Haber Başlıkları

"BP 2017 Dünya Enerji İstatistik Görünümü Raporundan" yapılan derlemeye göre, dünya üzerinde 186,6 trilyon metreküp kanıtlanmış doğalgaz rezervi bulunuyor. Söz konusu rezervin piyasaya 50 yıldan fazla yeteceği tahmin ediliyor.

En fazla doğalgaz rezervi 79,4 trilyon metreküple (yüzde 42.5) Ortadoğu bölgesinde yer aldı. Ortadoğu'yu, 56,7 trilyon metreküp rezerve sahip Rusya ve Türkmenistan'ın da içinde bulunduğu Avrupa ve Avrasya bölgesi izledi.

En az doğalgaz rezervine sahip bölge ise 7,6 trilyon metreküple Güney ve Orta Amerika oldu.

Geçen yıl dünyada kanıtlanmış en fazla doğalgaz rezervine sahip ülke, 33,5 trilyon metreküple İran olarak belirlendi. Onu, 32,3 trilyon metreküp doğalgaz rezerviyle Rusya ve 24,3 trilyon metreküple Katar takip etti.

En fazla doğalgaz üreten ülke ABD

Küresel enerji piyasalarında geçen yıl en fazla doğalgaz üreten ülke 749,2 milyar metreküple ABD oldu. Böylece geçen yıl dünya genelinde piyasaya sunulan doğalgazın yüzde 21'i ABD'de üretildi.

Bu ülkeyi, 579,4 milyar metreküplükle Rusya izledi. İran ise dünyanın en fazla doğalgaz rezervine sahip ülkesi olmasına rağmen üretimde 202,4 milyar metreküplükle üçüncü sırada yere aldı.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, şehirlerde çarpık kentleşmeden kaynaklanan kötü silüetin giderilmesi amacıyla imarda bazı yeni düzenlemeleri kapsayan yönetmelik taslağını başbakanlığa gönderdi.

"Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği"nin 1 Temmuz'da yürürlüğe girmesi planlanıyor.

Bakanlıktan alınan bilgiye göre, "Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği" taslağı, martta internet sitesi üzerinden, belediyeler, ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile sektör temsilcilerinin görüşlerine açıldı.

DİKEY YERİNE YATAY GELİŞME

"Şehirlerin dikey yerine yatay gelişmesinin" hedeflendiği yönetmelik taslağında, plan, fen, sağlık ve sürdürülebilir çevre şartlarına uygun yapı ve yapılaşma ile projelendirme ve denetime ilişkin usul ve esaslar yer alıyor.

Birden fazla yönetmelik uygulamasına son verilerek tek bir yönetmeliğe geçilmesini esas alan yeni düzenlemeyle, inşaat sektöründe birçok yenilik faaliyete geçirilecek.

STÜDYO DAİRELERE İZİN YOK

Düzenlemeler arasında, 1+0 stüdyo dairelerin bundan sonra imar projelerine dahil edilmemesi, yeni tip konut projelerinde en küçük dairenin 1+1 ve minimum 28 metrekare olarak tasarlanması da yer alıyor.

Taslağa göre, çeşitli bölgelerde imar planıyla getirilmiş farklı şartlar yoksa yapılacak ifrazlarda, elde edilecek yeni parsellerin asgari ölçüleri, arazi meyli, yol durumu, mevcut yapılar ve benzeri gibi mevkinin özellikleri ile bu parsellerde inşa edilecek yapıların ölçüleri ve yöresel ihtiyaçları göz önünde tutularak belirlenecek.

Parsel büyüklükleri hakkındaki şartlara uyulmayan arsalarda yeni veya ilave yapı ruhsatı düzenlenemeyecek. Ayrıca yoldan kotlandırılan binalarda, yoldan düşük arazilerde kademelendirme esası da getirilecek.

