Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, "Özel sektör teşvikiyle 77 bin dersliği yaparız" dedi. Yılmaz "mülakat" eleştirilerine de cevap verdi. Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, tam gün öğretime geçilmesi ile ilgili ortaya çıkacak derslik ihtiyacının karşılanabileceğini söylerek "Özel sektör teşvikiyle 77 bin dersliği yaparız" dedi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yılmaz, "Her yıl kim okul yaptı, özel sektör... Geçmişte biz devlet eliyle yaptık. Her yıl başarımızı tekrarlarsak 77 bin derslik ihtiyacı ortadan kalkacaktır. Önümüzdeki dönemde artmış bütçe diğer kurumlara göre Milli Eğitim Bakanlığındadır. Bunun da gerekçesi tekli eğitime geçebilmektir. İnşallah önümüzdeki dönemde ikili eğitimi bitirip tekli eğitime geçeceğiz" diye konuştu. Yılmaz, beşinci sınıfta İngilizce'nin ağırlığının artırılacağını belirterek, "Mezun olan öğrenciler ana diline nasıl hakimse bir başka dile de o kadar hakim olacak" dedi.

MÜLAKAT SORULARI

Yılmaz, sözleşmeli öğretmen alımı için yapılan mülakatta 'Reis denilince aklına kim geliyor' sorusunun sorulduğu iddialarına ilişkin, "Mülakat doğrudur yapılması da doğrudur. Bizim soru havuzumuzda böyle sorular yok. Bunlar sadece mülakatlara gölge düşürmek için söylenen şeyler" dedi.

Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 28 bin 163 öğretmenin bakanlıklarıyla ilişiğinin kesildiğini belirterek, "Yaklaşık 20 binin üzerinde de öğretmeni açığa aldık, onlar hakkında da inceleme devam ediyor." dedi.

40 BİN NORM FAZLASI ÖĞRETMENİMİZİ ETKİN KULLANACAĞIZ

FETÖ'nün darbe girişiminin ardından Milli Eğitim Bakanlığında ilişiği kesilen ve açığa alınan öğretmen sayıları hakkında da bilgi veren Yılmaz, şöyle konuştu:

"28 bin 163 öğretmenin bakanlığımızdan ilişiği kesildi. Başka ne oldu, yaklaşık 20 binin üzerinde de öğretmeni açığa aldık, onlar hakkında da inceleme devam ediyor. Toplam 50 bine yakın. Ancak bizim norm fazlası 41 binin üzerinde öğretmenimiz vardı. Ne demek norm fazlası, bizim öğretmenimiz fakat etkin olarak değerlendiremiyoruz. Dolayısıyla norm fazlası 41 bin öğretmenimizle birlikte geçen şubatta aldığımız 30 bin öğretmenimiz vardı, onlar da bu eğitim-öğretim yılında başlayacaklar. 40 bin norm fazlası, 30 bin yeni aldığımız öğretmen 70 bin. Dolayısıyla ayrılandan daha fazla öğretmen 2016-2017 eğitim-öğretim yılında eğitim programımıza dahil olacaktır. Bu arada 20 bin öğretmeni de tekrar milli eğitim camiasına, ailesine, kurumumuza kazandırmak için de mülakatlar, çalışmalar devam ediyor. 40 bin norm fazlası öğretmenimizi etkin kullanacağız, şubatta atadığımız 30 bin öğretmenimizi göreve başlatacağız ve 20 bin öğretmenimizi de inşallah ekim ayı içerisinde mülakatları tamamlanırsa göreve başlatacağız. İstiyoruz ki eğitimde en ufacık bir sıkıntı olmadan bu dönemi atlatalım."

"15 ÜLKEDEKİ 65 OKUL TÜRKİYE MAARİF VAKFINA DEVREDİLECEK"

Türkiye Maarif Vakfı'nın kurulduğunu anımsatan Bakan Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı 15 ülkedeki 65 okulun bu vakfa devredileceğini ifade etti.

Yılmaz, FETÖ'ye ait yurt dışındaki okulların da Türkiye Maarif Vakfına devriyle ilgili çalışma yapıldığını anlatarak, "Kendi ülkesinin değerlerine ihanet etmiş yapının da yurt dışında olan okulları o devletler tarafından 'bunlar tarafından sürdürülmesine değil de Türkiye Cumhuriyeti Devleti veya hükümeti tarafından sürdürülmesini kabul ediyoruz' diyenler yine orada okulu da alacaklardır ve Türkiye Maarif Vakfıyla devam edecek inşallah." değerlendirmesini yaptı.

860 ÖZEL OKUL AÇILDI

Bu dönemde 860 özel okul açıldığını ve özel okulların devlet okulları içerisindeki payının yüzde 13,5 olduğunu, bu oranı artırmak istediklerini vurgulayan Yılmaz, 10 bin 291 yeni dersliğin eğitime kazandırıldığının altını çizdi.

498 engelli öğretmen ataması yapıldığını, mesleki ve teknik eğitime giden öğrencilerin desteklendiğini aktaran İsmet Yılmaz, "Eskiden organize sanayi bölgeleri içerisinde açılan mesleki ve teknik eğitime giden öğrencileri destekliyorduk. Şimdi organize sanayi bölgeleri dışında açılan mesleki ve teknik eğitime giden öğrencileri de eğitim konusuna bağlı olarak öğrenci başına 4 bin 270 lirayla, 6 bin 675 lira arasında destek veriyoruz. İstiyoruz ki eğitimin istihdamla bağı kurulsun, okulu bitirenler işsiz kalmasın." dedi.

