Litvanya Savunma Bakanı Juozas Olekas, Rus tehdidine karşı Türk askerini ülkelerinde görmekten memnuniyet duyacaklarını söyledi. Juozas Olekas, Rusya ve Baltık ülkeleri arasındaki gerilim, Suriye krizi, NATO ve Türkiye konusunda Anadolu Ajansı'na açıklamalarda  . Rusya'nın, Kırım’ı ilhakı ve Ukrayna’ya karşı saldırgan tavrının ardından kendilerini daha fazla tehdit altında hissettiklerini belirten Olekas, "Rusya’nın saldırgan politikası bölgede yeni siyasi duruma neden oldu. Biz birçok devletler gibi savunmamızı güçlendiriyor, askeri bütçemizi artırıyoruz”dedi. Başlangıçta Rusya ile iyi ilişkiler kurmaya çalıştıklarını ve işbirliği ve ortak projeler için Moskova yönetimiyle diyalog içinde olduklarını anlatan Olekas, fakat Rusya’nın her geçen yıl daha da saldırgan politikalar izlemesinin ve Kaliningrad'daki askeri varlığını artırmasının bu çabaları zorlaştırdığını ifade etti.  
NATO DAHA FAZLA ÖNLEM ALMALI
NATO’nun daha fazla caydırıcılık için önlemler alması gerektiğini vurgulayan Olekas, “Bölgemize NATO’nun askeri varlığının konuşlandırılmasından yanayız. Bu, ne kadar çabuk gerçekleşirse, o kadar da iyi olur. Dayanışma içinde ve aynı çizgide olduğumuzu göstermeliyiz. Temmuz ayında Varşova’da yapılacak NATO zirvesinde bu konuda bir anlaşmaya varılacağını umuyorum” şeklinde konuştu. 
''TÜRK ASKERİNİ ÜLKEMİZDE GÖRMEKTEN MEMNUNİYET DUYARIZ''
Rusya’nın saldırgan tavrına karşılık NATO kapsamında Türk askerlerinin Litvanya'ya gelmesini talep eden Olekas, Elbette Türk askerilerini ülkemizde görmekten çok mutluluk duyarız. Türkiye, Baltık ülkelerinde NATO Hava Polis Misyonu görevini yapan ilk ülkelerden biri. Aynı zamanda Türkiye’ye Patriot füzeleri yerleştirildiğinde uzmanlarımızı göndermiştik. Türkiye’yle siyasi düzeyde de çok iyi ilişkilere sahibiz. Litvanya olarak Türkiye ile birlikte askeri tatbikatlarının düzenlemesini umut ediyoruz” dedi.
TÜRKİYE ANGAJMAN KURALLARINA GÖRE HAREKET ETTİ
Olekas, Rusya’nın Suriye’deki hava saldırılarının Esad rejimini güçlendirmeye yönelik olduğunu belirterek “Bölgede etkisini arttıran Rusya sadece IŞİD'i değil, Suriye’nin demokratik muhalif güçlerini hedefe alıyor. Rusya’nın saldırıları, Avrupa’daki sığınmacı krizini de büyüttü” tespitinde bulundu. Türk hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesine ilişkin ise Olekas, sınırlarını koruma hakkına sahip olan Türkiye'nin, ellerinde bulunan bilgilere göre, hava sahasını koruyarak angajman kurallarına uygun hareket ettiğini vurguladı. 

Almanya Başbaknı Angela Merkel, Türkiye ile ilgili kritik bir açıklamada bulundu. Almanya Başbakanı Angela Merkel, Türkiye'nin AB'ye sunduğu öneriler paketini memnuniyetle karşıladıklarını ancak bunun ayrıntılarını ele almak için bir hafta kadar zamana ihtiyaçları olduğunu söyledi.

Merkel, AB-Türkiye Zirvesi'nin ardından düzenlediği basın toplantısında, sığınmacı krizinin çözümü ve Türkiye ile AB arasında işbirliğinin güçlendirilmesi için Türk tarafının yaptığı son önerileri değerlendirdi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından gündeme getirilen önerileri zirvede ele aldıklarını belirten Merkel, ''Türkiye'nin AB'ye sunduğu önerileri büyük memnuniyetle karşılıyoruz ancak gelecek hafta yapılacak AB zirvesine kadar zamana ihtiyacımız var. Birçok AB ülkesinin parlamentolarına danışması gerekiyor'' dedi.

