Dinimizi hedef almak için hiçbir fırsatı kaçırmayan alçaklar şimdi de bu girişimlerini bilgisayar oyunları üzerinden gerçekleştiriliyor. Kimisi Kabe'nin kapısı şeytan kulesine giriş sembolü olarak kullanıyor, kimisi ise Kur’an-ı Kerim’e ağır derecede saygısızlık yapıyor. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Gençlik ve Spor Bakanları 3. Konferansı kapsamında hazırlanan "Oyunlarda İslamofobi" kitapçığıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Bakan Kılıç, dünyada İslamofobinin yayılmaya çalışıldığını dile getirerek, "Aynı zamanda bilgisayar oyunlarının içerisinde dijital dünyada bizim yaptığımız araştırmalar sonucunda İslamofobik birtakım unsurların oyunların içerisine yerleştirilmiş olduğunu görüyoruz. Dinimizce kutsal olarak görülen, birçok simgenin maalesef olumsuz anlamda bazı oyunlarda kullanıldığını tespit ettik. Bununla ilgili zaten çalışmalar yapıyoruz. Bunu özellikle dile getirmemizin nedeni İslam dünyasının ve İslam dünyasında sorumluluk almış kişilerin bunun farkında olarak tedbirlerini almaları, çocukları ve gençleri bu algı operasyonuna karşı korumaları." diye konuştu.

İNGİLİZCE OLARAK DA BASILDI

Gençlik ve Spor Bakanlığınca hazırlanan "Oyunlarda İslamofobi" kitapçığında, her gün milyonlarca kişi tarafından oynanan dijital oyunlardaki İslam karşıtı ses, görsel ve karakterle vurgu yapılırken, söz konusu oyunların en popüler olanları hakkında bilgiler verildi. Konferans kapsamında davetlilerin de ilgisine sunulan kitapçık Türkçe ve İngilizce olarak basıldı.

Kitapçıkta İslamofobik içerikleri tespit edilen bazı oyunlar ise şöyle sıralandı:

"GUITAR HERO-3: Konser havasındaki oyun, oyunculara sahnede müzik aleti çaldırma üzerine kurulu. Milyonlarca kullanıcı tarafından talep gören bu oyun sahnede karakteri coşkulu sıçrayışlarla Arapça 'ALLAH' ibaresinin üzerinde dans ettirmektedir.

DEVIL MAY CRY 3/DANTE’S AWAKENING: Dünyaca ünlü Third Person'ın 3. nesli oyununda da; Müslümanların kıblesi olan Kabe'nin kapısı şeytan kulesine girişin sembolü olarak kullanılıyor.

RESIDENT EVIL: Milyonlarca kullanıcısı olan oyunda Hz. Muhammed'in mezarının kapısı, düşmanların ordular halinde geldiği kötülüğün kaos ortamının kaynağı olarak lanse ediliyor. Mescid-i Nebevi'nin kapısının üzerinde İlluminati sembolü yerleştirilirken, oyunun kütüphanede geçen kısmında ise tüm kitaplar raflardayken sadece Kur'an-ı Kerim yerde gösteriliyor.

CALL OF DUTY: Seri bazlı düşünüldüğünde, dünyanın gelmiş geçmiş en büyük oyun serisi haline gelen Call Of Duty'de harabe bir evin tuvaletinde, kirli bir klozetin tam üstünde hadis-i şerif ile bezeli olan bir çerçeve asılı olduğu tespit edildi. Oyun firmasına giden şikayetler üzerine kaldırılan görsel yerine siyah renk bir çerçeve konuldu.

HITMAN: DNA'sı ile oynanmış bir asker oyun senaryosuna göre düşmanları öldürmeye ve görevleri yerine getirmeye uğraşır. Türkiye'de de yılın en iyiler arasında yer alan oyunda, İslam'ı aşağılayan görseller kullanıldı.