OTOPARKLARIN DURUMU

Yönetmeliğin genel ilke ve esasları değiştirilmemek kaydıyla, il ve büyükşehir belediyelerinin kendi yönetmeliklerini hazırlamalarına ve bu sayede yöresel uygulama yapmalarına imkan tanınacak.

İlgili idareler, imar planlarında açıklanmamış ve bu yönetmelikte yer almamış hususlarda, yapıların estetiği, rengi, çatı ve cephe kaplamasına yönelik kurallar koymaya, yapıların inşasında yöresel malzeme kullanılmasına ve yöresel mimarinin dikkate alınmasına ilişkin zorunluluk getirmeye de yetkilendirilecek.

Emsal harici alanlar ise yangın merdiveni hariç parselin toplam emsale esas alanının yüzde 30'unu geçmemesi kaydıyla idarelerce belirlenecek.

Yönetmelik taslağında, subasman kotunda yapılacak otopark alanlarına ilişkin yeni düzenlemeler de yer aldı.

Buna göre, subasman kotunda oluşturulan ve mevzuat gereği yapılması zorunlu olan otopark alanlarının 2 katı alan ve bunun yanında bütün cepheleri gömülü otoparklar emsal dışında yapılabilecek. Yine subasman kotu altında, kısmen açığa çıksa dahi zorunlu ve bazı ortak alanlar yapılabilecek.

Otoparkların, bina yan, arka ve kısmen ön bahçenin altına yapılabilmesi de sağlanacak.

TABAN ALANI SINIRI YÜZDE 60 OLUYOR

Mevcut yönetmelikte ayrık veya blok nizam parsellerde yapının oturacağı alan, parselin yüzde 40'ını geçemiyordu. Yeni yönetmelik taslağında ise emsal verilip taban alanı verilmeyen parsellerde, çekme mesafeleri içinde kalmak şartıyla yüzde 40 olan taban alanı sınırı yüzde 60'a kadar çıkarılabilecek. Böylece yatay mimarinin teşvik edilmesi planlanıyor.

Yönetmelikle, özellik arz eden yapılarda inşaat ruhsatı beklenmeden kazı izin belgesi verilebilecek.

Ancak kazı sahasında kazık, palplanş, istinat duvarı ve benzeri uygulamaların olması durumunda, bu yapıların projelerinin onaylanması ve ruhsatlandırılması zorunlu hale gelecek.

Yeni yönetmelikle, yol boyu ticaretin teşekkül ettiği konut alanlarında, zemin katlarda otopark yükünün karşılanması şartıyla ticari kullanımlara izin verilecek.

Buna göre, bu alanlarda gürültü ve kirlilik oluşturmayan, imalathane niteliğinde olmayan, gayrisıhhi özellik taşımayan, halkın günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik dükkan, kuaför, terzi, muayenehane, fizik tedavi müessesesi, sağlık kabini ile aile sağlığı, ağız ve diş sağlığı, diyaliz, psikoteknik değerlendirme, üremeye yardımcı tedavi, genetik hastalıklar tanı, evde bakım, işitme cihazı, ısmarlama protez ve ortez merkezleri, lokanta, pastane, anaokulu, kreş gibi konut dışı hizmetlerin ticari kullanımlarına izin verilecek.

BAZ İSTASYONU İÇİN RUHSAT KALKIYOR

Düzenleme, elektronik haberleşme istasyonlarındaki ruhsat şartının kaldırılmasını da kapsıyor.

Buna göre, özel mülkiyete tabi arsa ve binalarda, fenni mesuliyeti üstlenilmek, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan güvenlik sertifikası alınmak kaydıyla, yer seçim belgesiyle, ayrıca ruhsat alınmasına gerek kalmadan elektronik haberleşme istasyonu kurulabilecek.

Bunun yanı sıra güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin uygulamasında ruhsata ilişkin yenilikler getirildi.

