Haber Başlıkları

Domates, biber gibi yaş sebze ve meyve başta olmak üzere alt ve orta gelir grubundaki aile bütçesini yakından ilgilendiren gıda fiyatlarındaki aşırı artışlar Rekabet Kurumunu da harekete geçirdi. Toptancılarla başlayıp, marketlere kadar uzanması beklenen incelemeyle ilgili Torlak “Meyve sebzede fiyat artışları konjonktürel ya da don, kuraklık, doğal afet gibi nedenlerden kaynaklanmıyor. Bize ulaşan bilgi ve belgeler var. Cironun yüzde 10’una kadar ağır ceza kesilebilir” dedi.

HALE GİREN TÜM ÜRÜNLER

Bugüne kadarki açıklamalarınızdan farklı olarak “Tüketicinin cebinden çalmaya yönelik her türlü rekabet ihlali karşısında Rekabet Kurumu’nu bulur” sözüyle kimleri kastettiniz”, sorumuza Torlak, şöyle yanıt verdi:

“Yaş meyve sebzede don, kuraklık, ihracat artışı gibi nedenlerle dönem dönem fiyat artışları olabiliyor. Ama elimize gelen verilerden son dönemdeki artışların konjoktürel, mevsimlik dalgalanmalar ya da doğal afetle açıklanmasının mümkün olmadığı kanaatine ulaşıldı. Bunun üzerine sektörle ilgili böyle bir inceleme ve araştırma ihtiyacı hissettik. Hale giren yaş sebze meyvelerin tamamını, ürün ayrımı yapmaksızın inceleyeceğiz. Bu ürünlerdeki fiyat artışları özellikle alt ve orta gelir gruplarını yakından ilgilendiriyor. Bu hassasiyetten dolayı da böyle bir açıklama yaptık.

MARKETLERE UZANABİLECEK

İlk etapta daha çok tedarikçi düzeyinde inceleme yapılacak. Teşebbüsler arasında uyumlu eylem, anlaşma var mı yok mu incelenecek. Bilahare somut bilgi ve belgeye ulaşılırsa perakende düzeyinde de bu incelememiz devam eder. Ama bizim piyasa ekonomisinin ötesinde, arz-talep dengesine müdahale gibi bir anlayışımız olamaz.

İNCELEME BİRKAÇ BÖLGEDE OLACAK

Rekabet ihlali olup olmadığı incelemesini yaş meyve sebzede ağırlığı olan, sektörde yoğun olarak faaliyetlerin sürdüğü birkaç bölgede yapacağız. Sonuca göre ağır yaptırımlar uygulayacağımızı söyledik. Kurul olarak rekabet ihlalinin tespiti durumunda, ihlali yapan şirketlere cirolarının yüzde 10’una kadar ceza kesme imkanımız göz önüne alındığında cezaların ağırlığını vurgulamak istedik. Yoksa hassas davranan teşebbüslerimizi rahatsız etme niyetimiz yok.”

Maliye Bakanı Naci Ağbal, "Piyasa derinliği için bazı vergileri kaldırabiliriz. Türkiye'de mali disiplin var ve sürecek" dedi. Ağbal, "Almış olduğumuz tedbirlerin bütçe açığına etkisi milli gelirin yaklaşık 0,74'ü kadar. Almış olduğumuz tedbirler geçicidir. Tedbirlerin etkisinde oran gelecek yıl yüzde 0,38, 2019 yılında yüzde 0,30'a düşüyor" şeklinde konuştu.

"TEDBİRLER ETKİSİNİ GÖSTERMEYE BAŞLADI"

Bakan Ağbal, "Destek ve tedbirler etkisini göstermeye başladı. Ekonomide yukarı yönlü bir ivmeyi çok rahat bir şekilde görüyoruz" açıklamasını yaptı.

Maliye Bakanı Ağbal, "KGF'den 203 bin firma, 146,4 milyar TL faydalandı. Genişlemeci kamu maliyesi sonuç veriyor, rakamları izliyoruz. İstanbul Finans Merkezi kapsamında kanun çalışması Mayıs'ta meclise gelir" dedi.