COUNTER STRIKE: Dünyaca ünlü asker terörist çatışmasına dayalı keskin nişancı oyunu Counter Strike'da teröristler yaralanırken ya da ölürken 'Allahu Ekber' ve 'La ilahe illallah' çığlıkları atıyordu. İslam dünyasının yoğun tepkisi üzerine oyun kurucular tarafından oyuna güncelleme getirilerek ses efektleri oyundan çıkarıldı.

SERIOUS SAM: Dünyayı canavarlardan koruma üzerine kurulu oyunda yaratıklar, Hz. Ali'nin kabrinden türemektedir. Bu sebeple ağır silahlarla Hz. Ali'nin kabrine saldırı içeren bir oyundur.

CLIVE BARKERS UNDYING: Oyunda ilerleyen bölümlerin birinde ana karakter şeytanın saldırısına uğramaktadır. Şeytan, sabit konumda bu saldırıları gerçekleştirirken ayetlerden birinin üzerinde durmaktadır.

ZACK & WIKI: Oyunda kötülük sembolü düşmanlar ölürken 'Allahu Ekber' sesi çıkarıyor.

AYO DANCE: Oyunda Dj 5.000.000 puan kazandığında Kuran-ı Kerim'in üzerinde şarkı söyleyip dans ediyor.

MUSLIM MASSACRE: Oyun çarşaflı kadınlar ve sakallı adamları öldürme üzerine kuruludur. Oyun sonunda Hz. Muhammed'in öldürülmesi isteniyor.

BOMB GAZZE: Gazze'yi bombalayıp, çarşaflı kadınları ve cübbeli erkekleri öldürme üzerine kurulu bir oyundur.

MINARETT ATTACK: Oyunda dağların hemen önünde kiliseleriyle sakin bir İsviçre şehri vardır. Ancak 'başlat' komutunu verir vermez yerden şehri işgal edecek biçimde minareler yükselmektedir. Oyuncu ne kadar minare ya da müezzin vurursa o kadar puan almaktadır. Vurulamayan müezzinler, oyunu kaybetmiş olmanın bir getirisi olarak durmadan ezan okumaktadırlar.

PACMAN: Dünyaca ünlü Pacman'in bir versiyonu Müslüman, çarşaflı kadınları toplayarak ilerleme oyunudur."

Google’ın Android ve Chrome’u birleştirdiği yeni bir işletim sistemi üzerinde çalıştığı söyleniyordu. Şimdi yeni bir rapor, şirketin Andromeda adlı yeni melez işletim sistemini, gelecek ay yeni Pixel cihazlarıyla birlikte duyuracağını iddia ediyor. Wall Street Journal gazetesinin bildirdiğine göre Google, 2017 yılında Android işletim sisteminin içine Chrome OS katmayı planlıyor ve 2016 bitmeden ön izleme sürümünü tanıtmaya hazırlanıyor.

Google kıdemli başkan yardımcısı Hiroshi Lockheimer, Android, Chrome OS ve  Google Play başta olmak üzere Google’da büyük değişikliklerin olacağını söyleyen bir tweet attı. Bu değişikliklerin 4 Ekim’de düzenlenecek etkinlikte duyurulması bekleniyor. Android- Chrome birleşimi ile gerçekleşecek bu işletim sisteminin kod adıAndromeda. Android 7.0 Nougat AOSP içinde yaklaşık aynı referanslar tespit edildi ve görünüşe göre Google, Nexus 9 üzerinde bu işletim sistemini test ediyor. Google’ın Andromeda ile neler sunacağı merak konusu oldu ve 4 Ekim’de düzenlenecek etkinlikte tüm merak edilenler cevabını ulacak.

