Haber Başlıkları

Grid List

Ülkenin kuzeybatısındaki Cendube kentinde ABD'li iki ajan gözaltına alındı. Tunus'ta ABD'li iki ajan "terör" suçlamasıyla gözaltına alındığı bildirildi. Tunus İçişleri Bakanlığına yakın kaynaklardan alınan bilgiye göre, ülkenin kuzeybatısındaki Cendube kentinde ABD'li iki kişi gözaltına alındı. Soruşturmada, söz konusu kişilerin"terörist fikirler benimsediklerinin"tespit edildiği belirtildi. Ayrıca şüphelilerin bilgisayarlarının incelendiği ve bunlarda, terör örgütlerini yücelten videoların bulunduğu kaydedildi.

Söz konusu Amerikalıların basın alanında öğrenim görmek amacıyla Tunus'a geldiği ifade edildi. Şüphelilerden birinin, bir Tunuslu ile evli olduğu ve Suriye'de iken bir terör grubunun mensubu olduğu aktarıldı.

Fas'ın Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Abdulillah Benkiran, ilk sonuçlara göre, partisinin açık ara farkla birinci çıkacağını söyledi. Fas'ta, Adalet ve Kalkınma Partisi (PJD) Genel Başkanı ve Başbakan Abdulillah Benkiran, parlamento seçimlerinin ilk sonuçlarına göre, partisinin açık ara farkla birinci çıkacağını söyledi. Benkiran, Başkent Rabat'ta bulunan PJD merkezinde partililerine hitap etti.

Seçim sonuçlarında partisinin önde gittiğini belirten Benkiran, "Ülkenin çeşitli bölgelerinden bize ulaşan sonuçlar gayet olumlu. İnşallah açık ara ile birinci parti olarak seçimi tamamlayacağız. Hükümet olarak hayata geçirdiğimiz projeleri yeni hükümetle beraber devam ettireceğiz." diye konuştu.

PJD'nin en büyük rakibi olarak görülen Asalet ve Çağdaşlık Partisinin (PAM) Genel Başkanı İlyas el-Amari ise yaptığı açıklamada, kendilerine ulaşan bilgilere göre PAM'ın 92 seçim bölgesinin 80'inden milletvekili çıkaracağını dile getirdi.

İstiklal Partisi Sözcüsü Adil Binhamze de düzenlediği basın toplantısında, seçimlerde elde edilen ilk sonuçların, partisinin ikinci sırada yer alacağını gösterdiğini aktardı.

Oylar sayılmaya başladıktan iki saat sonra alınan sonuçlara göre, 28 milletvekili sayısına ulaştıklarını dile getiren Binhamze, "İlk belirlemelere göre, ülke içinde elde ettiğimiz oy sayısı 280 bin." dedi.

Kayıtlı 15 milyon 702 bin 592 seçmenin bulunduğu ülkede, seçimlere 30 siyasi parti katılıyor. Seçmenler, parlamentonun Temsilciler Meclisi kanadı için 305'i yerel, 90'ı ulusal çapta olmak üzere toplam 395 milletvekilini belirleyecek.

Koalisyonun büyük ortağı PJD, bir önceki hükümeti oluşturan İstiklal Partisi ve Fas Kralı 6. Muhammed'in danışmanlarından Fuad Ali el-Himme'nin kurduğu PAM arasında geçmesi beklenen seçimleri 92'si yabancı 4 bin gözlemci takip ediyor.

Orta Afrika Cumhuriyeti'nde resmi olmayan sonuçlara göre, devlet başkanı seçilen Faustin Archange Tuadera'nın 30 Mart'ta yemin etmesi öngörülüyor.

Yetkililer, Tuadera'nın, Catherine Samba Panza'nın yönettiği geçiş döneminin sona ermesinden bir gün sonra yani 30 Mart'ta yemin edeceğini açıkladı.

Orta Afrikalıların, yeni Devlet Başkanı Tuadera'dan görev sürecinde ülkenin en önemli 5 sorunu haline gelen, milislerin silahsızlandırılması, göçmenlerin ülkeye dönmesi, ulusal uzlaşmanın sağlanması, ordunun rehabilitesi ve işsizliğin yok edilmesi konularını çözüme kavuşturmasını beklediğini söyledi.