Bu kapsamda, bina kabuğunun yalıtımı ve pencere değişimi, binanın kendi ihtiyacı için olan ve taşıyıcı sistemi etkilemeyen güneş kaynaklı yenilenebilir enerji sistemlerinin uygulaması ruhsata tabi olmayacak.

MÜSİAD Başkanı Abdurrahman Kaan, Katar'ın başkenti Doha'da Körfez ülkeleriyle yaşanan kriz ve bu konuda neler yapılabileceği hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Katarla ilişkilerin ilerletilmesi amacıyla iki yıl önce savunma sanayi fuarı düzenlendiğini hatırlatan Kaan, "Son yaşadığımız krizle ilgili olarak ise MÜSİAD olarak basın açıklaması yaptık ve Müslüman ülkelerin bu oyuna gelmemesi gerektiğini ifade ettik. Allah'ın ipine sımsıkı sarılın parçalanmayın buyruluyor. Bizler de siz kardeşsiniz kardeşler birbirlerine küs ve düşman olmaz dedik. İslam ülkelerinin birbirlerinin terörizmi destekleyen ülke olarak ifade etmelerinin yanlış olduğunu ve Katar'ın yanında olduğumuzu duyurduk." ifadelerini kullandı.

Ramazan bayramından sonra daha geniş heyetlerle tekrar Katar'a geleceklerini belirten Kaan, diğer Körfez ülkelerine de heyetler göndererek birlik ve beraberlik çağrısı yapacaklarına dikkati çekti.

Katar'ın kriz sonrası özellikle gıda, inşaat yapı malzemeleri, sağlık ve ilaç konusunda ihtiyaçlarını karşılamak için MÜSİAD olarak çalışacaklarını vurgulayan Kaan, böylece Türkiye olarak hem Katar'ın yanında olmak hem de ihracatı artırmanın amaçlandığını dile getirdi.

MÜSİAD Başkanı Kaan, Katar'da gıda ve inşaat başta olmak üzere çeşitli alanlarda yatırım yapılabileceğine de işaret ederek, ilerleyen yıllarda Türkiye ile Katar'ın ticaret hacminin 5 milyar doları aşabileceğini vurguladı.

Katar ile ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla yapılacak ticaret konusunda Kaan, şunları ifade etti:

"İlk izlenimlerimiz çok ciddi rakamlar. Bize genel olarak 4,5 milyar dolar civarında ithalat rakamları verildi. Bunların yarısını bile alsak bizim için çok iyi. Diğer ülkelerden tedarik ettikleri ürünleri artık dışarıdan almak durumundalar. Türkiye büyük bir ülke olarak burada gereğini yapacaktır. Biz de MÜSİAD olarak 11 bin üye kuruluşa sahibiz ve tüm Katar'ın ihtiyaçlarını karşılayabilecek bir üye profilimiz var."

Katar'a gemi nakliye seferi başlatacaklarını ve Türk ürünlerini Katar'da diğer ülkelerin ürünlerinden daha ucuza pazara süreceklerini aktaran Kaan, Türk ürünlerinin taze, doğal ve kaliteli ürünler olduğunu, Katar halkının da kalite farkını görüp değer vereceğini düşündüklerine işaret etti.

Kaan, Katar tarafı ile yürüttükleri görüşmelere ilişkin ise "Türkiye'ye minnettar olduklarını ve ticareti artırmak istediklerini söylediler. Türkleri burada yatırıma davet ediyorlar." dedi.

İhracatın çok olması sebebiyle bir dönem fiyatı oldukça yükselen yumurta, ideal fiyat aralığına geri dönmesine rağmen vatandaşlar tarafından eskisi kadar talep görmüyor. Şu anda tanesi 20 kuruşa kadar inen yumurta, vatandaşların ilgisizliği sebebiyle esnafa zor günler yaşatıyor. Konu ile ilgili konuşan yumurta satıcısı Ertuğrul Öztürk, “Genele bakarsak 30 kuruş olması gereken yumurtalar şimdi 20 kuruşa satılıyor. Buna rağmen satış yok denecek kadar az. Bu düşük fiyatlar zaten esnafa zarar veriyor. Buna ek olarak bir de vatandaşların ilgisizliği bizi daha da zor durumda bırakıyor” ifadelerini kullandı.