90'lı yıllarda sıkça söz ettiren atari oyunlarının en unutulmazı olan "Duck Hunt" yani bildiğimiz adıyla ördek vurmaca oyunundaki tabancanın nasıl çalıştığı dönemin çocuklarının en çok merak ettiği konuların başında yer alıyordu. Hala merak edenler için işte sorunun yanıtı:
Oyunu oynarken kullandığımız o tabanca, tıpkı oyunun kendisi gibi, Nintendo'nun üretimiydi. Asıl ismi NES Zapper'dı ve "Light Gun" (Işık silahı) ismi verilen işaretleme cihazı grubunda yer alıyordu. Bu cihazlar, günümüzdeki benzerlerinin aksine, ekrana ışık göndermiyor, üzerlerinde bulunan bir fotodiyot vasıtasıyla ekrandan gelen ışığı tanıyorlardı. 
Tabancanın ekranın hangi bölümüne tutulduğu nasıl anlaşılıyordu?
Şöyle ki; silahın tetiği çekildiğinde, ekran bir anlık siyaha düşüyor ama ördekler beyaz olarak kalıyor. Daha sonra ekran parça parça beyaza boyanıyordu. Ekranın silahın baktığı bölümü beyaza boyandığında silahtaki cihaz, ışığı algılıyor ve böylece silahın nereye tutulduğu anlaşılmış oluyordu. Bu esnada oyuncu genelde hiç bir şey fark etmiyordu, çünkü her şey saliseler içerisinde gerçekleşiyordu. Bunun sonrasında NES Zapper, ekran siyaha düştükten sonra, her hedefi sıralı olarak beyaz ışığa boyuyordu. Daha sonra, diyod ışığı algılayınca, ekranda boyanan hedefin vurulduğu anlaşılıyordu. Diyod, makineye hedefin vurulduğunu bildirirken; hedeflerin sıralı boyanıyor oluşu, hangi hedefin vurulduğunun anlaşılabilmesine imkan sağlıyordu. Bu sistem yıllarca oyun dünyasında kullanıldıktan sonra, yerini yeni nesil işaretleme cihazlarına bıraktı. Pek çok eksiği olan bu sistemin zamana yenilmesinin en önemli sebebi, ekran teknolojisindeki değişimlerdi. 

Ülkenin resmi haber ajansı Şinhua, 500 metre çapındaki Küresel Diyafram Radyo Teleskop'un, (FAST) Guicou eyaletindeki Pingtang kasabasında göreve başladığını duyurdu.

"Tienyen" (Gök Gözü) adı verilen ve yapımı bir milyar 200 milyon yuana (yaklaşık 180 milyon dolar) mal olan radyo teleskobun, uzaydaki yaşam bulgularını saptamak için çalışmalar yapacağı bildirildi.

Yapımına 2011 yılında başlanan Gök Gözü'nün, daha doğru ve sağlıklı radyo sinyali alabilmesi için bulunduğu bölgenin beş kilometre civarında yaşayan yaklaşık 8 bin kişinin başka bölgelere tahliye edildiği belirtildi. Taşınmaları istenilen halkın zararını karşılamak amacıyla 269 milyon dolarlık devlet fonu ayrıldığı kaydedildi.

Tienyen, Porto Riko'da bulunan 300 metre çapındaki Arecibo'yu geçerek dünyanın en büyük radyo teleskobu olurken, ölçüm hızının da Arecibo'dan 10 kata kadar daha hızlı olduğu vurgulandı.

Pekin yönetimi, 2022 yılına kadar yörüngede kalıcı bir uzay istasyonu kurmayı hedefliyor. Çin, bu hedefine ulaşması durumunda ABD ve Rusya'nın ardından uzay istasyonu kuran üçüncü ülke olacak. Pekin yönetimi, bu hedefi doğrultusunda 15 Ekim'de uzay modülü Tiengong-2'yi (Gök Saray-2) yörüngeye fırlatmıştı. Gök Saray-2, gelecek ay fırlatılması planlanan insanlı uzay mekiği, Şıncou-11 ile yörüngede kenetlenecek.