Bakan Ağbal, " Finansal piyasalara yeni enstrümanların kazandırılmasını hedefleyen düzenlemeler var" şeklinde konuştu.

15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nde sabah saat 08.00’da başlayacak serbest geçiş çalışmaları kapsamında gece saatlerinde hazırlıklara başlandı. Işıklı uyarı levhaları konulan köprünün Avrupa-Anadolu geçişinde toplam 8 gişeden 4’ü trafiğe kapatıldı. Sabah saat 08.00’da başlayan. çalışmalarla ilk aşamada 4 gişe serbest geçişe açıldı.

Ardından ise diğer 4 şeritte çalışmalar yapılacak. Çalışmaların ise 15 Temmuz’da tamamlanacağı öğrenildi.

Gişe kaldırma çalışmaları boyunca trafikte yoğunluk yaşanması söz konusu olurken. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve Mahmutbey gişelerinde de aylarca süren çalışmalar sırasında yoğun trafik gündeme gelmişti.

Son zamanlarda zor günler geçiren Toshiba, kayıplarını azaltabilmek için bazı iş kollarını satıyor. Toshiba'nın finansal sıkıntılarının, nükleer güç birimi Westinghouse'un iflas erteleme başvurusunda bulunmasının ardından daha da derinleşebileceği belirtiliyor.

Gazetenin haberine göre Toshiba'nın TV biriminin satışı ile ilgili konuşulan rakam 'birkaç yüz milyon dolar'. Alıcıların da yakın bir zamanda teklif vermesi bekleniyor.

Nikkei Asian Review'un Toshiba'ya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, bazı yabancı alıcılar satışa ilgi gösteriyor. Potansiyel alıcılar arasında Türk firması Vestel'in yanı sıra bazı Çinli firmalar da bulunuyor.

TOSHİBA'NIN ÜRÜNLERİNİ ÜRETİYOR!

Vestel'in halihazırda Toshiba ile imzalanmış bir lisans anlaşması bulunuyor. Eylül 2016'da imzalanan anlaşmaya göre, Vestel Toshiba markası lisansı altında televizyon üretimi, satışı, pazarlaması ve dağıtımını yapacak. İmzalanan marka lisans anlaşması ile Toshiba markalı televizyonların Avrupa'daki pazar payının orta vadede yüzde 5'in üzerine çıkarılması ve Vestel'in Avrupa televizyon pazarındaki rekabet gücünün ve markalı satışlarının artırılması hedefleniyor.

Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, "Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi Haziran'da devreye girecek" dedi. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, 'Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi inşallah haziran da devreye giriyor, buradan ürettiğimiz ürünleri bir lojistik merkezinden kalkarak dünyanın her yerine gönderebilir hale geleceğiz' dedi.

Kars Açık Ceza İnfaz Kurumu Kesimhane Yapım İşi Temel Atma Töreni'nde konuşan Arslan, Kars’ta olduğu gibi Türkiye'nin farklı yerlerinde de benzer projelerin hayata geçirildiğini söyledi. Arslan, "Ülkemize hem istihdam anlamında hem hükümlülerimizin hayata daha iyi hazırlanması adına hem de ülkeye katma değer oluşturması adına çok önemli bir çalışma yaptıklarını ortaya koydular" dedi.

Arslan, projenin hayata geçmesiyle bölgedeki illerin de bundan nasipleneceğini ifade ederek, "Tarım ve hayvancılık bölgesiyiz. Sadece Kars'ta yaklaşık 500 bin büyükbaş hayvan var. Yine yaklaşık 600 bin küçükbaş hayvan var, 4 ili (Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı) üst üste koyarsanız bu dört katına çıkıyor. Biz hayvancılığı yapıyoruz, yetiştiriyoruz ama asıl besi yapıp ikinci bir gelir elde etmeye gelince hayvanı başka yerlere gönderiyoruz, yani bir hayvandan elde etmemiz gereken faydanın yarısını biz yarısını başkası sağlıyor. Halbuki kesimhaneyle birlikte biz hem yetiştireceğiz hem keseceğiz ama kesmeden önce de besleyeceğiz böylece besicilikten kaynaklanan gelirimizi iki katına çıkartacağız" diye konuştu.