Yumurta satışlarındaki düşüş hakkında görüşlerini paylaşan bir diğer yumurta satıcısı Fadime Pekçür ise yumurta satışlarında yaklaşık bir senedir bir kriz olduğunu vurgulayarak, satışların Ramazan ayında daha da düştüğünü belirtti.

Domates, biber gibi yaş sebze ve meyve başta olmak üzere alt ve orta gelir grubundaki aile bütçesini yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki aşırı artışlar Rekabet Kurumunu da harekete geçirdi. Toptancılarla başlayıp, marketlere kadar uzanması beklenen incelemeyle ilgili Torlak “Meyve sebzede fiyat artışları konjonktürel ya da don, kuraklık, doğal afet gibi nedenlerden kaynaklanmıyor. Bize ulaşan bilgi ve belgeler var. Cironun yüzde 10’una kadar ağır ceza kesilebilir” dedi.

HALE GİREN TÜM ÜRÜNLER

Bugüne kadarki açıklamalarınızdan farklı olarak “Tüketicinin cebinden çalmaya yönelik her türlü rekabet ihlali karşısında Rekabet Kurumu’nu bulur” sözüyle kimleri kastettiniz”, sorumuza Torlak, şöyle yanıt verdi:

“Yaş meyve sebzede don, kuraklık, ihracat artışı gibi nedenlerle dönem dönem fiyat artışları olabiliyor. Ama elimize gelen verilerden son dönemdeki artışların konjoktürel, mevsimlik dalgalanmalar ya da doğal afetle açıklanmasının mümkün olmadığı kanaatine ulaşıldı. Bunun üzerine sektörle ilgili böyle bir inceleme ve araştırma ihtiyacı hissettik. Hale giren yaş sebze meyvelerin tamamını, ürün ayrımı yapmaksızın inceleyeceğiz. Bu ürünlerdeki fiyat artışları özellikle alt ve orta gelir gruplarını yakından ilgilendiriyor. Bu hassasiyetten dolayı da böyle bir açıklama yaptık.

MARKETLERE UZANABİLECEK

İlk etapta daha çok tedarikçi düzeyinde inceleme yapılacak. Teşebbüsler arasında uyumlu eylem, anlaşma var mı yok mu incelenecek. Bilahare somut bilgi ve belgeye ulaşılırsa perakende düzeyinde de bu incelememiz devam eder. Ama bizim piyasa ekonomisinin ötesinde, arz-talep dengesine müdahale gibi bir anlayışımız olamaz.

İNCELEME BİRKAÇ BÖLGEDE OLACAK

Rekabet ihlali olup olmadığı incelemesini yaş meyve sebzede ağırlığı olan, sektörde yoğun olarak faaliyetlerin sürdüğü birkaç bölgede yapacağız. Sonuca göre ağır yaptırımlar uygulayacağımızı söyledik. Kurul olarak rekabet ihlalinin tespiti durumunda, ihlali yapan şirketlere cirolarının yüzde 10’una kadar ceza kesme imkanımız göz önüne alındığında cezaların ağırlığını vurgulamak istedik. Yoksa hassas davranan teşebbüslerimizi rahatsız etme niyetimiz yok.”

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Piyasa derinliği için bazı vergileri kaldırabiliriz. Türkiye'de mali disiplin var ve sürecek" dedi. Ağbal, "Almış olduğumuz tedbirlerin bütçe açığına etkisi milli gelirin yaklaşık 0,74'ü kadar. Almış olduğumuz tedbirler geçicidir. Tedbirlerin etkisinde oran gelecek yıl yüzde 0,38, 2019 yılında yüzde 0,30'a düşüyor" şeklinde konuştu.