AB devlet ve hükümet başkanlarının 17-18 Mart'ta Brüksel'de zirvede bir araya geleceklerini hatırlatan Merkel, bu zirveye kadar Türkiye'nin önerilerinin detayları üzerinde görüşmeler yapılacağını kaydetti.

Merkel, önerinin temel noktalarını desteklediklerini ve hızlı bir şekilde müzakere etmek istediklerini de sözlerine ekledi. 

Avrupa Konseyi Başkanı Donald Tusk, AB üyesi ülkelere gelip iltica başvurusu yapmaya çalışan göçmenlere "Avrupa'ya gelmeyin" çağrısı yaptı. AB Konseyi Başkanı Donald Tusk, Atina’dan potansiyel yasa  dışı göçmenlere seslenerek "Avrupa’ya gelmeyin. İnsan kaçakçılarına inanmayın.  Hayatlarınızı ve paranızı riske atmayın. Buna değmez" dedi. 

Tusk, sığınmacı kriziyle ilgili düzenlediği ziyaretlerin Atina  durağında Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile yaptığı görüşmenin ardından  düzenlenen basın toplantısında Yunanistan'ın sığınmacı krizinden en çok etkilenen  ülke olduğunu belirterek, Yunanistan'ı Schengen dışında bırakmanın hiçbir şekilde  krizi çözmeyeceğini yineledi.

Tusk, Avrupa içerisindeki ayrılıklardan kaçınılması gerektiğine  değinerek, "Her ne kadar uluslararası şartlarda anlaşılabilir olsa da önceliği  koordinasyon olmayan tek taraflı kararlar Avrupa'nın dayanışma ruhuna zarar  veriyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye ile düzenlenen Ortak Eylem Planı’nın şu anda öncelikleri  olduğunu dile getiren Tusk, "Bu planın başarılı olması elimizden geleni  yapmalıyız. Şu anda şahit olduğumuz bu yüksek rakamların hızla azalması  gerekiyor. Türkiye'den Yunanistan'a geçen yasa dışı göçmenlerin Türkiye'ye geri  dönüşlerini artırmamız gerekiyor. Dün 300’den fazla göçmenin geri kabul edilişi  iyi bir işaret” şeklinde konuştu.

Tusk, yasa dışı göçmenler için Yunanistan’ın artık bir geçiş ülkesi  olamayacağına işaret ederek, şunları kaydetti:

"İki hafta önce anlaştığımız üzere, gümrüklerden akın akın geçiş  diyebileceğimiz süreci sona erdirmeliyiz. Bu yüzden, Atina’dan potansiyel bütün  yasa dışı göçmenlere seslenmek istiyorum, Avrupa’ya gelmeyin. İnsan kaçakçılarına  inanmayın. Hayatlarınızı ve paranızı riske atmayın. Buna değmez. Yunanistan veya  herhangi bir Avrupa ülkesi bundan sonra geçiş ülkesi olmayacak. Schengen  kuralları tekrar yürürlükte olacak."

Balkan rotasındaki durumun dramatik bir hale geldiğine ve sığınmacı  sorunuyla karşılaşan Avrupa ülkelerine ve Suriye’ye komşu ülkelere desteğin  artması gerektiğine dikkati çeken Tusk, Avrupa Birliği üyesi ülkeler için  verilecek 700 milyon avroluk acil durum yardım kararını memnuniyetle  karşıladığını dile getirdi.

Başbakan Çipras da "Yunanistan ülkede bulunan herkese kültürünün bir  gereği olarak elinden gelen tüm yardımı yapacak" dedi. Çipras, Avrupa Konseyi'nin  kararlarının aksine gerçekleştirilen tek taraflı eylemlerin ise Avrupa'nın  zayıflığını gösterdiğini anlattı.

Türkiye'yle işbirliğinin önemine dikkati çeken Çipras, yeniden  yerleştirme süreçlerinin bir an önce hızlandırılması gerektiğini ifade etti.

Yunanistan'ın eski savunma bakanlarından olan Avramopulos, "7 Mart'ta eğer bir uzlaşma olmazsa bir felakete sürükleneceğiz. 7 Mart her konuda kararın verildiği gün olacak" dedi.