Bölgenin tarımına ve hayvancılığına ilave katkı yapacak tesisin temelini attıklarını anlatan Arslan, "Daha önemlisi hükümlülerimizin çıktıktan sonra evlerine, köylerine gittikten sonra çok modern hayvancılığın yapılabilmesi, çok daha verim elde etmesi adına bir meslek sahibi olacaklar, bir tecrübe sahibi olacaklar ama zannetmeyin ki o tecrübe sadece onlarda kalacak, o kişi köyüne gittiğinde, mahallesine gittiğinde, mezrasına gittiğinde etrafındakilere de örnek olacak. Buranın faydası burayla sınırlı kalmayacak, her yere yayılacak hale getireceğiz" açıklamasında bulundu.

Arslan, bölgenin kalkınabilmesi, göç veren değil de göç alan bir bölge haline gelmesi adına milletvekilleriyle, belediye başkanlarıyla, valilerle, bakanlarla omuz omuza çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

HAZİRAN'DA DEVREYE GİRİYOR

Cazibe Merkezleri Projesi'nin Kars'ta temelinin atıldığını anımsatan Arslan, "Bu bölge için Cazibe Merkezleri çok önemli, inşallah o kapsamda da yapacağımız yatırımlar sanayinin, endüstrinin gelişmesi adına kuracağımız fabrikalar bu bölgenin kalkınması için önemli. Ama tarım, hayvancılık bölgesinde burada elde edilecek ürünlerin işletilmesi entegre tesislerinde üretilmesi ve buradan başka pazarlara da sunulması çok önemli, bunlar da birbirinin tamamlayıcısı olacak." şeklinde konuştu.

Arslan, Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi ile bölgede üretilen ürünlerin dünya ülkelerine daha hızlı bir şekilde gönderileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu Projesi inşallah haziran da devreye giriyor, buradan ürettiğimiz ürünleri bir lojistik merkezinden kalkarak, dünyanın her yerine gönderebilir hale gele geleceğiz. Ama sadece demiryolu değil, özellikle bölünmüş yolları, sıcak asfalt yolları ülkemizin her yerinde yapıyoruz ama bizim bölgemizde de Gürcistan'a Karadeniz'e ta Van'dan Akdeniz'e her yere erişilebiliyor. Bunun için de şehrimizin her tarafını bölünmüş yollarla komşu illerle bağlıyoruz, komşu illeri de başka illere bağlıyoruz. Sahara Tünelini yapıyoruz, Ardahan-Artvin arasını 20 dakikaya indiriyoruz. Artık 1,5-2 saat gitmek yok. Artvin de bölgemizin bir ili olarak bölgesel erişimi sağlamak için inşallah Ilgar'dan Gürcistan'a Sahara'dan Karadeniz'e ve bir şey daha yaptık, Aktaş Sınır Kapısı'ndan bir erişim var orada da Aşık Şenlik Tüneli'ni başlattık, inşallah seneye bitiyor. Ülkenin her yerine yaptığımız gibi bölgenin kalkınması için de gecemizi gündüzümüze katıyoruz."

"TÜRKİYE'NİN EN KAPASİTELİ TESİSİ OLACAK"

Adalet Bakan Yardımcısı Bilal Uçar da bugün temeli atılan tesisin gelecek yıl açılacağını söyledi. Uçar, "Bizim ceza infaz adalet sistemimizde suç işleyen kişileri hürriyetinden mahrum bırakarak dört duvar arasında tutarak amaca ulaşamazsınız. Önemli olan bunun ıslahı gerek, topluma kazandırılması gerek." dedi.