Doğu ve Güneydoğu’da terör örgütü PKK’yla bir şekilde ilişki içerisine girmiş 14 bin civarında öğretmenin olduğunun tahmin edildiğini belirten Başbakan Binali Yıldırım, üzerinde şüphe bulunan, gerekli tespitleri yapılan bütün öğretmenlerin tedbir olarak açığa alınacağını söyledi.

Yıldırım’ın zikrettiği 14 bin rakamının kaynağının resmi kayıtlar olduğu belirtilirken, kamudaki PKK bağlantılı memurların nasıl tespit edileceğine ilişkin kriterler de netleşmeye başladı. Buna göre devletteki FETÖ temizliğinde olduğu gibi PKK tasfiyesinde de öncelikli olarak şüpheye mahal bırakmayan somut delillere bakılacak. Adli, idari ve güvenlik soruşturmaları baz alınarak gerekli ayıklamalar yapılacak.

İşte başta öğretmenler olmak üzere kamudaki PKK’lı ayıklamasında dikkate alınacak kriterler:

MİT ve emniyet raporlarında ismi geçenler.

Sosyal medya hesaplarında PKK lehine paylaşımlarda bulunup güvenlik güçlerini hedef alanlar.

Sosyal çevre araştırması neticesinde elde edilen veriler.

Terör örgütü PKK’ya yönelik operasyonlarda teknik takibe takılanlar.

DBP’li belediyelerle birlikte düzenledikleri piknik ve gezi organizasyonlarında çocukların kandırılıp dağa götürülmesine zemin hazırlayanlar.

Terör örgütüne yakın kültür ve gençlik merkezleri ile derneklerde gönüllü olarak çalışanlar.

Okulların ilk açılış haftasında Kandil’in çağrısı doğrultusunda öğrenci ve velilerini dersleri boykot etmeye teşvik edenler.

50 kişinin hayatını kaybettiği 6-7 Ekim Kobani eylemlerine katılanlar. 

Öğrencileri de yanlarına alarak PKK bağlantılı gösterilere öncülük edenler.

Polis ile askerin taş ve sopalarla hedef alındığı protesto gösterileri sırasında kameralara yakalanan ya da gözaltına alınıp hakkında tutanak hazırlananlar.

Terör örgütü üyeliğinden hakkında dava açılanlar.

Kurum içi soruşturmalarda müfettişlerin tespitleri doğrultusunda uyarı ve kınama cezası alanlar.

Okulda PKK propagandası yapıp öğrencileri örgütün paravan merkezlerine götürenler.

Öğrenci velilerinin bizzat şikayet ettiği isimler.

‘Leonardo Da Vinci Mesleki Eğitim Programı’ kapsamında seçilen öğrencilerle birlikte Avrupa’daki PKK bürolarını ziyaret edenler.

Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde önemli açıklamalar yaptı.

Canikli, ihraç edilen kamu personeilyle ilgili, ''Hatalı olduğu anlaşılan olursa onları yine aynı yöntemle görevlerine iade edeceğiz. En son yayınlanan kararnamede, FETÖ'ye ait olduğu için kapatılan 15'e yakın eğitim kurumunu tekrar açtık ve iade ettik.'' dedi. 

İşte Canikli'nin o açıklaması:

FETÖ ile mücadelede izlediğimiz yol haritasını kamuoyu ile paylaştık. Yaptıllarımız çok net. Kafamız da çok net. Biz bu mücadeleyi yürütürken bütün bakanlıklarımız belirlenenlerin hepsi ayrı şekilde tartışıldıktan sonra belirtlenen kriterler çerçevesinde bu kamudan almalar gerçekleştiriliyor.

Hepsi somut net kriter. Bu kriterlerden birinin ihlal edilmesi halinde işlem tesis ediliyor.

FETÖ terör örgütüne bağlı bilinen dernek vakıf vesaire bu gibi kuruluşlara üyelikler, yönetici olanlar, ByLock diye bilinen şifreli haberleşme platformundan haberleşme yapanlar, Bank Asya'daki hesabını terör örgütü başının Bank Asya'nın mali yapısının güçlendirilmesi talimatına uyanlar, MİT ve istihbarat örgütlerimizden gelen, onların tespit ettiği bilgiler çerçevesinde bu örgüte mensubiyeti ortaya çıkan, buna benzer net somut bilgiler çerçevesinde bu işlemler gerçekleştiriliyor.

İddialar çok daha fazla. Bu gibi durumlarda şu veya bu durumlarda gerçek olmayan ihbarlar da geliyor. Hepsini inceliyoruz.

NE YAPTIĞIMIZI BİLİYORUZ

Ama kriterlerimize uygun olmayanlar herhangi bir açığa alma ya da görevlerine son verilme gibi bir işlemle karşılaşmıyorlar. Spekülasyonları bir tarafa bırakmak gerekiyor. Bu ölçütler kullanılarak çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Ne yaptığımızı biliyoruz. Her şey çok somut. Bunları herkesle paylaşıyoruz.

CHP'den  de MHP'den de işlem yapılan kamu görevlileri için bu örgüte bağlı olmadıkları yönünde itirazlar geliyor, hangi kaynaktan gelirse gelsin bütün bunları bu işlemlerin hata payı içerip içermediğini ayrıntılı şekilde tekrar gözden çıkartıyoruz.

Sayısı az da olsa bazı düzeltmeler yapıyoruz. Bu kararlar yapıldıktan sonra hatalı olduğu anlaşılan olursa onları yine aynı yöntemle görevlerine iade edeceğiz. En son yayınlanan kararnamede, FETÖ'ye ait olduğu için kapatılan 15'e yakın eğitim kurumunu tekrar açtık ve iade ettik ilgililere.

Diğer Makaleler...