Dakar Üniversitesi'nde Kamu Hukuku Profesörü Arona Ndiaye, devletin tek otoriter güç olduğunu, bu yüzden de milisler etkisiz hale getirilmeden toplumsal barışın mümkün olamayacağını kaydetti.

Eski Eğitim Bakanı Timoleon Mbaikoua, ordunun rehabilite edilmesinin önemine değinerek, yaklaşık 8 bin askerle 2013'ten bu yana askeri kamplarda görev yapan Orta Afrika Silahlı Güçleri'nin (FACA) ülkenin güvenliğinden sorumlu olması için en kısa sürede yetkilendirilmesi gerektiğini savundu.

Güvenlik sorunu

Ekonomi uzmanı Alain Diab, Tuadera'nın seçilmesiyle çok sayıda yatırımcının girişimde bulunmak amacıyla beklediğine dikkati çekerek, "Tuadera, insanların güvenini yeniden kazanmak için büyük bir adımla sesini duyurması lazım. Ülkedeki ticaretin tekeli Müslümanların elinde ancak yeniden işe koyulmaları güvenlik ortamından geçiyor" dedi.

Bangui Üniversitesi profesörü Narcisse Waragua, ülkede huzur ortamı olmadan hiçbir şey yapılamayacağını bu yüzden güvenlik sorununun her şeyin önüne geçtiğini vurgulayarak ordunun daha açık talimatlarla işe koyulması gerektiğini dile getirdi.

Belçika, gıyabında yargılanan terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal'a 30 yıl hapis cezası verdi. Terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı Belçika'da gıyaben yargılandı. Savcılık Fehriye Erdal için Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 30, terör örgütü üyeliği suçundan dolayı 15 yıl ağır ceza talep etti. Mahkeme heyeti firari olan Sabancı suikastı faillerinden Fehriye Erdal'ı 30 ağır hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Terör örgütü üyeliği suçundan vereceği kararı ise 2 Ocak tarihinde gerekçeli kararla birlikte açıklayacağı öğrenildi.

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yeşiller Partisi'nden Alexander Van Der Bellen kazandı. Alexander van der Bellen, aşırı sağcı Özgürlükçü Parti’nin adayı Norbert Hofer’i posta yoluyla kullanılan oyların sayılması ile geride bıraktı. 

Norbert Hofer de yenilgiyi kabul etti. Eğer seçimi Hofer kazansaydı, Avrupa’da ilk kez aşırı sağcı bir aday cumhurbaşkanı seçilecekti. Cumhuriyet’in haberine göre sandıklardaki oyların sayımının bitmesi sonrası ise oyların Hofer’in yüzde 51,9’unu, Van der Bellen’in ise yüzde 48,1’ini aldığı açıklanmıştı. Seçimin resmi sonuçları ise henüz açıklanmadı. 

72 yaşındaki Alexander Van der Bellen, ekonomi profesörü. Bellen, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Avrupa Birliği’yle ilişkileri iyi tutacağını vurgulamış, "5 aylık seçim kampanyası boyunca Avrupa yanlısı bir söylem kullandım. Avrupa Birliği’nin özgürlükler, güvenlik ve refah için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gayret ettim" demişti.

İtalya'da 4 Aralık'ta kritik anayasa reformlarının oylanacağı referandumdan 'evet' sonucu çıkarsa, parlamentonun üst kanadı olan senatonun yetkileri azaltılacak ve merkezi hükümetin otoritesi güçlendirilecek.

Parlamentosunun iki kanadının da hemen hemen aynı güce sahip olduğu ender Batı Avrupa ülkelerinden biri olan İtalya'daki bu referandumda, 1946'dan beri 60 farklı hükümet gören ülkede, siyasi istikrarın artırılması amaçlanıyor.

II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA EN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK

Reformların destekçiler, söz konusu değişikliklerin, İtalya'da İkinci Dünya Savaşı sonrası hayata geçirilecek en önemli anayasal reform paketi olarak görüyor.

Seçim sisteminin de değişmesine neden olacak referandumda oylamaya sunulacak reformlara karşı çıkan İtalyanlar ise yeni kanunların, kuvvetler ayrılığı ilkesini sekteye uğratacağını savunuyor.