Projenin tamamlanması durumunda Türkiye'nin en kapasiteli tesisinin olacağını vurgulayan Uçar, şu ifadeleri kullandı:

"Şu anda 20 yıl önce temelini attığımız iş yurtlarının geldiği noktayı inanın toplum bilmiyor. Şu anda 40 bin hükümlü bu iş yurtlarında çalışıyor. Burada temelini atacağımız tesis kapasite itibariyle en büyük tesislerden birisi olacak. İşlevselliği ile Türkiye'nin en kapasiteli tesisi olacak. Çünkü hayvancılık denilince aklımıza Kars geliyor. Burada hem besihane hem kesimhane olarak faaliyetimizi devam ettireceğiz. Ayrıca vatandaş hayvanını getirecek parasını alıp gidecek. Yani bu tesis vatandaşımız için sigortadır, bir güvencedir. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum."

Bakan Arslan, AK Parti Kars Milletvekili Yusuf Selahattin Beyribey, AK Parti Ardahan Milletvekili Orhan Atalay, Bakan Yardımcısı Uçar, Kars Valisi Rahmi Doğan, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Enis Yavuz Yıldırım, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Müsteşarı Nusret Yazıcı, Kars Cumhuriyet Başsavcısı Serdar Durmuş ve protokol üyeleri duanın ardından tesisin temelini attı.

Sadece işten atılanlar değil kendi isteğiyle işinden ayrılanlar da işsizlik maaşı alabiliyor. ‘Haklı fesih’ nedeniyle işten ayrılanların da bu maaşı alması mümkün. Çalışanların elini rahatlatan güvencelerden biri olan işsizlik maaşını işten ayrılanlar prim günlerine göre 10 aya kadar alabiliyor. Maaşlarını İŞKUR vasıtasıyla alan çalışanlar bazı şartları yerine getirmek zorunda. Sabah'ın haberine göre sadece işten atılanlar değil belli şartlarda istifa edenler de işsizlik maaşı alabiliyor. İşte çalışanların akıllarına takılan sorular ve cevapları:

İşsizlik maaşını kimler alabilir?

Bu haktan 4A'lı yani SSK'lı çalışanlar yararlanabiliyor. Banka sandıklarına tâbi olan çalışanlar da alabiliyor. Maaşı alabilmenin en önemli şartı çalışanın işten kendi istek ve kusuru dışında ayrılması.

İstifa eden maaş alamaz mı?

Kendi isteğiyle hiçbir gerekçesi olmadan işten ayrılanlar, yani istifa edenler işsizlik maaşına başvuramıyor. Ancak İş Kanunu'nda 'haklı fesih' tanımına giren durumlarda çalışanın işsizlik maaşı alma hakkı var. Haklı fesihle istifa edenler, haklı olduklarını ispatlarsa işsizlik maaşına başvurabiliyor. Eğer konu mahkemeye intikal etmişse sonucuna göre yine işsizlik maaşı alınabiliyor. Maaşın ödenmemesi, gerçek ücretin saklanması, mobbing, iyi niyet ve ahlak kurallarına uyulmaması, sağlık gerekçeleri haklı fesih kapsamına giriyor.

Her sigortalı işsizlik maaşı alır mi?

İşsizlik maaşı alabilmek için son 3 yıl içinde farklı işyerlerinde de olsa en az 600 gün prim ödemek gerekiyor. Yine işten ayrılmadan önceki 120 günde de eksiksiz prim ödenme şartı aranıyor

İşsizlik maaşının bir sınırı var mı?

Maaşın süresi yatırılan prime göre değişiyor. Buna göre son 3 yılda 600 gün primi olan çalışan 6 ay, 900 gün primi olan 8 ay ve 3 yılın tamamında yani bin 80 gün primi olanlar 10 ay boyunca işsizlik maaşı alabilir.

Herkes aynı maaşı mı alıyor?