"TEDBİRLER ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI"

Bakan Ağbal, "Destek ve tedbirler etkisini göstermeye başladı. Ekonomide yukarı yönlü bir ivmeyi çok rahat bir şekilde görüyoruz" açıklamasını yaptı.

Maliye Bakanı Ağbal, "KGF'den 203 bin firma, 146,4 milyar TL faydalandı. Genişlemeci kamu maliyesi sonuç veriyor, rakamları izliyoruz. İstanbul Finans Merkezi kapsamında kanun çalışması Mayıs'ta meclise gelir" dedi.

Bakan Ağbal, " Finansal piyasalara yeni enstrümanların kazandırılmasını hedefleyen düzenlemeler var" şeklinde konuştu.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde sabah saat 08.00’da başlayacak serbest geçiş çalışmaları kapsamında gece saatlerinde hazırlıklara başlandı. Işıklı uyarı levhaları konulan köprünün Avrupa-Anadolu geçişinde toplam 8 gişeden 4’ü trafiğe kapatıldı. Sabah saat 08.00’da başlayan. çalışmalarla ilk aşamada 4 gişe serbest geçişe açıldı.

Ardından ise diğer 4 şeritte çalışmalar yapılacak. Çalışmaların ise 15 Temmuz’da tamamlanacağı öğrenildi.

Gişe kaldırma çalışmaları boyunca trafikte yoğunluk yaşanması söz konusu olurken. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Mahmutbey gişelerinde de aylarca süren çalışmalar sırasında yoğun trafik gündeme gelmişti.

Son zamanlarda zor günler geçiren Toshiba, kayıplarını azaltabilmek için bazı iş kollarını satıyor. Toshiba'nın finansal sıkıntılarının, nükleer güç birimi Westinghouse'un iflas erteleme başvurusunda bulunmasının ardından daha da derinleşebileceği belirtiliyor.

Gazetenin haberine göre Toshiba'nın TV biriminin satışı ile ilgili konuşulan rakam 'birkaç yüz milyon dolar'. Alıcıların da yakın bir zamanda teklif vermesi bekleniyor.

Nikkei Asian Review'un Toshiba'ya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bazı yabancı alıcılar satışa ilgi gösteriyor. Potansiyel alıcılar arasında Türk firması Vestel'in yanı sıra bazı Çinli firmalar da bulunuyor.

TOSHİBA'NIN ÜRÜNLERİNİ ÜRETİYOR!

Vestel'in halihazırda Toshiba ile imzalanmış bir lisans anlaşması bulunuyor. Eylül 2016'da imzalanan anlaşmaya göre, Vestel Toshiba markası lisansı altında televizyon üretimi, satışı, pazarlaması ve dağıtımını yapacak. İmzalanan marka lisans anlaşması ile Toshiba markalı televizyonların Avrupa'daki pazar payının orta vadede yüzde 5'in üzerine çıkarılması ve Vestel'in Avrupa televizyon pazarındaki rekabet gücünün ve markalı satışlarının artırılması hedefleniyor.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi Haziran'da devreye girecek" dedi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 'Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi inşallah haziran da devreye giriyor, buradan ürettiğimiz ürünleri bir lojistik merkezinden kalkarak dünyanın her yerine gönderebilir hale geleceğiz' dedi.

Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu Kesimhane Yapım İşi Temel Atma Töreni'nde konuşan Arslan, Kars’ta olduğu gibi Türkiye'nin farklı yerlerinde de benzer projelerin hayata geçirildiğini söyledi. Arslan, "Ülkemize hem istihdam anlamında hem hükümlülerimizin hayata daha iyi hazırlanması adına hem de ülkeye katma değer oluşturması adına çok önemli bir çalışma yaptıklarını ortaya koydular" dedi.