Önceki gün toplanan AB içişleri bakanları toplantısında yaptığı açıklamada ise Avramopulos, "Önümüzdeki 10 gün, sahada gerçek ve net sonuçlar görmeliyiz. Aksi halde (göçmen) sisteminin tamamen çökmesi riski söz konusu" dedi. AB Temsilcisi, topluluk üyelerine tek taraflı önlemler alınmaması uyarısında bulundu. Avramopulos, "Birleşik Avrupa olarak varlığımızı sürdürmek istiyorsak, herkesin üzerine düşen sorumluluğu alması gerekiyor" dedi.

AB üyeleri Yunanistan ve İtalya'daki 160 bin kişinin diğer AB ülkelerine dağıtılması konusunda uzlaşmaya varmış, ancak dağıtım konusunda ilerleme kaydedilmemişti. AB, Türkiye'den Suriyeli mülteciler için 3 milyar Euro yardım karşılığında, mülteci geçişinin kontrol altına alınmasını istiyor.

AB'DE MÜLTECİ KRİZİ ÇIKTI

AVRUPA, Türkiye üzerinden gelen mülteci akınıyla baş etmeye çalışırken, Makedonya ile Yunanistan arasında önceki gün patlak veren kriz dün de sürdü. Yunanistan, mültecilerin 'Balkan Yolu' üzerindeki 9 ülkenin katılımıyla Viyana'da yapılan zirveye davet edilmediği gerekçesiyle Avusturya'ya nota vermiş, bu ülkedeki büyükelçisini merkeze çağırmıştı. Yunan hükümeti dün ise Avusturya İçişleri Bakanı Johanna Mikl-Leitner'in Atina'yı ziyaret talebini reddetti.

İspanya'nın Bask özerk bölgesinde geçen hafta serbest kalan bağımsızlık lideri Otegi, bölgedeki bağımsızlık yanlısı sol hareketin yeni lideri olarak ilk mitingini düzenledi. Otegi, "Bağımsızlığı elde edene kadar bizi durduramayacaklar" dedi. Eski Başbakan Aznar da "Mahkum teröristler kendilerini barışsever göstermeye çalışıyor" eleştirisi yaptı. İspanya'nın kuzeydoğusundaki Bask özerk yönetiminde bağımsızlık yanlısı hareketin yeni lideri olarak gösterilen ve 6.5 yıl hapis yattıktan sonra 1 Mart'ta serbest kalan Arnaldo Otegi, ilk mitingini önceki gün San Sebastian kentindeki Anoeta velodromunda gerçekleştirdi.

'TERÖRÜ YÜCELTEN EYLEM' OLDUĞU GEREKÇESİYLE ENGEL GİRİŞİMİ

Bask bölgesinde mevcut durumda 2. büyük siyasi hareket olan ve ETA yanlısı sol görüşlü siyasi partilerin kurduğu 'Bildu' koalisyonunun düzenlediği miting, 'terörü yücelten bir eylem" olduğu gerekçesiyle İspanyol hükümetinin savcılığa yaptığı suç duyurusuyla engellenmeye çalışıldı. Ancak yasal bir gerekçe görülmediği için miting normal bir şekilde yapıldı.

KÜRSÜDE MAHKUM NUMARASI

Otegi'yi dinlemeye 10 binden fazla kişi gelirken, konuşma yapılan kürsünün arkasına, Otegi'nin cezaevindeki mahkum numarasının (8719600510) yazılması dikkat çekti. Bask halk dansı yapan bir grubun eşliğinde velodroma giren Otegi, konuşması sırasında sık sık 'Bask devleti kurma hedefine' vurgu yaptı.

'İSKOÇYA VE KATALONYA BUNUN OLABİLECEĞİNİ GÖSTERDİ'

Kamusal görevde bulunması 2012'e kadar yasak olan ama buna rağmen bu yıl sonunda Bask özerk yönetiminde yapılacak yerel seçimlerde Bildu adına Bask başkanlığına aday olması beklenen Otegi, "Seçimlerin sonuçları önemli değil. Önemli olan Bask halkının arzusu. Çünkü 40 yıldır bir mücadele yürütüyoruz. Bağımsızlığı elde edene kadar bizi durduramayacaklar" şeklinde konuştu. Otegi, "Avrupa'da yeni bir devlet kurmanın olası olduğuna inanıyoruz. İskoçya ve Katalonya bunun olabileceğini bize gösterdi" dedi.

