ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed’in kendi halkına uyguladığı şiddetten dolayı sorumlu tutulması gerektiğini söyledi.

Toner, günlük basın toplantısında, ABD Temsilciler Meclisi’nin Suriye'de başta Esed rejimi olmak üzere çatışmaların diğer taraflarınca işlenen suçlar için savaş suçları mahkemesi kurulması talebini içeren karar tasarısını kabul etmesine ilişkin soruları cevapladı.

Toner, “Esed ve rejiminin kendi halkına karşı uyguladığı barbarca şiddet ve saldırılar dolayısıyla sorumlu tutulması gerektiğine inanıyoruz. Bu takip edilmesi gereken bir konudur” dedi.

Henüz bu takibi yapacak durumda olmadıklarını belirten Toner, “Fakat, Esed’in işlediği suçlardan dolayı belli bir seviyede sorumlu tutulması, kurulmasını umut ettiğimiz yeni hükümet adına girişimde olan Suriye halkı için önemli olacaktır” ifadesini kullandı.

Toner'e "Sizin politikanız hala 'Esed'in gitme zamanı gelmiştir' şeklinde mi yoksa federal sistem dolayısıyla Esed'in kontrol ettiği bölgeyi yönetmesi sizin için kabul edilebilir mi?" şeklinde bir soru yöneltildi.

Esed politikalarında herhangi bir değişiklik olmadığını belirten Toner, şunları kaydetti:

"Esed'in gitmesi gerektiğini düşünüyoruz. Gayet geçerli senaryolar olmakla birlikte bu senaryoları tartışmak için çok erken. Söylediğim şu ki Suriye'de nasıl bir politik yapı kurulacağına dair Cenevre'de görüşmeler yapılıyor, bunun kararını vermek bana düşmez. Esed'in Suriye'nin bir parçası olamayacağını düşünüyoruz, fakat daha önce de söylediğim gibi, bizim ve diğerleri arasındaki görüş farklılığından dolayı bunun önümüzde büyük bir duvar olarak ilerlemeyi engellemesini de istemeyiz."

Toner ayrıca, Rusya’nın askerlerini büyük oranda Suriye’den çektiğini söyledi.

ABD Başkanı Barack Obama’nın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’den, ayrılıkçılar tarafından Rusya’ya götürülen ve burada yargılanan Ukraynalı pilotve milletvekili Nadejda Savçenko’nun serbest bırakılmasını istediği bildirildi.

ABD’de, AP ajansına konuşan üst düzey bir yetkili, pazartesi günü Obama’nın Putin’le yaptığı telefon görüşmesi sırasında bu konunun gündeme geldiğini söyledi.

İsmini açıklamak istemeyen yetkili, Obama’nın Putin’den Savçenko’nun serbest bırakılmasını istediğini belirtti.

Ukrayna’nın doğusunda Rus yanlısı ayrılıkçılara yönelik operasyonlara gönüllü katılan Ukrayna ordusunun tek kadın pilotu Üsteğmen Savçenko, 18-19 Haziran 2014’te Sçastye yakınlarında, sözde Lugansk Halk Cumhuriyeti ayrılıkçılarınca rehin alınmıştı.

Öte yandan ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby tarafından yapılan yazılı açıklamada ise Dışişleri Bakanı John Kerry’nin, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov’la bugün bir telefon görüşmesi yaptığı ifade edildi.

ABD Başkanı Barack Obama, Arjantin Devlet Başkanı Mauricio Macri’nin ikili ilişkiler konusunda yeni bir döneme girildiğinin farkında olduğunu belirtti. 

Gelecek hafta Arjantin’e gerçekleştireceği resmi ziyaretten önce CNN’e konuşan Obama, Arjantin’de yaşanan değişimin ABD, diğer hükümet ve ülkelerle kurulan ilişkiler konusunda iyi bir örnek olduğunu söyledi. Eski Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez Kirchner’i ''Amerikan karşıtı olmak''la itham eden Obama, onun konuşma üslubunun 60’lı 70’li yıllarda kaldığını ifade etti. 

Obama, Kirchner’i G20 zirvelerinde sıklıkla gördüğünü anlatarak, Arjantin’le kurdukları samimi ilişkilere rağmen eski hükümetin politikalarının tümüyle Amerikan karşıtı olduğunu kaydetti. Arjantin’in tarihten bu yana güçlü bir ülke olduğunu vurgulayan Obama, yıllardır dünya ekonomisine entegre olamaması nedeniyle ise ülkenin nispeten zayıfladığını belirtti. 

ABD Başkanı, 10 Aralık’ta resmi olarak görevine başlayan ve Arjantin’de şeffaflık, rekabet ve kalkınma içeren bir açılımı hedefleyen Macri'nin, bu yeni yaklaşımın ülkenin zengin doğal kaynaklarını yetenekli uzmanlarla değerlendirmesine yol açacağını söyledi. Obama, Macri'nin iki ülke arasında başlayan yeni dönemin de farkında olduğunu kaydetti.