Rakam çalışanın maaşına göre değişiyor. Yüksek maaş alan çalışanların işsizlik ücreti de yükseliyor. Ancak burada bir sınır da var. İşsizlik maaşı brüt asgari ücretin yüzde 40'ı kadar oluyor. Ancak üst sınır brüt asgari ücretin yüzde 80'i kadar. Bu da 2017 için 1.411,21 lira olarak uygulanıyor. Bu paradan sadece damga vergisi kesilebilir.

İşsizlik maaşı alanın sigortası devam eder mi?

İşsizlik maaşı alanların Genel Sağlık Sigortası primleri İŞKUR tarafından ödeniyor. Kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları çocukları ve eşleri de sağlık hizmetinden yararlanıyor. Ancak bu süreler emeklilik hesabından sayılmıyor.

İş bulurlarsa para kesilir mi?

Maaş alanlar bu süre içinde yeni bir iş bulurlarsa durumu İŞKUR'a bildirmek zorundalar. Bu durumda maaşları kesiliyor. Bildirim yapmayanların çalıştığı tespit edilirse ödenen paralar faiziyle geri alınır. Yeniden işsiz kalan çalışan belli şartlarda kalan işsizlik maaşını alabilir.

Emekli olan işsizlik maaşı alabilir mi?

Emeklilik ya da 15 yıl 3.600 gün şartıyla ayrılanlar alamıyor. Askere gitmek için ayrılanlar ise askere gidene kadarki sürede alabiliyor. Kalan kısmı ise askerden döndükten sonra alıyor.

Başvuru için süre var mı?

İşten ayrıldıktan sonra 1 ay içinde İŞKUR'a başvurmak gerekiyor. Bu süreyi geçirirseniz geçen her zaman sizin alacağınız işsizlik maaşı süresinden kesiliyor.

Bağ-Kur'lular da alabilir mi?

Esnaf Ahilik Sandığı ile artık bu yol açıldı. 1 Ocak'tan itibaren belli miktarda prim yatıran Bağ-Kur'lular da işyerlerini kapattıklarında işsizlik maaşı alabilecek.


Ortaköy'deki Reina kulübüne yılbaşı gecesi saldırı düzenleyen terörist, İstanbul Esenyurt'ta sağ olarak yakalandı. Operasyon sırasında polise direnen "Ebu Muhammed El Horasani' kod isimli terörist Abdülkadir Masharipov'un 4.5 yaşındaki oğlu da yanındaydı. İstanbul Valisi ile Emniyet Müdürü, saat 10.30'da açıklama yapacak

İSTANBUL VALİSİ ŞAHİN:  39 VATANDAŞIMIZ HAYATINI KAYBETTİ

İstanbul Valisi Vasip Şahin olay yerinde açıklamarda bulundu. Şahin yaptığı açıklamada; "Gece 01.15 sıralarında bir eğlence merkezimizde bir terörist, uzun namlulu silahla önce kapı önünde bekleyen polis memurumuzu şehit ederek, ardında da bir vatandaşımızı şehit ederek içeri girmiştir. Maalesef içeride çok vahşice, acımasızca, sadece yılbaşını kutlamak üzere gelmiş masum insanların üzerine kurşun yağdırarak bu olayı meydana getirmiştir. Bu bir terör saldırısıdır. En az şu ana kadar 39 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Bir tanesi polis memuru.  65 yaralımız hastanede tedavi altındadır. Araştırmalar yapılıyor. Bundan sonra detaylı açıklamalar yapılacak" ifadelerini kullandı.

RTÜK'TEN YAYIN YASAĞI

RTÜK'ten yapılan açıklamada, Başbakanlık tarafından, İstanbul'da 39 kişinin hayatını kaybettiği terör saldırısına ilişkin yayın yasağı getirildiği bildirildi.

Emeklilik için yıl sonları kafa karıştırıyor. İki tercihiniz var: Aralıkta ayrılan yılda 1.200 lira seyyanen zam alacak. Ocakta ayrılan için tazminat tavanı artacak, maaş yükselecek. Yıl sonu yaklaştıkça özellikle emeklilik için gün bekleyenlerde kafa karıştıran bir durum ortaya çıkıyor. Acaba aralık ayında mı ayrılmak avantajlı yoksa ocak ayı mı beklenmeli? İşte açıklaması...