Arslan, projenin hayata geçmesiyle bölgedeki illerin de bundan nasipleneceğini ifade ederek, "Tarım ve hayvancılık bölgesiyiz. Sadece Kars'ta yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan var. Yine yaklaşık 600 bin küçükbaş hayvan var, 4 ili (Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı) üst üste koyarsanız bu dört katına çıkıyor. Biz hayvancılığı yapıyoruz, yetiştiriyoruz ama asıl besi yapıp ikinci bir gelir elde etmeye gelince hayvanı başka yerlere gönderiyoruz, yani bir hayvandan elde etmemiz gereken faydanın yarısını biz yarısını başkası sağlıyor. Halbuki kesimhaneyle birlikte biz hem yetiştireceğiz hem keseceğiz ama kesmeden önce de besleyeceğiz böylece besicilikten kaynaklanan gelirimizi iki katına çıkartacağız" diye konuştu.

Bölgenin tarımına ve hayvancılığına ilave katkı yapacak tesisin temelini attıklarını anlatan Arslan, "Daha önemlisi hükümlülerimizin çıktıktan sonra evlerine, köylerine gittikten sonra çok modern hayvancılığın yapılabilmesi, çok daha verim elde etmesi adına bir meslek sahibi olacaklar, bir tecrübe sahibi olacaklar ama zannetmeyin ki o tecrübe sadece onlarda kalacak, o kişi köyüne gittiğinde, mahallesine gittiğinde, mezrasına gittiğinde etrafındakilere de örnek olacak. Buranın faydası burayla sınırlı kalmayacak, her yere yayılacak hale getireceğiz" açıklamasında bulundu.

Arslan, bölgenin kalkınabilmesi, göç veren değil de göç alan bir bölge haline gelmesi adına milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, valilerle, bakanlarla omuz omuza çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

HAZİRAN'DA DEVREYE GİRİYOR

Cazibe Merkezleri Projesi'nin Kars'ta temelinin atıldığını anımsatan Arslan, "Bu bölge için Cazibe Merkezleri çok önemli, inşallah o kapsamda da yapacağımız yatırımlar sanayinin, endüstrinin gelişmesi adına kuracağımız fabrikalar bu bölgenin kalkınması için önemli. Ama tarım, hayvancılık bölgesinde burada elde edilecek ürünlerin işletilmesi entegre tesislerinde üretilmesi ve buradan başka pazarlara da sunulması çok önemli, bunlar da birbirinin tamamlayıcısı olacak." şeklinde konuştu.

Arslan, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi ile bölgede üretilen ürünlerin dünya ülkelerine daha hızlı bir şekilde gönderileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi inşallah haziran da devreye giriyor, buradan ürettiğimiz ürünleri bir lojistik merkezinden kalkarak, dünyanın her yerine gönderebilir hale gele geleceğiz. Ama sadece demiryolu değil, özellikle bölünmüş yolları, sıcak asfalt yolları ülkemizin her yerinde yapıyoruz ama bizim bölgemizde de Gürcistan'a Karadeniz'e ta Van'dan Akdeniz'e her yere erişilebiliyor. Bunun için de şehrimizin her tarafını bölünmüş yollarla komşu illerle bağlıyoruz, komşu illeri de başka illere bağlıyoruz. Sahara Tünelini yapıyoruz, Ardahan-Artvin arasını 20 dakikaya indiriyoruz. Artık 1,5-2 saat gitmek yok. Artvin de bölgemizin bir ili olarak bölgesel erişimi sağlamak için inşallah Ilgar'dan Gürcistan'a Sahara'dan Karadeniz'e ve bir şey daha yaptık, Aktaş Sınır Kapısı'ndan bir erişim var orada da Aşık Şenlik Tüneli'ni başlattık, inşallah seneye bitiyor. Ülkenin her yerine yaptığımız gibi bölgenin kalkınması için de gecemizi gündüzümüze katıyoruz."