Çin, uzay projesi kapsamında gelecek iki yıl içinde Mars'a da bir misyon göndermeyi planlıyor.

Telekomünikasyon, İnternet ve Bilgi Teknolojileri Derneği Başkanı Serhat Özeren, 4,5G teknolojisinde SIM kart değişiminin bu yılın sonuna kadar ücretsiz olacağını belirtti. TEDER Başkanı Özeren, "4,5G'de SIM kart değişimi bu yılın sonuna kadar ücretsiz olacak." dedi.

"38,6 MİLYON ABONE 4,5G'Yİ TERCİH ETTİ"

Telekomünikasyon, İnternet ve Bilgi Teknolojileri Derneği (TEDER) Başkanı Serhat Özeren, AA muhabirine yaptığı açıklamada, 4,5G teknolojisine 1 Nisan itibarıyla geçildiğini anımsatarak, Türkiye'de 73,6 milyon mobil aboneden 38,6 milyonunun yüksek mobil internet hızı ve daha fazla data kapasitesi sunan 4,5G'yi seçtiğini söyledi.

"PENETRASYON ORANI YÜZDE 106"

Bilişim sektörünün 2003'ten itibaren her yıl istikrarlı bir şeklide büyüdüğüne dikkati çeken Özeren, "Mobil cihazların genellikle 9 yaş üstü kişiler tarafından kullanıldığı varsayımından hareketle 0-9 yaş nüfus ve Makineler arası iletişim (M2M) kullanıcıları hariç olmak üzere mobil penetrasyon oranı yüzde 106 olarak gerçekleşti" diye konuştu.

4,5G UYUMLU CİHAZ SAYISI 20 MİLYONU AŞTI

Özeren, 1 Nisan 2016'da başlayan 4,5G hizmeti için cihazı ve SIM kartı uygun olan aktif abone sayısının haziran sonu itibarıyla 13 milyon 256 bin 457 olduğunu belirterek, 4,5G uyumlu cihaz sayısının ise 20 milyon 72 bini aştığını kaydetti.

SIM KART DEĞİŞİKLİĞİ YIL SONUNA KADAR ÜCRETSİZ

Mobil haberleşme hızını 3G'ye göre 10 kat artıran bu teknolojiden yararlanmanın en önemli koşullarından olan SIM kart değişiminin operatörler tarafından yıl sonuna kadar ücretsiz yapılacağını anlatan Özeren, "1 Ocak 2017 itibarıyla ise operatörler tercihlerine göre SIM kart değişimini ücretlendirebilecek. Bu nedenle aboneler, SIM kartlarını ücretsiz değiştirmek için acele etsin" değerlendirmesinde bulundu.

Sosyal medya devi Facebook, son iki yıldır paylaşılan videoların 'ortalama izlenme süresi" ölçümünün bir hata nedeniyle abartıldığını itiraf etti. Facebook, videolarının sosyal ağda gördüğünüz rakamlardaki kadar çok seyredilmediği, hesaplamada bir hata yapıldığı ortaya çıktı.

Facebook, 2014'te videolu reklamları sunmaya başladıktan itibaren ortalama görüntüleme sayılarını yanlış hesapladı, çünkü üç saniyeden kısa süren görüntülemeleri saymıyordu. Yanlışlığın yüzde 60 ile 80 arasında olduğu düşünülüyor.

Öte yandan ölçümde videoyu üç saniyeden az izleyen kullanıcılara yer verilmedi.