RENZİ İSTİFA EDERSE, İTALYA AB'DEN ÇIKABİLİR

Merkez sol eğilimli Başbakan Renzi de referandumdan 'hayır' çıkması halinde, istifa edeceğini defaatle dile getirdi. Bu nedenle söz konusu referandum, Renzi için de büyük bir sınav niteliği taşıyor.

Renzi'nin olası istifasının ardından düzenlenecek erken seçimlerin ise komedyen Beppe Grillo liderliğindeki AB karşıtı 5 Yıldız Hareketi'ni iktidara taşıyabileceği belirtiliyor. 5 Yıldız Hareketi, iktidara geldiği takdirde, İtalya'nın AB'den çıkması için referandum düzenlemeyi planlıyor.

“HAYIR”CILAR ÖNDE GÖZÜKÜYOR

İtalya'da, referandumdan önceki son 15 gün içinde anket sonucu yayımlamak yasak. Ancak sonuçları açıklanan son anketler, "hayır" oylarının büyük oranda önde olduğuna işaret ediyor.

Bu tabloyu değiştirmek adına harekete geçen ve referandumdan 'evet' çıkması için desteklerini açıklayan 80 ünlü isim, bir imza kampanyası başlattı.

ÖZPETEK DE İMZA VERDİ

İtalya'daki ünlü aktör, aktris, yönetmen, şarkıcı ve sporcuların katıldığı isimler arasında, İtalyan tenor Andrea Bocelli, Oscar'lı yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi futbolcu ve teknik adam Marco Tardelli ile aktör Luca Zingaretti'nin yanı sıra Türk asıllı İtalyan yönetmen Ferzan Özpetek de bulunuyor.

ÜLKEYİ TERK EDERİM

Referandumdan 'evet' çıkmasını isteyen bir başka ünlü İtalyan ise Massimo Bottura. Dünyanın en iyi aşçılarından biri olarak gösterilen Bottura, Corriere della Sera'ya verdiği röportajda, referandumdan arzu etmediği bir sonuç çıkması halinde, İtalya'yı terk edebileceğini söyledi.

Darbeci Sisi, ülkede yaşanan terör olaylarından sonra, polise destek vermeleri amacıyla askere sokağa inme emri verdiğini bildirdi.

Cumhurbaşkanlığı'ndan yapılan açıklamada ülkede Kıpti kiliselerine yapılan terör saldırılarının ardından, orduya polise destek olma talimatı verildiği ve bu doğrultuda askerlerin sokağa inerek güvenlik önemlerini artıracağı ifade edildi.

OHAL İLAN EDİLDİ

Darbeci Sisi, ülkede 3 aylık olağanüstü hal ilan edildiğini duyurdu.

ABD Rakka'da katliam yaptı. ABD öncülüğündeki koalisyon uçaklarının Suriye'de terör örgütü DEAŞ kontrolündeki Rakka'ya düzenlediği saldırıda 15 sivil hayatını kaybetti. Suriye'nin Rakka şehrine düzenlenen hava saldırısında aralarında 4 çocuğun da bulunduğu 15 sivil hayatını kaybetti.

Reuters'ın Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'nden aktardığına göre koalisyon uçakları tarafından düzenlendiği sanılan hava saldırısı, terör örgütü DEAŞ'ın sözde başkenti Rakka'yı vurdu.

Rakka'nın 30 kilometre batısında bulunan Hanida'ya düzenlenen saldırıyla ilgili koalisyon sözcüsünden henüz bir açıklama yapılmadı.

Koalisyonun geçen ay Irak'ın Musul kentinde DEAŞ karşıtı operasyon kapsamında düzenlediği bir hava saldırısında en az 200 sivili katletmişti.

Irak'ta Şii lider Mukteda es-Sadr, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'e 'görevini bırakma ve halka kendi geleceğini tayin etme fırsatı verme' çağrısında bulundu. Sadr, yaptığı yazılı açıklamada, "Beşşar Esed'in Suriye'nin çıkarı doğrultusunda hareket ederek ülkeyi savaş belasından ve teröristlerin kontrolüne geçmekten kurtarmak için iktidardan vazgeçip görevinden istifa etmesi insaflı olur." ifadesini kullandı.