SEYYANEN AVANTAJ
SSK (4A) çalışanları için yılın başlangıç ve bitimi 1 Ocak ile 31 Aralık arasını ifade ediyor. 31 Aralık 2016 tarihine kadar başvuranlar için emeklilik kararı 2016 olarak alınıyor. Ocak ve Temmuz enflasyonlarıyla birlikte maaşlarını Ocak 2017'den itibaren almaya başlıyorlar. 6655 Sayılı Yasa'nın 65. maddesine göre 2016 yılında emekli olacaklar için İşçi ve Bağ-Kur emeklilerine verilen 100 liralık seyyanen zam da emekli maaşlarına ekleniyor. Bu da yılda 1.200 liralık ekstra bir avantaj getiriyor.

TAZMİNAT VE BİR MAAŞ
Ocakta başvuracak SSK'lılar için ise farklı avantajlar söz konusu. 31 Ocak'a kadar başvuranlar 2017 emeklisi sayılacak ve maaşları da Şubat 2017'den itibaren bağlanacak. Dolayısıyla 2017 yılında 12 değil 11 maaş alacaklar. Böylece 1 maaş kayıpları olacak. Fakat tazminat açısından kârlı duruma geçecekler. Özel sektörde genellikle ocak ayında zam yapıldığı için öncelikle brüt maaşları artacak ve tazminatlarını bu yeni maaşa göre alacaklar. Zam olmasa bile kıdem tazminatı tavanı yükseleceği için özellikle maaşı fazla olanlar daha fazla tazminat alabilecek.

TAZMİNAT KAZANCI
Örneğin 2016'da 30 Haziran'a kadar 4.092.53 TL olan bu tavan yılın ikinci yarısında yani 1 Temmuz'dan sonra 4.297.21 liraya çıktı. Yani maaşınız yüksek de olsa tazminatınız bu rakamdan hesaplanacak. Ocak ayı ile birlikte bu rakam memur maaş katsayılarına göre yeniden artacak. Dolayısıyla tazminat kazancınız olacak. Prime esas kazanç tutarı 2017'de 6.5'dan 7.5 kata çıkacağı için emekli maaşının yükselmesi de söz konusu olacak.

MEMURDA DURUM FARKLI
Devlet memurları yani 4C ile çalışanlar için ise yıl, 15 Ocak ile bir sonraki yılın 14 Ocak arasında kabul ediliyor. Dolayısıyla memurlar 14 Ocak 2017'ye kadar dilekçe verirlerse 2016 emeklisi sayılacak ve zamdan faydalanacak

Yörede "Kırmızı altın" diye tabir edilen ve bu yıl 30 bin dekarlık alana ekilen turp, işçiler tarafından topraktan sökülerek, traktörlerle Savrun Çayı'nı taşınıyor. Sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan tarım işçileri, soğuğa rağmen ürünleri Savrun Çayı'nda yıkayarak geçimlerini sağlıyor.

Çay üzerinde oluşturulan havuzlarda işçiler tarafından çamurlu kısımları yıkanarak torbalanan turplar, ambalajlandıktan sonra Türkiye'nin dört bin yanına kilogramı 60 kuruştan gönderiliyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Fatin Rüştü Özeser yaptığı açıklamada, ilçeye özgü turpun lezzeti ve dayanıklılığıyla bilindiğini söyledi.

Turpun toplama, yıkama ve paketleme aşamalarında yöre insanına iş imkanı sağladığını ifade eden Özeser, "Bu yıl ilçede 30 bin dekar araziye ekimi yapılan turpun Türkiye genelinde bilinen 10 türü bulunuyor. En kaliteli türler ise kadirli ve çevresinde yetiştiriliyor." dedi.

Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir de turpun tarlada 60 kuruştan alıcı bulduğunu kaydetti.