Robotlar günümüzde suç işlemek bir yana dursun düz yolda yürümekte bile zorlanıyor. İnsansı hareketler sergileyebilen robotlar şaşkınlıkla karşılanıyor ve robotlar insanların isteklerini yerine getirmekten fazlasını yapamıyor. Fakat bir öngörüye göre gelecekte robotlar çok daha tehlikeli bir hal alacak. Güç gerektiren işlerde insanın yerini yavaş yavaş robotlar alıyor. 
LOG'un haberine göre markalar için stratejiler belirleyen Future Laboratory’den Tracey Follows, gelecekte bu robotların hacklenerek kötü işlerde kullanılabileceğini belirtiyor. Robotların insanlara saldırmasının sağlanabileceği ve hatta intihar saldırılarında kullanılacağı ileri sürülüyor...2040’lı yıllar geldiğinde robotların işlediği suçların insanlara oranla daha fazla olacağı belirtiliyor. Uzmanlar da robotların günlük hayattaki yerinin artmasının gelecekte bu tür sorunları arttıracağından endişeleniyor. Terminatör filmini aratmayan bu tahminlerin gerçeğe dönüşüp dönüşmeyeceğini zaman gösterecek.

ABD merkezli yayın kurum CNBC, dev şirketlerin Twitter ile ilgilendiğini duyurdu,

ABD'li yayın kurumu CNBC, sosyal medya sitesi Twitter'ı satın almak isteyen şirketler bulunduğunu, ancak satışın derhal gerçekleşmesinin beklenmediğini ifade etti. ABD merkezi kaynaklara dayandırılan haberde, Twitter ile ilgilenen şirketler arasında Google ve Salesforce'un bulunduğunun tahmin edildiği belirtildi.
Geçtiğimiz günlerde Apple'ın dünyaca ünlü McLaren'ı satın almak için görüşmelere başladığı haberleri teknoloji ve otomotiv dünyasında büyük ilgi toplamıştı.

FETÖ çatı iddianamesinde örgütün gizlilik için kullandığı haberleşme tekniklerine de yer verildi. “FETÖ her yerde ve hiçbir yerdedir” tespitinde bulunan savcılık en çok CISCO marka telefonların örgüt tarafından tercih edildiğini belirtti. Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) gizlilikten taviz vermediği haberleşme yöntemleriyle ilgili çatı iddianamede çarpıcı tespitlere yer verildi. Örgütün yöntemleri ve kullandıkları iletişim araşları anlatılırken, tercih ettikleri telefon markasının CISCO olduğu belirtildi. CISCO IP hatlı telefonlar kriptolu görüşme imkanı da sunuyor.

FETÖ HER YERDE VE HİÇBİR YERDEDİR

15 Temmuz darbe girişiminden birkaç gün önce mahkeme tarafından kabul edilen çatı iddianamede ihanet şebekesinin gizliliğe verdiği önem “Fetullahçı Terör Örgütü her yerde ve hiçbir yerdedir” tespitiyle anlatıldı. İddianamede “Siyasi iddialarını hiçbir zaman açıktan dile getirmezler. Dünya genelinde yaklaşık yüz altmış ülkede faaliyet gösteren, yüz binlerce mensubu olan FETÖ için haberleşme, talimatların alınıp verilmesi, gelişmelerin güvenli ve zaman kaybetmeksizin aktarılması, faaliyetlerin sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için hayati öneme sahiptir. Faaliyet alanların çeşitliliğine paralel olarak FETÖ’nin haberleşme yöntemleri de çeşitlilik arz etmektedir. Yazılı değil sözlü iletişim ve koordinasyon ön plandadır. ‘Yüz yüze’ iletişim tekniği asıldır” denildi.

FETÖ’NÜN HABERLEŞME YÖNTEMLERİ 

İddianameye göre, örgüt mensuplarının haberleşmede kullandıkları yöntemler şöyle:

1-) Ru be ru (Yüz Yüze): Birinci derecede iletişim şekli ru be ru (yüz yüze) şeklindedir. Eskiden örgüt toplantılarında alınan kararlar küçük kağıtlara yazılıp daha sonra bu kağıtlar mutlaka imha edilmektedir.  Ancak acil durumlarda görüşülmesi gereken bir kişi veya konu varsa mutlaka yüz yüze gerçekleştirilmekte, mecbur kalınmadıkça telefonla görüşme yapılmamaktadır. Çağrı cihazları cep telefonu yaygınlaşmadan önce örgüt tarafından haberleşme aracı olarak yaygın olarak kullanılmıştır.