"ABD'nin Suriye'ye askeri müdahalesi faydasızdır." diyen Sadr şunları kaydetti:

"Irak'ta DEAŞ'e saldırdığını ilan etti ancak terör hala topraklarımızda bulunuyor. Buradaki müdahalesi asla faydalı olmamıştır. ABD, barışın öncüsü olmak istiyorsa diyaloğu desteklemeli. Filistin, Burma, Bahreyn ve diğer yerlerdeki halkı kurtarmalı."

Herkese "Suriye'deki askerlerini çekmeleri" çağrısı yapan Sadr, ülkenin geleceğini Suriye halkının belirlemesi gerektiğini vurguladı.

Protestan Diriliş Kilisesi’nin papazı Andrew Craig Brunson, FETÖ’den tutuklandı. CIA ajanı olduğu ortaya çıkan Protestan Kilisesi papazı Andrew Craig Brunson’ın Amerikan Ordusu’nda harp subayı olarak görev yaptığı da ortaya çıktı ve 15 Temmuz darbe girişimi başarılı olsaydı CIA başkanı olacağı iddia edildi.

PAPAZ ANDREW CRAIG BRUNSON KİMDİR?

Andrew Brunson resmi olarak İzmir Alsancak’daki Protestan Diriliş Kilisesinin Rahibi gözüküyor. 15 Temmuz sonrası Türkiye’nin milli güvenliğini tehdit ettiği için hakkında sınır dışı kararı verildi.

Ancak bir gizli tanığın belge sunması ile FETÖ’dan tutuklandı. İncelemeler sonucu Brunson'a ABD’deki FETÖ’cü bir vakıftan her ay yüklü miktarlarda paralar gönderildiği belirlendi.

Ege bölgesinde misyonerlik yapıp Kilise Evler açan Papaz Brunson, MİT’in saptamalarına göre PKK’lıları Alsancak’taki Diriliş Kiliesinde barındırıp onlara maddi destek de sağlıyordu.

FETÖ’nün Ege Bölge İmamı olan Bekir Baz ile ilişkisini gösteren tanık ve belgeler de ortaya çıktı.

100 milyon dolar yardım yaptığı Clinton'ın seçimi kaybetmesinin ardından paniğe kapılan FETÖ, Trump'a kanca atmaya çalıştı.FETÖ'nün randevu talep ettiği Trump'ın yanıtını yardımcısı Mike Pence iletti: Sayın Başkan terör örgütleriyle aynı masada oturmaz.FETÖ’nün ABD imamı İsmail Büyükçelebi, örgütle irtibat halinde olan ve okullarına ziyaretlerde bulunan Demokrat Partili New Jersey Sentörü Cory Booker’ın aracılığı ile Donald Trump’ın yardımcısı Mike Pence’e, randevu istedi. Trump, randevu talebini ‘Terör örgütleriyle aynı masaya oturmam’ diyerek bu talebi geri çevirdi. ABD’nin yeni başkanı Donald Trump’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Michael Flynn’ın terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen için, “Türkiye’nin Bin Ladin’i” demesinin ardından büyük paniğe kapılan FETÖ, Trump cephesine yaklaşmak için çalışmalara başladı. Terör örgütünün ABD imamı İsmail Büyükçelebi, FETÖ'yle irtibat halinde olan ve okullarına ziyaretlerde bulunan Demokrat Partili New Jersey Sentörü Cory Booker’ın aracılığı ile Donald Trump’ın yardımcısı Mike Pence’e, “Görüşmek istiyoruz” mesajını iletti.

PANİĞE KAPILDI

Başkan Yardımcısı Pence'in talebi başkana iletmesinden bir hafta sonra FETÖ'ye şok bir yanıt geldi. Mike Pence Senatör Booker’ı telefonla arayarak, “Sayın Başkan (Trump) ‘ABD teröristler ile aynı masaya oturmaz’ ifadelerini kullandı. Görüşmemiz imkansız” dedi. Sentör Cory Booker, Donald Trump’ın bu mesajını ABD imamı ve elebaşı Gülen'den sonraki isim olan İsmail Büyükçelebi’ye iletti.

YENİ TAKTİKLERİ GOLF!