Turpun, kış aylarında ülke ve Kadirli ekonomisine önemli katkısı olduğuna dikkati çeken İspir, "Türkiye'nin turp ihtiyacının yüzde 70'i ilçemizden karşılanıyor. Her yıl toplama, yıkama ve paketleme aşamalarında 5 ay süreyle 5 bin kişi, turp sayesinde evine ekmek götürüyor. Hava şartlarına bağlı olarak yüksek rekolte bekliyoruz." diye konuştu.

Yaklaşık 200 kişiye istihdam sağlayan turp üreticisi Mustafa Durmuşoğlu ise sektörün tamamıyla hava şartlarına bağlı olduğuna dikkati çekerek, "Bu yıl bol verim ve güzel fiyat olmasını umut ediyoruz. Havaların soğuk ve yağışlı olması halinde yüzümüz gülecek inşallah." ifadelerini kullandı.

İşçiler ise hasadın başlamasına sevindiklerini anlatarak, kış aylarında turpun kendileri için kırmızı altın olduğunu belirtti.

Türkiye'nin turp ihtiyacının büyük bölümünün karşılandığı Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde hasada başlandı.

Yörede "Kırmızı altın" diye tabir edilen ve bu yıl 30 bin dekarlık alana ekilen turp, işçiler tarafından topraktan sökülerek, traktörlerle Savrun Çayı'nı taşınıyor. Sabahın erken saatlerinde mesaiye başlayan tarım işçileri, soğuğa rağmen ürünleri Savrun Çayı'nda yıkayarak geçimlerini sağlıyor.

Çay üzerinde oluşturulan havuzlarda işçiler tarafından çamurlu kısımları yıkanarak torbalanan turplar, ambalajlandıktan sonra Türkiye'nin dört bin yanına kilogramı 60 kuruştan gönderiliyor.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Fatin Rüştü Özeser, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ilçeye özgü turpun lezzeti ve dayanıklılığıyla bilindiğini söyledi.

Turpun toplama, yıkama ve paketleme aşamalarında yöre insanına iş imkanı sağladığını ifade eden Özeser, "Bu yıl ilçede 30 bin dekar araziye ekimi yapılan turpun Türkiye genelinde bilinen 10 türü bulunuyor. En kaliteli türler ise Kadirli ve çevresinde yetiştiriliyor." dedi.

Kadirli Ziraat Odası Başkanı Hanifi İspir de turpun tarlada 60 kuruştan alıcı bulduğunu kaydetti.

Turpun, kış aylarında ülke ve Kadirli ekonomisine önemli katkısı olduğuna dikkati çeken İspir, "Türkiye'nin turp ihtiyacının yüzde 70'i ilçemizden karşılanıyor. Her yıl toplama, yıkama ve paketleme aşamalarında 5 ay süreyle 5 bin kişi, turp sayesinde evine ekmek götürüyor. Hava şartlarına bağlı olarak yüksek rekolte bekliyoruz." diye konuştu.

Yaklaşık 200 kişiye istihdam sağlayan turp üreticisi Mustafa Durmuşoğlu ise sektörün tamamıyla hava şartlarına bağlı olduğuna dikkati çekerek, "Bu yıl bol verim ve güzel fiyat olmasını umut ediyoruz. Havaların soğuk ve yağışlı olması halinde yüzümüz gülecek inşallah." ifadelerini kullandı.

İşçiler ise hasadın başlamasına sevindiklerini anlatarak, kış aylarında turpun kendileri için kırmızı altın olduğunu belirtti.