'SİLAHLI MÜCADELE DAHA ÖNCE BİTMELİYDİ'

Otegi ayrıca Ekim 2011'de silahlı faaliyetlerini tamamen bırakma kararı alan ETA örgütü için "Vicdanım bana silahlı mücadelenin çok daha önce bitirilmesi gerektiğini söylüyor" değerlendirmesinde bulundu.

Otegi'nin mitingine Katalonya'daki bağımsızlık yanlısı siyasi partilerin temsilcileri de katıldı.

ESKİ BAŞBAKAN AZNAR: SAHTE PEYGAMBERLER GERİ DÖNÜYOR

Öte yandan, Otegi'nin Bask bölgesinde siyasi liderliğe soyunması İspanya'daki muhafazakar, sağ görüşlü siyasetçiler tarafından sert dille eleştirildi. Eski İspanya Başbakanı Jose Maria Aznar katıldığı bir konferansta yaptığı konuşmada, Otegi'yi hedef alarak "Sahte peygamberler geri dönüyor. Mahkum teröristler şimdi kendilerini barışsever olarak göstermeye çalışıyor" ifadesini kullandı.

Alman Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, İngiltere’de 23 Haziran’da yapılacak Avrupa Birliği (AB) referandum sonucu birlikten çıkma kararı alınırsa ağlayabileceğini söyledi. Wolfgang Schaeuble, İngiltere’nin başkenti Londra’da düzenlenen İngiliz Ticaret Odaları Yıllık Konferansı’nda, Ada’nın AB’de kalmasına yönelik açıklamalarda bulundu. Alman Bakan, “İngiltere’nin AB’de kalmasının daha iyi olacağı kanaatindeyiz. İngiltere’nin yaptığı son anlaşma yararlı bir anlaşma çünkü hem İngiltere AB’de kalıyor. Hem de bu AB için de çok güzel, birliği daha rekabetçi bir hale getiriyor. Eğer Birleşik Krallık AB’nin bir üyesi olarak tutulmazsa, sanıyorum Avrupa kıtasının daha az istikrarlı, daha değişken olacağını göze almıştır.” ifadelerini kullandı.

İngiltere’nin AB’ye hem güvenlik hem de dış politikada en çok katkı sağlayan ülkeler arasında olduğunu belirten Alman bakan, hiçbir müttefiki kaybetmek istemediğini ve İngiltere’nin rekabet güçlerini artırdığını vurguladı.

Konferansta Alman bakana Haziran’da yapılacak referandum sonucu İngiltere’nin birliği terk etme ihtimali sorulması üzerine ise Schaeuble esprili bir şekilde, “İngiltere AB’yi terk ederse, ağlarız.” cevabını verdi.

Ukrayna İçişleri Bakanı Arsen Avakov, Rusya'ya bağlı Kırım Cumhuriyeti'ni geri almak için orduyu, polisi ve Ulusal Tugay'ı hazırladıklarını açıkladı. Avakov'u eleştiren Kırım Başsavcısı Poklonskaya, Kiev yönetimine kendi işleriyle ilgilenmelerini önerdi.'1+1' televizyonuna konuşan Avakov, "Yeni orduya, yeni Ulusal Tugay'a ve yeni polis teşkilatına ihtiyacımız var. Ukrayna devleti, bunlar üzerinde çalışıyor. Tüm bu kurumları yeniden oluşturduğumuzda, irademizi ortaya koyacağız ve Kırım bizim olacak. Bu konuda en ufak şüphem yok" iddiasında bulundu.

'KENDİ İŞLERİNE BAKSINLAR'

Kırım Başsavcısı Natalya Poklonskaya ise, Kiev yönetimine kendi işleriyle ilgilenmelerini tavsiye etti. Avakov'un sözlerinin Rusya Federasyonu Ceza Kanunu'nun 208'inci maddesi kapsamında suç sayıldığını ifade eden Poklonskaya, Ukraynalı yöneticilere başka ülkeye ait topraklara göz dikmeme çağrısı yaptı.

'RUS ORDUSUNDAN NASIL KAÇACAKLARINI DÜŞÜNSÜNLER'

Avakov'a bir tepki de Sivastopol Valisi Sergey Menyaylo'dan geldi. Menyaylo, Ukrayna Ulusal Tugayı'nın Avakov'un sözleri üzerine düşünmek yerine olası bir çatışmada Rus askerlerinden nasıl kaçacaklarını düşünmesi gerektiğini ifade etti.

Diğer Makaleler...