Belçika, gıyabında yargılanan terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal'a 30 yıl hapis cezası verdi. Terör örgütü DHKP-C üyesi Fehriye Erdal Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı Belçika'da gıyaben yargılandı. Savcılık Fehriye Erdal için Türkiye'de işlediği suçlardan dolayı 30, terör örgütü üyeliği suçundan dolayı 15 yıl ağır ceza talep etti. Mahkeme heyeti firari olan Sabancı suikastı faillerinden Fehriye Erdal'ı 30 ağır hapis cezasına çarptırılmasına karar verdi. Terör örgütü üyeliği suçundan vereceği kararı ise 2 Ocak tarihinde gerekçeli kararla birlikte açıklayacağı öğrenildi.

Avusturya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yeşiller Partisi'nden Alexander Van Der Bellen kazandı. Alexander van der Bellen, aşırı sağcı Özgürlükçü Parti’nin adayı Norbert Hofer’i posta yoluyla kullanılan oyların sayılması ile geride bıraktı. 

Norbert Hofer de yenilgiyi kabul etti. Eğer seçimi Hofer kazansaydı, Avrupa’da ilk kez aşırı sağcı bir aday cumhurbaşkanı seçilecekti. Cumhuriyet’in haberine göre sandıklardaki oyların sayımının bitmesi sonrası ise oyların Hofer’in yüzde 51,9’unu, Van der Bellen’in ise yüzde 48,1’ini aldığı açıklanmıştı. Seçimin resmi sonuçları ise henüz açıklanmadı. 

72 yaşındaki Alexander Van der Bellen, ekonomi profesörü. Bellen, Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda Avrupa Birliği’yle ilişkileri iyi tutacağını vurgulamış, "5 aylık seçim kampanyası boyunca Avrupa yanlısı bir söylem kullandım. Avrupa Birliği’nin özgürlükler, güvenlik ve refah için ne kadar önemli olduğunu anlatmaya gayret ettim" demişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Belarus ziyaretinde Kuran'ı Kerim'i öpüp alnına koyduğu gerekçesiyle bazı çevreler tarafından eleştirildiği belirtilen Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko yanıt verdi. Ülkesinde on binlerce Müslüman'ın yaşadığını belirten Lukaşenko, "Ben onların da başkanıyım. Müslümanlar bize hiçbir zaman sorun çıkarmadı" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 11 Kasım'da Belarus'u ziyaret etmiş, Türkiye'den Belarus'a ilk kez Cumhurbaşkanı seviyesinde bir ziyaret gerçekleşmiş olmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Diyanet Vakfı'nca Minsk'te inşaa edilen caminin açılışına da katılmıştı.

Belarus Müftüsü Ebubekir Şabanoviç tarafından Kur'an-ı Kerim hediye edilmiş, Cumhurbaşkanı Erdoğan da Kur'an-ı Kerim'i öperek alnına koymuştu. Belarus lideri Lukaşenko da aynı hareketi tekrarlamıştı.

RUS BASININA KONUŞTU

TürkRus'un haberine göre Minsk’te Kuran’ı öpüp alnına koyan Belarus lideri Aleksandr Lukaşenko, konuyla ilgili Rus basınına açıklamada bulundu. Rusya lideri Putin'le bir araya gelmeden önce Rus basın mensuplarının karşısına çıkan Lukaşenko, ülkesinin Müslümanlarla herhangi bir problem yaşamadığını söyledi.

BELARUS'TA TÜM HALKLAR TEK BİR HALKI OLUŞTURUYOR

Belarus’ta on binlerce Müslüman’ın yaşadığını belirten Lukaşenko, “Ben onların da başkanıyım. Müslümanlar bize hiçbir zaman sorun çıkarmadılar. Belarus’ta tüm halklar, tek bir halkı oluşturuyor” dedi. Kuran'ı öptüğü için kendisine gelen eleştirileri yanıtlayan Belarus lideri, “Erdoğan ile birlikte cami açılışındaydık. Kendisine hediye edilen Kuran’ı öptü. Bana da aynı Kuran’ı verdiler, ne yapmam gerekiyordu? Bu hareketi ben de tekrar ettim” dedi.