Bu geceden itibaren geçerli olmak üzere benzinin 15, motorinin ise 16 kuruş zam geldi. Yeni zamlarla birlikte Ankara'da litresi ortalama 4,97 liradan satılan benzinin litre fiyatı 5,12 lira olacak. Benzinin litresi İstanbul'da 4,92 liradan 5,07 liraya, İzmir'de ise 4,94 liradan 5,09 liraya yükselecek. Motorinin litre fiyatı ise Ankara'da 4,32 liradan 4,48 liraya, İstanbul'da 4,27 liradan 4,43 liraya, İzmir'de 4,30 liradan 4,46 liraya çıkacak. Dağıtım firmalarının belirlediği fiyatlar, rekabet ve serbesti nedeniyle şirketler ve kentlere göre küçük çaplı değişiklikler gösteriyor. Akaryakıt dağıtım şirketleri, 22 Kasım Salı günü benzinin litre fiyatına 16, motorine ise 11 kuruş zam yapmıştı.

İzmir, Bursa, İstanbul, Ankara ve Antalya’da çalışan annelere çocuklarının dadı parasını devlet veriyor. Peki, her ay 1.540 TL bulan parayı nasıl alacaksınız? İşte şartlar... Avrupa Birliği ile ortaklaşa yürütülen Evde Çocuk Bakım Hizmetleri Yoluyla Kayıtlı Kadın İstihdamının Desteklenmesi Projesi büyük bir başarıyla devam ediyor. Yani Asır'dan Faruk Erdem'in haberine göre proje başarılı olunca İzmir, Bursa ve Antalya'dan sonra İstanbul ile Ankara'ya da yaygınlaştırıldı. Proje kapsamında 0-2 yaş arası çocuk sahibi kadınların çocuk bakımı dolayısıyla iş yaşamından kopmaması hedefleniyor ve annelere, sigortalı çocuk bakıcısı istihdam etmeleri halinde aylık 1.540 TL destek sağlanıyor.

KİMLER YARARLANABİLİYOR

Başvuru tarihi itibariyle 0- 24 ay aralığında (24 üncü ay dahil) çocuğu olmak.

T.C. vatandaşı olmak.

Bir işverenin yanında sigortalı olarak tam zamanlı çalışıyor olmak. (SGK'ya en az 30 tam gün primi bildirilmiş olmak.) İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa illerinden birinde çocuğuyla birlikte aynı evde ikamet etmek.

Asgari ücretin brütünün iki katından fazla maaş almıyor olmak (2016 için 3.294 TL).

Çalıştırdığı çocuk bakıcısıyla arasında; kendisi veya eşinin birinci derecede, çocuk bakıcısı ile aynı evde oturuyorsa 3. dereceye kadar (3. derece dahil) akrabalık ilişkisi bulunmamak.

(Bebeğin anneannesi veya babaannesi çocuğa bakıyorsa projeden faydalanmanız mümkün değildir.)

ÇOCUK BAKICISININ ŞARTLARI

T.C. vatandaşı ve kadın olmak.

İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya ve Bursa illerinin birinde ikamet ediyor olmak.

(Siz hangi ilde ikamet ediyorsanız bakıcınızın ikametgahının da o ilde olması gerekmektedir.) Hizmet akdine tabi Ek-9 kapsamında tam zamanlı sigortalı çalışan olmak. (SGK'ya 30 tam gün primi bildirilmiş olmak.) En az ilkokul mezunu ve en az 18 yaşında olmak.

HEMEN BAŞVURUN

Yukarıdaki şartları taşıyorsanız ve yine belirtilen özelliklerde bir çocuk bakıcısı bulmuşsanız hemen başvurarak bu parayı almaya başlayabilirsiniz. Böylece hem çalışmaya devam eder hem de çocuğunuzun bakımını yaptırır, bunun için de para ödememiş olursunuz. Başvuruyu www.sgk.gov.tr adresinden yapabilirsiniz. Başvurunuzun kabulünden sonra bakıcı için sigorta yaptırmayı, bakıcının maaşını tam ve zamanında banka aracılığı ile ödemeyi unutmayın. Bu arada çocuğun bakıldığı eve kurum yetkilileri zaman zaman denetim için gidiyorlar ve şartların taşınıp taşınmadığını kontrol ediyorlar.

.

.

.

Advertisement
En son haberleri e-posta ile almak için lütfen e-postanızı yazın.