ABD'nin Los Angeles kentinde iki Müslüman kadın uçuş görevlisinin şikayeti üzerine uçaktan indirildi. ABD'de JetBlue Havayolları'nın Boston-Los Angeles seferini yapan "JB487" sayılı uçuşunda iki Müslüman kadın uçuş görevlisine "dik dik baktıkları ve uçakta telefonlarıyla video çektikleri" gerekçesiyle şikayet üzerine polis tarafından uçaktan indirilip sorgulandı.  JetBlue Havayolları şirketinden yapılan açıklamada, söz konusu 2 kadının kabin içinde video çekerek uçuş kurallarına uymadıkları öne sürüldü.   Gazeteci Mark Frauenfelder ise, olay sırasında uçakta bulunan arkadaşı Sharon Kessler'in çektiği görüntüleri sosyal paylaşım sitesi YouTube aracılığıyla yayınladı.    Frauenfelder, arkadaşı Kessler'in olayla ilgili, "Dehşet verici bir andı. Dürüstçe, bu kadınlar sessizce oturdu, film seyrettiler" dediğini belirtti.    Gazeteci Frauenfelder ayrıca, arkadaşı Kessler'in uçuş mürettebatının "kadınların dik bakmasından rahatsız olduğu"na ve "uçuş görevlisi kadının tavrının abartılı göründüğü"ne ilişkin açıklamasını da paylaştı.   Söz konusu iki Müslüman kadınsorgulamanın ardından serbest bırakıldı.   2016 başkanlık ön seçimlerinin yapıldığı ABD'de son aylarda, Cumhuriyetçi Parti aday adayları medya ve açık oturumlar aracılığıyla halka İslam karşıtı mesajlar verirken, ülkede İslamofobi'de de hızlı bir artış yaşanıyor.

ABD'de Demokratlarda eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'ın,Cumhuriyetçilerde ise iş adamı Donald Trump'ın önde götürdüğü başkanlık yarışında kritik eşik olarak değerlendirilen 15 Mart ön seçimleri, her iki partideki tabloyu büyük oranda netleştirebilir.

ABD'de 8 Kasım'da yapılacak başkanlık seçimi için yarış devam ederken 15 Mart'ta Florida, Ohio, Illinois, Missouri ve Kuzey Carolina'da düzenlenecek ön seçimlerin her iki partideki adaylık sürecinin gidişatını büyük oranda netleştirmesi bekleniyor.

Cumhuriyetçilerde Rubio ve Kasich için "son şans" olabilir

Şu ana kadar sadece 3 eyalette kazanan ve 163 delegesi bulunan Rubio ile hiç seçim kazanamayan ve sadece 63 delegeye sahip olan Kasich için 15 Mart, başkanlık yarışındaki "son şans" olabilir.

Trump'ın ardından yarışı ikinci sırada götüren Teksas Senatörü Ted Cruz iseTrump ile Rubio ve Kasich arasındaki rekabetten karlı çıkmanın hesaplarını yapıyor.

Demokratlarda Clinton avantajlı

Demokratlarda ise 15 Mart ön seçimleri için çizilen tablonun, Cumhuriyetçilere kıyasla daha basit ve net olduğu görülüyor.

Salı günü gerçekleştirilecek ön seçimler için yapılan anketlerde, Florida'da rakibi Vermont Senatörü Bernie Sanders'ın açık ara önünde gözüken Clinton, diğer 4 eyaletin 3'ünde yine listenin başında yer alıyor.

Şimdiye kadar yapılan 23 ön seçimde 12 eyalet ve 2 bölgede ön seçimleri kazanan Clinton, (467'si süper delege) toplam bin 237 delegeye ulaşmış durumda. Buna karşılık 9 eyalette ön seçimleri kazanan Sanders ise (26'sı süper delege) toplam 579 delegenin desteğini aldı.

ABD'de Rusya adına casusluk yapmakla suçlanan Rus vatandaşı Yevgeniy Buryakov, Rus ajanı olduğunu kabul etti. New York'ta bir Rus bankasında çalıştığı açıklanan Buryakov, Rusya hükümeti için ‘kaynak' toplamakla suçlanıyordu ancak hakkında yöneltilen bu suçlamaları reddediyordu.

Sputnik'e konuşan ABD'li bir savcılık yetkilisi, Buryakov'un suçunu kabul ettiğini söyledi.

Buryakov'a yöneltilen suçlamalar arasında ABD'nin Rusya bankalarına yönelik olası yaptırımları ve alternatif enerji kaynakları arayışıyla ilgili istihbarat toplamaya çalışmak vardı.

Suriye'de 5 yıllık iç savaşın ardından Rusya ile ABD arasında sözde ateşkes sağlandı. Bir yandan ateşkesin başarılı olup olmayacağı tartışılırken, diğer yandan Suriye'nin akıbetinin ne olacağı merak ediliyor. Güvenli bölge ve PYD/YPG konusunda takındığı tavırla iç savaşı daha da derinleştiren ABD'nin Suriye'yi bölecek haritayı çoktan çizdiği ortaya çıktı.

KANTONLAR BİRLEŞTİRİLİMİYOR

ABD'nin el altından dolaştırdığı haritaya göre, Suriye üçe bölünüyor. Ancak haritada 5 parça yer alıyor. Haritada ılımlı muhaliflere ve PYD'ye 2'şer parça Esed rejimine ise tek parça toprak veriliyor. Cerablus hariç IŞİD'in kontrolündeki alanlarla ilgili henüz bir taksimat yapılmamış.

ABD'nin haritasına göre, Azez-Cebrablus hattında 16 kilometre derinliğindeki alan ile İdlib bölgesi ılımlı muhaliflere veriliyor.

BÖLGE AÇIK CEZAEVİ

PYD'ye ise şu an kontrol ettiği Afrin ile Fırat'ın doğusundaki bölge veriliyor. Haritaya göre, PYD'nin kantonları birleştirilmiyor. Ancak Afrin'den Halep'in Kuzeyi ile Cerablus'un

güneyi arasından Fırat Nehri'ne doğru ince bir hat çizilmiş. Halep ve Türkmen Dağı dahil Esed'in şu an kontrol ettiği Batı Suriye, rejime veriliyor. İdlib'de muhaliflere verilen bölgenin dış dünya ile hiçbir bağlantısı yok. Bölge, etrafı PYD ve rejim tarafından sarılı açık bir cezaevi şeklinde.

Diğer Makaleler...

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.