Her fırsatta Türkiye'nin iç işlerine karışarak dışarıdan yönetmeye kalkışan Avrupa, Türkiye'nin resti karşısında geri adım attı: Elimizdekini de kaybetmeyelim. Frank-Walter Steinmeier'in halefi olarak Almanya dışişleri bakanlığı için adı geçen Avupa Parlamentosu (AP) Başkanı Martin Schulz, Türkiye ile üyelik müzakerelerinin kesilmesinden yana olmadığını açıkladı.

"İDAM OTOMATİK OLARAK BİTİRİR"

Ancak Schulz, idam cezasının gelmesi halinde müzakerelerin otomatik olarak sonlanacağını vurguladı.

Mindener Tageblatt adlı gazeteye yaptığı açıklamalarda Sosyal Demokrat Parti'li politikacı Schulz, "Diyalogsuzluk hiçbir zaman ilerleme sağlamamıştır, daha ziyade gerginliklerin tırmanmasına önayak olmuştur" dedi.

TÜRKİYE'Yİ ETKİLEYEBİLMEK İÇİN DİYALOGDA KALMALIYIZ

Türkiye ile devam eden müzakerelerin kesilmesinden kimsenin kazancı olmayacağına işaret eden Schulz, "Tam tersine Türkiye'deki gelişmelere etkide bulunmak ve bazı şeylerin daha iyiye gitmesini sağlamak üzere elimizdeki önemli bir imkândan mahrum kalmış oluruz" ifadelerini kullandı.

İtalya'da 4 Aralık'ta kritik anayasa reformlarının oylanacağı referandumdan 'evet' sonucu çıkarsa, parlamentonun üst kanadı olan senatonun yetkileri azaltılacak ve merkezi hükümetin otoritesi güçlendirilecek.

Parlamentosunun iki kanadının da hemen hemen aynı güce sahip olduğu ender Batı Avrupa ülkelerinden biri olan İtalya'daki bu referandumda, 1946'dan beri 60 farklı hükümet gören ülkede, siyasi istikrarın artırılması amaçlanıyor.

II. DÜNYA SAVAŞINDAN SONRA EN ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİK

Reformların destekçiler, söz konusu değişikliklerin, İtalya'da İkinci Dünya Savaşı sonrası hayata geçirilecek en önemli anayasal reform paketi olarak görüyor.

Seçim sisteminin de değişmesine neden olacak referandumda oylamaya sunulacak reformlara karşı çıkan İtalyanlar ise yeni kanunların, kuvvetler ayrılığı ilkesini sekteye uğratacağını savunuyor.

RENZİ İSTİFA EDERSE, İTALYA AB'DEN ÇIKABİLİR

Merkez sol eğilimli Başbakan Renzi de referandumdan 'hayır' çıkması halinde, istifa edeceğini defaatle dile getirdi. Bu nedenle söz konusu referandum, Renzi için de büyük bir sınav niteliği taşıyor.

Renzi'nin olası istifasının ardından düzenlenecek erken seçimlerin ise komedyen Beppe Grillo liderliğindeki AB karşıtı 5 Yıldız Hareketi'ni iktidara taşıyabileceği belirtiliyor. 5 Yıldız Hareketi, iktidara geldiği takdirde, İtalya'nın AB'den çıkması için referandum düzenlemeyi planlıyor.

“HAYIR”CILAR ÖNDE GÖZÜKÜYOR

İtalya'da, referandumdan önceki son 15 gün içinde anket sonucu yayımlamak yasak. Ancak sonuçları açıklanan son anketler, "hayır" oylarının büyük oranda önde olduğuna işaret ediyor.

Bu tabloyu değiştirmek adına harekete geçen ve referandumdan 'evet' çıkması için desteklerini açıklayan 80 ünlü isim, bir imza kampanyası başlattı.

ÖZPETEK DE İMZA VERDİ

İtalya'daki ünlü aktör, aktris, yönetmen, şarkıcı ve sporcuların katıldığı isimler arasında, İtalyan tenor Andrea Bocelli, Oscar'lı yönetmen Paolo Sorrentino, efsanevi futbolcu ve teknik adam Marco Tardelli ile aktör Luca Zingaretti'nin yanı sıra Türk asıllı İtalyan yönetmen Ferzan Özpetek de bulunuyor.