3 AYDA BİR TELEFON VE HAT DEĞİŞTİRİLİYOR

2-) Cep Telefonları: Örgüt içinde en önemli haberleşme aracı "cep telefonu hatları"dır. Ancak bu hatlar, genel olarak başkası adına kayıtlı ya da FETÖ kontrolündeki kurum/kuruluş adına kayıtlı olan, abone bilgilerinden gerçek kullanıcısına ulaşılamayan numaralardır. Yaklaşık 3 ayda bir yeni bir GSM hattı temin edilmekte ve eski hatla birlikte telefon cihazı da değiştirilmektedir. Cep telefonunda yine de her şey konuşulmaz. Genel ve dinleyenin anlaması mümkün olmayan konular konuşulur. Örgütün sorumlu düzeyde bulunan elemanları deşifre olmamak için kendi adlarına olmayan gsm hatları kullanmaktadırlar.

Telefon ile yapılacak görüşmelerde örgüte ait tabirler ve Fetullah Gülen’in ismi kesinlikle söylenmemektedir. Buluşma yerlerinin isimleri açıktan söylenmeyip mutlaka karşı taraftaki örgüt mensubunun anlayabileceği şekilde şifrelendirilmektedir. Örneğin “İzmir Caddesindeki Yenirenk Dershanesinde buluşalım yerine, oranın müdürü Hüseyin Bey ise “Hüseyin Beyin yerinde buluşalım” gibi kısa cümleler kullanılmaktadır.

BYLOCK, KAKAO, TALK...

3-) İnternet Programları: İnternet üzerinden haberleşmeye imkan tanıyan “Skype, Tango, Kakao, Talk, Viber, Line, WhatsApp” vb. programlar şifreli ve düşük maliyetli olması nedeniyle haberleşmede örgüt tarafından sık kullanılmaktadır. “Acrobits, Softphone, Bylock” isimli programlar ile de cep telefonunda kullanılan internet aracılığıyla güvenli kriptolu, şifreli görüşmeler yapılmaktadır. Tibnot isimli program ile de örgütün Türkiye genelindeki bütün mensupları üzerinden bilgiler toplayıp biriktirdiği tespit edilmiştir. 

YURTDIŞIYLA KRİPTOLU GÖRÜŞME

4-) Kriptolu Ip Hattı: Kiralık hatlar vasıtasıyla kriptolu IP telefon kullanılması, özellikle yurt dışındaki okullarla irtibatta kullanılan yöntemlerdendir. FETÖ mensupları CISCO marka IP telefon kullanmakta olup, söz konusu hatlara dair güncellemeler ve kriptolama işlemleri, FETÖ kontrolündeki Sürat Bilişim tarafından gerçekleştirilmektedir.

PENSİLVANYA’DA 3 İSİM TALİMAT VERİR

5-) Canlı Kurye: Canlı kurye kullanılması, en sağlıklı haberleşme yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Talimat almak ve faaliyetler hakkında bilgi vermek amacıyla doğrudan ABD Pensilvanya’ya gidilmek suretiyle Fetullah Gülen, Cevdet Türkyolu ve Mehmet Yaşa ile "yüz yüze" görüşülmekte ve talimatlar bizzat alınmaktadır. Fetullah Gülen’in, “çok mahrem hususların ru be ru görüşülmesi” yönünde talimatı vardır. FETÖ mütevellisi içerisinde yer alan Naci Tosun ile iş adamı İzzet Akyar, Fetullah Gülen’den doğrudan talimat alarak yapılanmaya aktaran şahıslardandır...