"TÜRKİYE'NİN EN KAPASİTELİ TESİSİ OLACAK"

Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar da bugün temeli atılan tesisin gelecek yıl açılacağını söyledi. Uçar, "Bizim ceza infaz adalet sistemimizde suç işleyen kişileri hürriyetinden mahrum bırakarak dört duvar arasında tutarak amaca ulaşamazsınız. Önemli olan bunun ıslahı gerek, topluma kazandırılması gerek." dedi.

Projenin tamamlanması durumunda Türkiye'nin en kapasiteli tesisinin olacağını vurgulayan Uçar, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda 20 yıl önce temelini attığımız iş yurtlarının geldiği noktayı inanın toplum bilmiyor. Şu anda 40 bin hükümlü bu iş yurtlarında çalışıyor. Burada temelini atacağımız tesis kapasite itibariyle en büyük tesislerden birisi olacak. İşlevselliği ile Türkiye'nin en kapasiteli tesisi olacak. Çünkü hayvancılık denilince aklımıza Kars geliyor. Burada hem besihane hem kesimhane olarak faaliyetimizi devam ettireceğiz. Ayrıca vatandaş hayvanını getirecek parasını alıp gidecek. Yani bu tesis vatandaşımız için sigortadır, bir güvencedir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Bakan Arslan, AK Parti Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Bakan Yardımcısı Uçar, Kars Valisi Rahmi Doğan, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Kars Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Durmuş ve protokol üyeleri duanın ardından tesisin temelini attı.

Sadece işten atılanlar değil kendi isteğiyle işinden ayrılanlar da işsizlik maaşı alabiliyor. ‘Haklı fesih’ nedeniyle işten ayrılanların da bu maaşı alması mümkün. Çalışanların elini rahatlatan güvencelerden biri olan işsizlik maaşını işten ayrılanlar prim günlerine göre 10 aya kadar alabiliyor. Maaşlarını İŞKUR vasıtasıyla alan çalışanlar bazı şartları yerine getirmek zorunda. Sabah'ın haberine göre sadece işten atılanlar değil belli şartlarda istifa edenler de işsizlik maaşı alabiliyor. İşte çalışanların akıllarına takılan sorular ve cevapları:

İşsizlik maaşını kimler alabilir?

Bu haktan 4A'lı yani SSK'lı çalışanlar yararlanabiliyor. Banka sandıklarına tâbi olan çalışanlar da alabiliyor. Maaşı alabilmenin en önemli şartı çalışanın işten kendi istek ve kusuru dışında ayrılması.

İstifa eden maaş alamaz mı?

Kendi isteğiyle hiçbir gerekçesi olmadan işten ayrılanlar, yani istifa edenler işsizlik maaşına başvuramıyor. Ancak İş Kanunu'nda 'haklı fesih' tanımına giren durumlarda çalışanın işsizlik maaşı alma hakkı var. Haklı fesihle istifa edenler, haklı olduklarını ispatlarsa işsizlik maaşına başvurabiliyor. Eğer konu mahkemeye intikal etmişse sonucuna göre yine işsizlik maaşı alınabiliyor. Maaşın ödenmemesi, gerçek ücretin saklanması, mobbing, iyi niyet ve ahlak kurallarına uyulmaması, sağlık gerekçeleri haklı fesih kapsamına giriyor.

Her sigortalı işsizlik maaşı alır mi?

İşsizlik maaşı alabilmek için son 3 yıl içinde farklı işyerlerinde de olsa en az 600 gün prim ödemek gerekiyor. Yine işten ayrılmadan önceki 120 günde de eksiksiz prim ödenme şartı aranıyor

İşsizlik maaşının bir sınırı var mı?

Maaşın süresi yatırılan prime göre değişiyor. Buna göre son 3 yılda 600 gün primi olan çalışan 6 ay, 900 gün primi olan 8 ay ve 3 yılın tamamında yani bin 80 gün primi olanlar 10 ay boyunca işsizlik maaşı alabilir.

