve şu an ABD'deki Türk lobisini kimin yönettiğine bakın. CIA müdürü olan ismi Porter Goss da Gülen için çalışıyor. Yani Gülen ve CIA arasındaki bağı sorgulayamazsınız.

UYUŞTURUCU PARASI GÜLEN'E GİDİYOR

CIA dünya genelinde uyuşturucu ticaretinden gelen paraları istediği ülkelere yönlendirebiliyor. Bu sayede o ülkeleri kontrol ediyor ve darbeler planlıyor. Tüm parası ise uyuşturucu ticaretinden geliyor. Gülen de bunun bir parçası... VE CIA bu cahil adamı 'peygamber' gibi gösteriyor.

HILLARY GELİRSE İADE OLMAZ

Gülen şu an dünyadaki en geniş eğitim kompleksini kontrol ettiğinden, geleceğin isyancılarını yetiştiriyor. Şu an Türk hükümetine ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı gelmek istediği gibi, ileride de hareketin parçası olan bütün bu insanlar Orta Asya'yı tehdit ediyor. Unutmamak gerekir ki onun lobi grupları milyonlarca doları Hillary Clinton gibi politikacılara veriyor. Eğer başkan olmayı başarırsa Hillary de Gülen'e bağlanacak. Ve Gülen'in iadesi bu durumda asla gerçekleşmez.

ONA DOKUNAN ENGELLENDİ

Ben muhtemelen Gülen'in mülküne izinsiz giren tek Amerikalı'yım. Davet edilmemiştim ve izinsiz bir şekilde kameramanla oraya girdim. İçeride bir yetkili tarafından yakalandım ve sorgulandım. Şunu gördüm ki o malikanede korunuyor. Ayrıca FBI ve İçişleri Bakanlığı onu tehlikeli olduğu için sınır dışı etmeye çalıştı. Ama onu sınır dışı etmeye yönelik her girişim CIA, Graham Fuller, Abramovitz ve Mark Goss tarafından durduruldu. Onlar hep Gülen'in ne kadar iyi olduğunu ve ABD için ne kadar önemli bir varlık olduğunu söylediler. Oysa o bir yapışkan.

Amerika merkezli Time Dergisi, Maide Suresi'nin 32'nci ayetindeki ifadeleri kapağına taşıdı. ABD merkezli Time dergisi Suriye'de mağdurların yardımına koşan Beyaz Kasklılar'ı kapağına taşıyarak Kuran-ı Kerim'den bir ayete başlık olarak yer verdi. Dergi, Beyaz Kasklılar'ın yardıma koşarken ki fotoğrafının altına Maide Suresi'nin 32'nci ayetindeki, "Her kim bir can kurtarırsa, bütün insanlığı kurtarır" ifadesini yazdı. Haberde "Beyaz Kasklılar 60 bin can kurtardı" denildi. Nobel Barış Ödülü'ne aday olan Beyaz Kasklılar ise "Zaten ödül değil barış istiyoruz" dedi.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.