6-) Buluşma: Haberleşmede kullanılan bir yöntem ise aile toplantıları, piknik ve çay bahçesi buluşmaları şeklinde gerçekleşmektedir. Önemli ve uzun süre konuşmayı gerektiren ve organizasyon yapılıp planlama yapılacak hallerde bir vesile ile aileler olduğu halde bir araya gelen örgüt üyeleri bir fırsatını bulup konuşarak haberleşmeyi sağlamaktadırlar.           

7-) Sosyal Medya: Bu örgütlenme haberleşmesini sosyal veri ağlarını kullanarak denetlenemeyen teknik ağ sistemi üzerinden sağlamaktadır. Günümüz teknolojisi ile yurtdışında bir terör örgütünün yönetilmesi mümkün ve çok kolay bir iş haline gelmiştir. El Kaide gibi terör örgütleri her ülkede örgütlenmiş olup Afganistan'daki ve Pakistan'daki ana üstlerinden yönetilmektedir. Paralel yapılanmada Pensilvanya'daki ana merkezden kolaylıkla yönetilebilmektedir. 

8-) Not ile Haberleşme: Örgüt mensuplarının “not” ile haberleşmesi eskiden yaygın iken giderek azalmıştır. Bu daha çok kamu idareleri içinde ve gizlilik gerektiren durumlarda kullanılan bir yöntemdir... 

Kanadalı ve Çinli bilim adamları, fiber optik ağda bilgiyi bir yerden diğer yere fiziksel herhangi bir şey üzerine yüklemeden aktarmayı başardı. Sonuçları Nature Photonics dergisinde yayımlanan araştırmalarda, iki farklı ekip, iki şehirde fiber optik ağda kilometrelerce uzağa bilgi ışınladı.

Bilginin, "Uzay Yolu" filmi serisinde izlenenden farklı bir teknikle ışınlandığı, araştırmalarda kullanılan düzeneklerin, gelecekteki kuantum internetinin yapı taşlarından biri olarak görülebileceği ifade edildi.

Kanadalı bilim adamı Wolfgang Tittel ve meslektaşlarının araştırmasında, bir fotonun kuantum hali, Calgary kentinde 8,2 kilometre uzağa ışınlandı.

Diğer araştırmada da Çin Teknoloji ve Bilim Üniversitesinden Çiang Cang ve Cian-Vey Pan, Hıfey kentinde 30 kilometrelik fiber optik ağda bilgi ışınlamak için farklı bir düzenek kullandı.

Uzak mesafeler arasında ışınlamanın, kuantum kriptografinin vadettiği son derece güvenli iletişime yönelik önemli bir adım olarak nitelendiriliyor.

Defense News dergisi tarafından hazırlanan 'Defense News Top 100' listesi yayımlandı. Listede iki Türk firması da yer aldı. Defense News dergisi tarafından bir önceki yılın savunma satışları baz alınarak hazırlanan 'Defense News Top 100' listesi yayımlandı. Bu yıl listede iki Türk firması yükselişe geçti. Aselsan, dünyanın en büyük savunma sanayisi kuruluşları listesinde dört sıra yükselerek 58'inci olurken, Türk Havacılık ve Uzay Sanayii AŞ (TUSAŞ/ TAI) altı basamak birden sıçrayarak 72'nci sıraya oturdu. Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın bir kuruluşu olan Aselsan, bu yıl açıklanan listede 1 milyar 26 milyon dolar ciro ile yer aldı.

10 YILDA 35 BASAMAK ATLADI

Dünyanın ilk 100 savunma sanayisi şirketi listesine 2006'da 93'üncü sıradan giren Aselsan, böylece 10 yılda 35 basamak birden yükselmiş oldu. Listeye giren diğer Türk firması TAİ, bu yıl 886.5 milyon dolarlık ciro elde etti. Listenin ilk 3 sırasında 40.6 milyar dolar ciroyla Lockheed Martin, 30.4 milyar dolarla Boeing, 25.3 milyar dolarla BAE Systems yer aldı.

Diğer Makaleler...