Herkes aynı maaşı mı alıyor?

Rakam çalışanın maaşına göre değişiyor. Yüksek maaş alan çalışanların işsizlik ücreti de yükseliyor. Ancak burada bir sınır da var. İşsizlik maaşı brüt asgari ücretin yüzde 40'ı kadar oluyor. Ancak üst sınır brüt asgari ücretin yüzde 80'i kadar. Bu da 2017 için 1.411,21 lira olarak uygulanıyor. Bu paradan sadece damga vergisi kesilebilir.

İşsizlik maaşı alanın sigortası devam eder mi?

İşsizlik maaşı alanların Genel Sağlık Sigortası primleri İŞKUR tarafından ödeniyor. Kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları ve eşleri de sağlık hizmetinden yararlanıyor. Ancak bu süreler emeklilik hesabından sayılmıyor.

İş bulurlarsa para kesilir mi?

Maaş alanlar bu süre içinde yeni bir iş bulurlarsa durumu İŞKUR'a bildirmek zorundalar. Bu durumda maaşları kesiliyor. Bildirim yapmayanların çalıştığı tespit edilirse ödenen paralar faiziyle geri alınır. Yeniden işsiz kalan çalışan belli şartlarda kalan işsizlik maaşını alabilir.

Emekli olan işsizlik maaşı alabilir mi?

Emeklilik ya da 15 yıl 3.600 gün şartıyla ayrılanlar alamıyor. Askere gitmek için ayrılanlar ise askere gidene kadarki sürede alabiliyor. Kalan kısmı ise askerden döndükten sonra alıyor.

Başvuru için süre var mı?

İşten ayrıldıktan sonra 1 ay içinde İŞKUR'a başvurmak gerekiyor. Bu süreyi geçirirseniz geçen her zaman sizin alacağınız işsizlik maaşı süresinden kesiliyor.

Bağ-Kur'lular da alabilir mi?

Esnaf Ahilik Sandığı ile artık bu yol açıldı. 1 Ocak'tan itibaren belli miktarda prim yatıran Bağ-Kur'lular da işyerlerini kapattıklarında işsizlik maaşı alabilecek.


Ortaköy'deki Reina kulübüne yılbaşı gecesi saldırı düzenleyen terörist, İstanbul Esenyurt'ta sağ olarak yakalandı. Operasyon sırasında polise direnen "Ebu Muhammed El Horasani' kod isimli terörist Abdülkadir Masharipov'un 4.5 yaşındaki oğlu da yanındaydı. İstanbul Valisi ile Emniyet Müdürü, saat 10.30'da açıklama yapacak

İSTANBUL VALİSİ ŞAHİN:  39 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ

İstanbul Valisi Vasip Şahin olay yerinde açıklamarda bulundu. Şahin yaptığı açıklamada; "Gece 01.15 sıralarında bir eğlence merkezimizde bir terörist, uzun namlulu silahla önce kapı önünde bekleyen polis memurumuzu şehit ederek, ardında da bir vatandaşımızı şehit ederek içeri girmiştir. Maalesef içeride çok vahşice, acımasızca, sadece yılbaşını kutlamak üzere gelmiş masum insanların üzerine kurşun yağdırarak bu olayı meydana getirmiştir. Bu bir terör saldırısıdır. En az şu ana kadar 39 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bir tanesi polis memuru.  65 yaralımız hastanede tedavi altındadır. Araştırmalar yapılıyor. Bundan sonra detaylı açıklamalar yapılacak" ifadelerini kullandı.

RTÜK'TEN YAYIN YASAĞI

RTÜK'ten yapılan açıklamada, Başbakanlık tarafından, İstanbul'da 39 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin yayın yasağı getirildiği bildirildi.

.

.

.

Advertisement
En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.