Trump cephesinden gelen sert yanıt üzerine şoka giren ve acil toplantı düzenleyen FETÖ yine akıl dışı taktiklerine başvurdu. Trump’ın ilgisini çekmenin başka yollarını arayan FETÖ üyeleri golfe merak sardı!  FETÖ'ye yakın ABD'de bulunan işadamlarının Trump’ın New Jersey’de bulunan ‘Trump National Golf Club’a üye olmaya çalıştıkları iddia edildi.

YENİ BAŞKAN VE DANIŞMAN ERDOĞAN'A DESTEK VERMİŞTİ

15 Temmuz sonrası tüm dünya liderlerinin ne yorum yapacağı merak edilirken, o dönem, en net yorum Donald Trump’tan gelmişti. Başkan Barack  Obama ve Başkan Adayı Hillary Clinton’ın, “Gelişmeleri takip ediyoruz” şeklindeki fikir beyan etmeyen ve destekleyici olmayan açıklamalarının ardından, yeni başkan Trump adaylığı döneminde “Erdoğan güçlü bir lider. Amerika Erdoğan ile tartışmayı bırakmalı ve istediği teröristi iade etmelidir. Türk dostlarım Erdoğan’ın haklı olduğunu söylüyorlar” demişti. Trump yaptığı açıklamada '15 Temmuz darbe girişimi Erdoğan sayesinde atlatıldı' sözleriyle destek vermişti.

ABD’nin yeni başkanı seçilen Donald Trump’ın seçim kampanyası sürecinde 'ezik' olarak nitelediği 2012 yılındaki Başkan adayı Romney'e Dışişleri Bakanlığı teklifinde bulunduğu iddia edildi. ABD Başkanı seçilen Donald Trump'ın Cumhuriyetçi Parti'nin 2012 yılındaki Başkan adayı Mitt Romney'e Dışişleri Bakanlığı teklifinde bulunduğu iddia edildi. Trump, seçim kampanyası sürecinde Romney'i 'ezik' olarak nitelemişti. ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump, seçim kampanyası döneminde kendisine ağır eleştiriler yönelten Cumhuriyetçi Parti’nin 2012 başkan adayı Romney ile bir araya geldi. Trump'ın "ezik" olarak nitelendirdiği Romney'e Dışişleri Bakanlığı teklif ettiği iddia edildi. ABD Başkanlığına seçilen Donald Trump, seçim  kampanyası döneminde kendisine ağır eleştiriler yönelten Cumhuriyetçi Parti’nin  2012 başkan adayı Mitt Romney ile görüştü. Trump ve Romney, Trump'ın New Jersey'deki golf kulübünde bir araya  geldi. Görüşmeye Trump'ın yardımcısı Mike Pence de katıldı.

DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI TEKLİF ETTİ

Amerikan medyasında yer alan haberlerde, Trump'ın Romney'e kabinesinde Dışişleri Bakanlığı görevi teklif ettiği belirtiliyor ancak görüşme ile ilgili  henüz bir açıklama yapılmadı. Romney de görüşmenin ardından Trump'ın kendisine Dışişleri Bakanlığı teklif ettiği iddialarına ilişkin soruları cevapsız bıraktı. ABD'nin çıkarlarını ilgilendiren birçok konuda  kapsamlı bir fikir  alışverişinde bulunduklarını ifade eden Romney, ABD'nin yeni Başkanı Trump ile  görüşmekten memnuniyet duyduğunu ve yeni yönetimi dört gözle beklediğini  belirtti.

TRUMP’A SAHTEKARLIK SUÇLAMASI

Trump'ı sahtekarlık ve düzenbazlıkla suçlayan Romney, Cumhuriyetçilere  Trump'a oy  vermeme çağrısında bulunmuştu. Romney, seçimleri kazanmasının  ardındansa Trump'ı arayarak kutlamıştı. Trump ise 2012 yılındaki başkanlık seçimlerini Barack Obama'ya karşı kaybeden Romney'i "ezik" olarak nitelendirmişti. Romney'nin destek için kendisin  yalvardığını, çok kötü bir seçim kampanyası yürüttüğünü ve "köpek gibi"kaybettiğini söylemişti.

.

.

.

Advertisement
En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.