Diyanet İşleri Başkanlığınca 81 il müftülüğüne gönderilen genelgeyle, kış saati uygulamasının kaldırılması nedeniyle Diyanet Takvimindeki namaz saatlerine 30 Ekim'den itibaren bir saat eklenerek ezanların okunması istendi. Diyanet İşleri Başkanlığı, müftülüklerden, kış saati uygulamasının kaldırılması nedeniyle, daha önceden hazırlanan Diyanet Takvimindeki namaz saatlerine 30 Ekim'den itibaren bir saat ekleyerek ezanların okunmasını istedi. Diyanet İşleri Başkanlığınca hazırlanan ileri saat uygulaması genelgesi, 81 il müftülüğüne gönderildi.

Genelgede, Diyanet Takviminin ön yüzünde bulunan namaz vakitlerinin Bakanlar Kurulunun saatlerin geri alınması kararına göre yayına hazırlandığı ve basımının yapıldığı belirtilerek, Bakanlar Kurulunun yeni kararı uyarınca yaz saati uygulamasının yıl boyu sürdürülmesinin kararlaştırıldığı hatırlatıldı. Bu durumda, 30 Ekim-31 Aralık arasındaki günlerde, takvimlerde yer alan namaz vakitlerine bir saat eklenerek ezanların okutulması gerektiği bildirildi.

Öte yandan, Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, yaz saati uygulamasının devam etmesi dolayısıyla vatandaşların da bu duruma dikkat ederek Diyanet Takvimindeki namaz saatlerine bir saat eklemeleri uyarısında bulundu.

Resmi Gazete'de 8 Eylül de yayımlanan Bakanlar Kurulu kararıyla 30 Ekim Pazar günü 04.00'ten itibaren saatlerin bir saat ileri alınması uygulaması olan "kış saati" uygulaması kaldırılmıştı.

Çocukluğunda anne ve babasının ayrılmasının ardından bir süre sokaklarda yaşamak zorunda kalan 79 yaşındaki Türkan Kasap, sahipsiz bulduğu yaralı, hasta ve yavru hayvanların bakımını üstleniyor. Meşrutiyet Mahallesi’nde ikamet eden ve 6 yıl önce eşini kaybeden Türkan Kasap çocukluğundan bu yana sokakta bulduğu yavru, hamile, yaralı veya terk edilmiş kedilerin bakımını yaşadığı tek katlı evinin önünde yapıyor.

Sahipsiz hayvanlara her gün evinde özel hazırladığı yiyeceklerden veren, gününün büyük bölümünü onları severek geçiren Kasap, hayvan sevgisiyle çevresindekilerin de takdirini kazandı.

ACINACAK HALDEYİM AMA “ÖNCE ALLAH SONRA HAYVANLAR” DİYORUM

Kasap, başıboş kedi ve köpeklere çocukluğundan bu yana yardım eli uzattığını, hasta olduklarında da göz damlası, merhem gibi ilaçlar alarak onlarla ilgilendiğini söyledi.

Bu hayvanların bakımı, aşısının yapılması ve iyileştirilmesi için ilgililer ile de sürekli irtibat halinde olduğunu dile getiren Kasap, şöyle devam etti:

“Ben hayvanlara çok acıyorum. Şu anda oturduğum evimin önünde sabah akşam 50’yi aşkın kedi toplanır, her gün onları doyururum, severim, onlarla oynarım. Sadece kediler değil, köpeklere de bakıyorum. Kalp rahatsızlığım var, yaşlılığa bağı olarak çok fazla ayakta duramıyorum ve hareket edemiyorum. Kendim acınacak haldeyim ama ‘Önce Allah, sonra hayvanlar’ diyorum.

Sağolsun, komşularım yiyecek getiriyor, mama alıyorlar. Ben de tavuk kemiği alıyorum, onları tencerede kaynatıp içine ekmek atıyorum. Yiyebilsinler diye elimle iyice ezerek gazete üstüne seriyorum. Sonra geliyorlar, yiyen gidiyor, yiyen gidiyor.”

“KİMSESİZ KALDIĞIMDA HAYVANLAR AİLEM OLMUŞTU”

Bebekliğinde anne ve babasının ayrılması, annesinin de daha sonra vefat etmesinin ardından bir süre sokaklarda yaşamak zorunda kaldığını ve çoğu zaman köpeklerle yattığını anlatan Kasap, hayvan sevgisi oluşmasında bunun büyük etkisi olduğunu dile getirdi.

Hayvan sevgisinden dolayı Uluslararası Avrasya Köpek Irkları Koruma Federasyonunca (AVKIF) kendisine plaket takdim edilen Kasap, 3 ayda bir aldığı 650 lira tutarındaki 65 yaş aylığıyla 50 lira kira ödediği derme çatma evinde geçimini sürdürüyor

En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.