ÜLKEYİ TERK EDERİM

Referandumdan 'evet' çıkmasını isteyen bir başka ünlü İtalyan ise Massimo Bottura. Dünyanın en iyi aşçılarından biri olarak gösterilen Bottura, Corriere della Sera'ya verdiği röportajda, referandumdan arzu etmediği bir sonuç çıkması halinde, İtalya'yı terk edebileceğini söyledi.

Alman vekil Trittin,Türkiye’ye silah ve askeri teçhizat sevkiyatının durdurulması gerektiğini savunarak, Türkiye'nin bu silahları ‘kendi halkının bazı kesimlerine karşı savaşta’ kullanabileceğini iddiasında bulundu. Almanya’nın Türkiye’ye yönelik silah satışını durdurması gerektiğini savunan Yeşiller Partisi Milletvekili Jürgen Trittin, savaş ve savaş tehlikesi bulunan bölgelere silah sevkiyatlarının yapılamayacağı yönündeki temel ilkenin NATO üyeleri için de geçerli olması gerektiğini söyledi. NATO Parlamenterler Asamblesi 62. Genel Kurulu toplantısına katılmak için İstanbul'a gelen Alman vekil, “Demokrasinin temel haklarını tasfiye etmeye başlayan bir NATO partneriyle karşı karşıyayız” dedi. Türkiye’ye silah ve askeri teçhizat sevkiyatının durdurulması gerektiğini belirten Trittin, Türkiye'nin bu silahları ‘kendi halkının bazı kesimlerine karşı savaşta’ kullanabileceğini iddia etti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Belarus ziyaretini değerlendiren Belarus'un Ankara Büyükelçisi Andrei Savinykh, Türkiye ile Belarus'un birçok ortak noktası bulunduğunu ve iki ülkenin birbirini tamamladığını ifade etti. Büyükelçi, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimiyle ilgili şu ifadeleri kullandı:

"Bu bizde şok etkisi yarattı. Ertesi gün ise Türk halkının bu suçlulara karşı güçlü bir şekilde Cumhurbaşkanı ve resmi hükümetin yanında olduğunu ve darbe girişiminin de tamamen başarısızlığa uğradığını gördük. Bu, Türkiye'deki güçlü sivil toplumun ve Türk halkının ulusal çıkarlarını çok iyi anladığının net bir göstergesi. Bu ayrıca, Türkiye'nin son derece istikrarlı bir ülke olduğunu da bize kanıtladı. Türkiye politik, ekonomik ve sosyal anlamda çok parlak bir geleceğe sahip. Kesinlikle eminiz ki bu zorluklar geride bırakılacak ve Türkiye daha iyi bir geleceğe çok başarılı bir şekilde yol alacak."

FETÖ ile mücadeleye yönelik bir soruya Savinykh, Türkiye'yi çok iyi anladıklarını ve endişeleri paylaştıklarını belirtti. Savinykh, bu konuda mümkün olan bütün desteği sağlayacaklarını vurguladı.

Savinykh, ayrıca Belarus hükümetinin 4 yıl önce FETÖ'nün ülkede okul açma talebini kabul etmediğini, "Şunu gururla söylemeliyim ki Belarus belki de bu örgütün okul açma talebini 4 yıl önceden reddeden tek ülke. O zamanlar bunu tuhaf bulduk, arkasında gizlenmiş bir şeyler olduğunu düşündük. Bu yüzden de okul açmalarına izin vermedik." sözleriyle anlattı.

Türkiye ile bu konuda da iş birliği halinde olduklarını dile getiren Savinykh, ne gerekiyorsa etkili bir şekilde ve zamanlıca yapılacağını söyledi.

Belarus'ta FETÖ'ye bağlı "Dostluk Eğitim Kültür Kurumu"na ilişkin ise Savinykh, bu kuruluşun Türkiye'yle istişare içerisinde sıkı bir şekilde incelendiğinin ve Türkiye'nin bu konuda Belarus tarafından herhangi bir zorlukla karşılaşmayacağının altını çizdi.

Diğer Makaleler...